BİOMAS ENERJİ: Her türlü artık madde karbon içermekte, yakılınca enerji vermektedir. Ağaç, bitki, insan ve hayvan dışkısı, tahıl sapı, su yosunu gibi artık maddeler önemli miktarlarda enerjiye sahiptir.
Çevreyi kirleten atıklar yakılarak, hem çevre temizlenebilmekte, hem de enerji (ısı ve elektrik) elde edilebilmektedir. Yapılan araştırmalar biomas üretimi ile yılda 75 milyar ton veya günde 1500 milyon varile eşdeğer bir enerji elde edilebileceğini göstermiştir. Bu miktar dünyanın yıllık enerji tüketiminin yaklaşık 10 katıdır.
Organik maddelerin enerjisinin güneşten geldiği ve her yıl yenilendiği dikkate alınırsa, tükenmeyen ve yenilenebilir kaynak olduğu kolayca görülür. Birçok ülkede biyogaz üretilmektedir. Ancak en yaygın üretimi 4 milyon metreküp ile Çin gerçekleştirmiştir.
Biyogaz üretiminde Türkiye çok büyük bir potansiyele sahiptir. 1 kg yaş gübreden 50 lt biyogaz üretildiğine göre, Türkiye'de yılda toplam 3 milyar metreküp gaz üretilebilecek potansiyel olduğu tahmin edilmektedir. Bu, 2.3 milyon ton taşkömürüne eşdeğerdir. Diğer organik atıkların değerlendirilmesiyle birlikte Türkiye'nin toplam biyogaz potansiyeli 26 milyar m3 olarak tahmin edilmektedir.
AKINTI ENERJİSİ: Türkiye'de mevcut su potansiyelinin % 30'u kullanılmakta %70'i ise kullanılmamaktadır. DSİ verilerine göre; Türkiye'de planlanan 485 adet santralin 108 adedi çalışmaktadır. Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş
MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLERProf.Dr. Mehmet Palamut / Uludağ Üniversitesi:MEM, sıfır enflasyonlu bir büyüme sağlıyorMilli Ekonomi Modeli'nde gelir dağılımın adil sağlanması, bir taraftan senyoraj gelirleri ve diğer taraftan da emisyonla yaratılacak kaynakların tahsisi sayesinde, ev hanımlarının, işsizlerin, kimsesiz yaşlıların ve öğrencilerin satın alma güçleri arttırılarak potansiyel talepleri gerçekleştirilebilir hale getirilmekte ve bu suretle piyasada talep arzının arttırılarak ilave gelirlerin sağlanması cihetine gidilmektedir. Etkin vergileme yöntemiyle, ödeme gücü olanlar vergilendirilmekte ve sağlanan bu gelirlerin iş yapmak isteyen kimselere belirli projelere bağlı olarak transferi suretiyle de üretim arttırılmaktadır. Kuşkusuz bu ekonomi modelinde, üretimin artması enflasyonsuz bir ekonomik gelişmeyi uyarırken, diğer taraftan da vergi politikalarının dolaylı vergilerden dolaysız vergilere kaydırılması ve vergi ödeme gücünün de 100.000 YTL ile sınırlandırılması ile mevcut olan gelir dağılımındaki adaletsizliği büyük ölçüde ortadan kaldıracağı kanısındayım.
Çevreyi kirleten atıklar yakılarak, hem çevre temizlenebilmekte, hem de enerji (ısı ve elektrik) elde edilebilmektedir. Yapılan araştırmalar biomas üretimi ile yılda 75 milyar ton veya günde 1500 milyon varile eşdeğer bir enerji elde edilebileceğini göstermiştir. Bu miktar dünyanın yıllık enerji tüketiminin yaklaşık 10 katıdır.
Organik maddelerin enerjisinin güneşten geldiği ve her yıl yenilendiği dikkate alınırsa, tükenmeyen ve yenilenebilir kaynak olduğu kolayca görülür. Birçok ülkede biyogaz üretilmektedir. Ancak en yaygın üretimi 4 milyon metreküp ile Çin gerçekleştirmiştir.
Biyogaz üretiminde Türkiye çok büyük bir potansiyele sahiptir. 1 kg yaş gübreden 50 lt biyogaz üretildiğine göre, Türkiye'de yılda toplam 3 milyar metreküp gaz üretilebilecek potansiyel olduğu tahmin edilmektedir. Bu, 2.3 milyon ton taşkömürüne eşdeğerdir. Diğer organik atıkların değerlendirilmesiyle birlikte Türkiye'nin toplam biyogaz potansiyeli 26 milyar m3 olarak tahmin edilmektedir.
AKINTI ENERJİSİ: Türkiye'de mevcut su potansiyelinin % 30'u kullanılmakta %70'i ise kullanılmamaktadır. DSİ verilerine göre; Türkiye'de planlanan 485 adet santralin 108 adedi çalışmaktadır. Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş
MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLERProf.Dr. Mehmet Palamut / Uludağ Üniversitesi:MEM, sıfır enflasyonlu bir büyüme sağlıyorMilli Ekonomi Modeli'nde gelir dağılımın adil sağlanması, bir taraftan senyoraj gelirleri ve diğer taraftan da emisyonla yaratılacak kaynakların tahsisi sayesinde, ev hanımlarının, işsizlerin, kimsesiz yaşlıların ve öğrencilerin satın alma güçleri arttırılarak potansiyel talepleri gerçekleştirilebilir hale getirilmekte ve bu suretle piyasada talep arzının arttırılarak ilave gelirlerin sağlanması cihetine gidilmektedir. Etkin vergileme yöntemiyle, ödeme gücü olanlar vergilendirilmekte ve sağlanan bu gelirlerin iş yapmak isteyen kimselere belirli projelere bağlı olarak transferi suretiyle de üretim arttırılmaktadır. Kuşkusuz bu ekonomi modelinde, üretimin artması enflasyonsuz bir ekonomik gelişmeyi uyarırken, diğer taraftan da vergi politikalarının dolaylı vergilerden dolaysız vergilere kaydırılması ve vergi ödeme gücünün de 100.000 YTL ile sınırlandırılması ile mevcut olan gelir dağılımındaki adaletsizliği büyük ölçüde ortadan kaldıracağı kanısındayım.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.