Hz. Ali’nin bedduası tuttu
Zeyd b. Erkam’dan şöyle rivayet edilmiştir: “Ben, o hadisi (Gadir-i Hum hadisi) gizleyenlerden biriydim, bundan dolayı Allah gözlerimi kör etti. Çünkü Hz. Ali bu hadisi gizleyenlere bedduada bulunmuştu”
02.04.2025 07:40:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Ahmed b. Hanbel, Müsned'inde, Hüseyin b. Muhammed ve Ebu Naim el-Mu'ni'den şöyle rivayet etmiştir:
Fıtır Ebu Tufeyl, bize şöyle nakletti: "Ali (a.s) halkı Rahbe'de toplayıp şöyle buyurdu: 'Allah aşkına Resûlullah'ın (s.a.a) Gadir-i Hum günü buyurdukları sözü işiten her Müslüman ayağa kalksın.' Bu esnada halktan otuz kişi ayağa kalktı."
Ebu Naim de şöyle demiştir: "Resûlullah (s.a.a) Hz. Ali'nin elinden tuttuğu zaman, halktan birçoğu ayağa kalkıp şahit oldular. Resûlullah (s.a.a) halka hitaben şöyle buyurdu: 'Ben, mü'minlerin nefislerinden daha evla değil miyim?' Hep birlikte, 'Evet ya Resûlallah' dediler. Daha sonra şöyle buyurdu: 'Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır. Ya Rab! Onu dost edinene dost ol ve ona düşman olana düşman ol.'
Ben dışarıya çıkarken nefsimde bir şeyler hissediyordum. Zeyd b. Erkam'a rastlayınca ona, 'Ali'nin bu gibi şeyler dediğini işittim' dedim. O da cevaben, 'Niçin inkâr ediyorsun? Ben şahsen bunu Resûlullah'tan (s.a.a) işitmiştim' dedi."
Burhanuddin-i Halebi şöyle diyor: "Hz. Ali bir hutbe okudu, Allah'a hamd ve sena ederek şöyle buyurdu: 'Allah aşkına, Gadir-i Hum gününde hazır olanlar ve kulaklarıyla bu hadisi duyup ezberleyen veya kendisine bunun haberi ulaşan kimseler ayağa kalksın.'
Bu esnada on yedi sahabe bir rivayete göre otuz sahabe ayağa kalktı. Mecmau'l-Kebir'de ayağa kalkanların on altı kişi olduğu söylenmiştir. Bir başka rivayette de şehadet edenlerin sayısının on iki kişi olduğu nakledilmiştir.
Emirü'l-Mü'minin, 'İşittiklerinizi anlatın' buyurdu. Onlar da işittikleri hadisi söylediler. O hadisin bir bölümü, 'Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır' şeklinde idi."
Zeyd b. Erkam'dan (r.a) şöyle rivayet edilmiştir: "Ben, o hadisi gizleyenlerden biriydim, bundan dolayı Allah gözlerimi kör etti. Çünkü Hz. Ali bu hadisi gizleyenlere bedduada bulunmuştu."
Rahbe gününde, Emirü'l-Mü'minin Ali (a.s.) için Gadir hadisine şahitlik yapanlardan bazıları şöyledir:
Ebu Zeyneb b. Avf el-Ensari, Ebu Umret b. Amr b. Muhsin el-Ensari, Ebu Fuzale el-Ensari, Ebu Kudame el-Ensari, Ebu Leyla el-Ensari, Ebu'l-Heysem b. et-Tihani, Sabit b. Vedia-ı Ensari el-Hazreci el-Medeni, Hubşi b. Cunade es-Seluli, Ebu Eyyub Halid-i Ensari, Hüzeyme b. Sabit el-Ensari, Ebu Şüreyh Huveyled b. Amr-ı Huzai, Zeyd veya Yezid b. Şerahil el-Ensari, Sehl b. Huneyf el-Ensari el-Evsi, Ebu Said Sa'd b. Malik el-Hudri el-Ensari, Ebu'l Abbas Sehl b. Sa'd el-Ensari, Amir b. Leyla el-Gaffari, Abdurrahman b. Abdurrab el-Ensari, Abdullah b. Sabit el-Ensari, Ubeyd b. Azib el-Ensari, Ebu Tureyf Adiy b. Hatem, Ukbe b. Amir el-Cuheni, Naciye b. Amr el-Huzai, Nu'man b. İclan el-Ensari.
İmam Ahmed, Ebu Tufeyl'den rivayet ettiği hadiste şöyle geçer: "O gün, şahitlik edenlerin sayısı otuz kişi idi." (Sıbt İbn-i Cevzi, s. 17; Tarihu'l-Hulefa-i Suyuti, s.65; Siretu'l-Halebiyye, c.3, s.302).
Rahbe'deki ihticac h. 35 yılında vuku bulmuştu. Yani hadisin Gadir gününde söylenmesinin üzerinden o güne kadar 25 yıllık bir zaman geçmişti. Bu arada Gadir gününde hazır olan birçok sahabi vefat etmişlerdi ve birçoğu da başka bölgelerde hayatlarını sürdürüyorlardı, aynı zamanda Medineli olan sahabiler de Kûfe'de yaşamıyorlardı. Bu olay da planlı bir şekilde düzenlenmeyip, rastgele şekillenen bir olaydır. Yine şahitleri toplamak gibi bir amaç da yoktu ve bununla şahadetlerini gizleyenler de vardı. Bu da gösteriyor ki, eğer maniler olmasaydı, şahitlik yapanların sayısı daha da çok olacaktı. Bütün bu anlatılanlar Gadir hadisinin o asırda çok meşhur ve mütevatir olduğunu gösteriyor. (Allame Emini, el-Gadir).
