Resulullah (sav), Hayber gazası için ashabına; "Sancağı öyle birisine vereceğim ki; Allah ve Resulü onu sever. O da Allah ve Resulü'nü sever. O, Hayber'i fethetmedikçe dönmeyecek; Hayber fethi, onun eliyle gerçekleşecektir. Kendisi, düşmandan kaçacak kimse da değildir" buyurdu. Sahae, o geceyi, sancağın kime verileceğini konuşmakla geçirdiler. Sabah olunca, Resulullah (sav), sancağın getirilmesini emrettiler. Mücahidler, Peygamberin karşısında saf saf durdular. Zebeyr b. Avvam gelip sancağı istedi. Resulullah ona "geç" buyurdu. Sad b. Ebi Vakkas gelip Resulullah'ın önünde diz çöktü. Sancak ona da verilmedi. Hz. Ömer; "Ben kumandanlığı hiç o günkü kadar özlemiş değildim" demiştir.Resulullah (sav) bir müddet daha durduktan sonra; "Ali nerededir?" diye sordu. Gözleri ağrıdığı için gelemediğini söylediler. Resulullah, kendisini çağırmalarını buyurdu. Hz. Ali görününce; "İşte fetih, bununla gerçekleşecek" buyurdu.Hz. Ali, "Ya Resulallah, bastığım yeri göremeyecek haldeyim" deyince, Resulullah Efendimiz, Hz. Ali'nin gözlerine üfledi.Şifa vermesi için Allah'a dua etti. Hz. Ali'nin gözleri sanki hiç ağrımamış gibi oldu. Duasının sonunda Peygamber; "Allah'ım sıcağın ve soğuğun sıkıntısını bundan gider" diye de duada bulundu. Gerçekten de Hz. Ali e n sıcak günlerde kalın elbise giyer, bunalmazdı. En soğuk günde de ince elbiselerle üşümezdi.Ve Hayber savaşı başlayıp, Müslümanlar tüm gücüyle çarpışırken Hz. Ali Efendimiz (ra), Hımyer yahudilerinden Merhab'la karşı karşıya geldi. Merhab, Hayberlilerin en cesuru sayılıyordu. Merhab o gece rüyasında, kendisini bir arslanın parçaladığını görmüştü. Hz. Ali, "Ben o kişiyim ki, annem babam bana Haydar (arslan) adını takmıştır" diyerek karşısına dikilince, rivayet edilir ki, Merhab'ın yüreğine bir korku düştü. Kısa bir mücadeleden sonra Hz. Ali, Merhab'ın kafasına bir kılıç darbesi indirdi. Kılıç Merhab'ın tâ dişlerine kadar işledi. Sesini bütün Hayber halkı duydu.Yine, savaş esnasında yahudinin biri, Hz. Ali'nin kalkanının yere düşmesine sebep oldu. Hz. Ali Efendimiz de kalenin yakınlarında bulunan bir kapıyı sökerek savaşın sonuna kadar kalkan olarak kullandı. Peygamberimizin azadlı kölesi Ebu Rafi'nin bildirdiğine göre, çarpışmadan sonra 8 kişi o kapıyı yerinden oynatamamıştır
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.