Fıtır Ebu Tufeyl, bize şöyle nakletti: "Ali (a.s) halkı Rahbe'de toplayıp şöyle buyurdu: 'Allah aşkına Resûlullah'ın (s.a.a) Gadir-i Hum günü buyurdukları sözü işiten her Müslüman ayağa kalksın.' Bu esnada halktan otuz kişi ayağa kalktı."
Ebu Naim de şöyle demiştir: "Resûlullah (s.a.a) Hz. Ali'nin elinden tuttuğu zaman, halktan birçoğu ayağa kalkıp şahit oldular. Resûlullah (s.a.a) halka hitaben şöyle buyurdu: 'Ben, mü'minlerin nefislerinden daha evla değil miyim?' Hep birlikte, 'Evet ya Resûlallah' dediler. Daha sonra şöyle buyurdu: 'Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır. Ya Rab! Onu dost edinene dost ol ve ona düşman olana düşman ol.'
Ben dışarıya çıkarken nefsimde bir şeyler hissediyordum. Zeyd b. Erkam'a rastlayınca ona, 'Ali'nin bu gibi şeyler dediğini işittim' dedim. O da cevaben, 'Niçin inkâr ediyorsun? Ben şahsen bunu Resûlullah'tan (s.a.a) işitmiştim' dedi."
Burhanuddin-i Halebi şöyle diyor: "Hz. Ali bir hutbe okudu, Allah'a hamd ve sena ederek şöyle buyurdu: 'Allah aşkına, Gadir-i Hum gününde hazır olanlar ve kulaklarıyla bu hadisi duyup ezberleyen veya kendisine bunun haberi ulaşan kimseler ayağa kalksın.'
Bu esnada on yedi sahabe bir rivayete göre otuz sahabe ayağa kalktı. Mecmau'l-Kebir'de ayağa kalkanların on altı kişi olduğu söylenmiştir. Bir başka rivayette de şehadet edenlerin sayısının on iki kişi olduğu nakledilmiştir.
Emirü'l-Mü'minin, 'İşittiklerinizi anlatın' buyurdu. Onlar da işittikleri hadisi söylediler. O hadisin bir bölümü, 'Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır' şeklinde idi."
Zeyd b. Erkam'dan (r.a) şöyle rivayet edilmiştir: "Ben, o hadisi gizleyenlerden biriydim, bundan dolayı Allah gözlerimi kör etti. Çünkü Hz. Ali bu hadisi gizleyenlere bedduada bulunmuştu."
Rahbe gününde, Emirü'l-Mü'minin Ali (a.s.) için Gadir hadisine şahitlik yapanlardan bazıları şöyledir:
Ebu Zeyneb b. Avf el-Ensari, Ebu Umret b. Amr b. Muhsin el-Ensari, Ebu Fuzale el-Ensari, Ebu Kudame el-Ensari, Ebu Leyla el-Ensari, Ebu'l-Heysem b. et-Tihani, Sabit b. Vedia-ı Ensari el-Hazreci el-Medeni, Hubşi b. Cunade es-Seluli, Ebu Eyyub Halid-i Ensari, Hüzeyme b. Sabit el-Ensari, Ebu Şüreyh Huveyled b. Amr-ı Huzai, Zeyd veya Yezid b. Şerahil el-Ensari, Sehl b. Huneyf el-Ensari el-Evsi, Ebu Said Sa'd b. Malik el-Hudri el-Ensari, Ebu'l Abbas Sehl b. Sa'd el-Ensari, Amir b. Leyla el-Gaffari, Abdurrahman b. Abdurrab el-Ensari, Abdullah b. Sabit el-Ensari, Ubeyd b. Azib el-Ensari, Ebu Tureyf Adiy b. Hatem, Ukbe b. Amir el-Cuheni, Naciye b. Amr el-Huzai, Nu'man b. İclan el-Ensari.
İmam Ahmed, Ebu Tufeyl'den rivayet ettiği hadiste şöyle geçer: "O gün, şahitlik edenlerin sayısı otuz kişi idi." (Sıbt İbn-i Cevzi, s. 17; Tarihu'l-Hulefa-i Suyuti, s.65; Siretu'l-Halebiyye, c.3, s.302).
Rahbe'deki ihticac h. 35 yılında vuku bulmuştu. Yani hadisin Gadir gününde söylenmesinin üzerinden o güne kadar 25 yıllık bir zaman geçmişti. Bu arada Gadir gününde hazır olan birçok sahabi vefat etmişlerdi ve birçoğu da başka bölgelerde hayatlarını sürdürüyorlardı, aynı zamanda Medineli olan sahabiler de Kûfe'de yaşamıyorlardı. Bu olay da planlı bir şekilde düzenlenmeyip, rastgele şekillenen bir olaydır. Yine şahitleri toplamak gibi bir amaç da yoktu ve bununla şahadetlerini gizleyenler de vardı. Bu da gösteriyor ki, eğer maniler olmasaydı, şahitlik yapanların sayısı daha da çok olacaktı. Bütün bu anlatılanlar Gadir hadisinin o asırda çok meşhur ve mütevatir olduğunu gösteriyor. (Allame Emini, el-Gadir).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.