Önceki gün yaptığı ani ziyaretle Ankara'yı telaşlandıran Hamas heyetinin, kendisini terörist olarak gören ABD ve İsrail'e mesajı gayet açık: İsrail işgali bitirsin, biz de silah bırakalım. Tercüman'dan Hakan Akpınar, Hamas'ın Ankara ziyaretini ve dünyaya mesajlarını değerlendirmiş... 20 Ocak'taki Filistin seçimlerinde sandıktan ezici çoğunlukla çıkan Hamas'ın Lideri Halid Meşal'in dün sabah Ankara'ya yaptığı sürpriz ziyaret, yalnızca Türkiye'de değil, dünyada da büyük yankıya yol açtı. Peki, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün İsrail'li ve ABD'li muhataplarına 'Türkiye Hamas ile doğrudan bir temasta bulunmayacak' sözleriyle verdiği güvenceye karşın, bu ziyaret nasıl ve niçin gerçekleşti?AKP iktidarı, Ortadoğu'daki barış sürecinde atkif rol almak istiyor. İktidar, AB, ABD ve İsrail'in terör örgütü olarak tanımladığı Hamas'a resmi bir davette bulunmak yerine, başka bir yolu tercih ediyor. Daveti parti adına yapıyor. Tabii ki, bu davet öncesinde ABD ve İsrail yönetimine de bilgi veriliyor. Türkiye'nin barış sürecine olumlu etkide bulunabileceği mesajı iletiliyor. Davet, devlet adına yapılmamış olmasına karşın dün öğle saatlerinde Hamas, ilk görüşmesini Türk Dışişleri Bakanlığı heyetiyle gerçekleştiriyor. Devlet Konukevi'ndeki görüşmede, Türkiye bilinen tezlerini dile getiriyor ve uluslararası toplumun beklentileriyle örtüşen mesajlar veriyor. Yani, silahsız çözüm...Silah meşru araçMEŞAL ise Hamas'ın bir terör örgütü değil, direniş örgütü olduğunu vurguluyor. Hamas'ın silahsız çözüm için öne sürdüğü tek şart şu: İsrail işgale son versin.Hamas Lideri, silaha sarılmalarının gerekçesini, topraklarının İsrail tarafından baskı ve yıldırma yoluyla işgal edilmesine bağlıyor. Silahın meşru bir araç olarak ellerinde olduğunu savunuyor. Meşal, işgal devam ettiği sürece silahlı direnişi bir güvence olarak benimsemeye devam edeceklerini söylüyor. Hamas Lideri, bu konuda Türkiye'den daha etkin bir rol üstlenmesini bekliyor.İsrail ve ABD'nin gözü de bu görüşmeler sebebiyle Türkiye'nin üzerinde... Türkiye, resmi olarak ilan edilmemiş bir arabuluculuk misyonu üstlenmiş durumda. ABD ve İsrail, hatta AB, Hamas'ın bundan sonra izleyeceği stratejinin ipuçlarını, Türkiye ile yaptığı görüşmeler sayesinde öğrenecek diyebiliriz. Hamas'ın yeni süreçte, Batı'dan ve İsrail'den beklentileri Ankara'daki görüşmelerde dile getiriliyor. İlk yurt dışı gezisini Türkiye'ye yapan Hamas Lideri'ne bir davet de Moskova'dan geliyor. Moskova, Ortadoğu'daki gelişmelere kayıtsız kalmak istemiyor. Daha doğrusu, Ortadoğu'da izlenen ya da değişen politikaları, yalnızca ABD ve İsrail'in tekeline bırakmayı düşünmüyor.FKÖ de silahlı örgüttüHAMAS silahlı bir örgüt de olsa demokratik bir seçimle işbaşına gelmiştir. Uluslararası gözlemcilerin denetiminde yapılan bu seçimlerde Hamas, Filistinliler'in ulusal iradesi tarafından iktidara taşınmıştır. Dolayısıyla Hamas'ı tanımamak, O'nu muhatap almamak, Filistin halkının beklenti ve isteklerini tanımamak anlamına gelmektedir.Şunu unutmamak gerekiyor: Filistin davasını dünya kamuoyuna mal eden Filistin Kurtuluş Örgütü de (FKÖ) başlangıçta silahlı bir örgüttü. İsrail, Avrupa ve ABD, FKÖ'yü uzun yıllar boyu terör örgütü olarak telaffuz etti. Tanımadı. Ama bir gün geldi masaya oturdu. Çünkü FKÖ, Filistin halkının iradesini temsil ediyordu. Günümüzde Filistin'de yeni bir süreç başladı. Siyasi ömrünü tamamlayan FKÖ, yeni konjonktürde misyonunu halk iradesi aracılığıyla Hamas'a devretmiş görünüyor.Önemli olan Hamas'ın, haklı olduğu Filistin davasında şiddeti bir kenara bırakarak, siyasi bir yapılanmaya dönüşebilmesidir. Haklı davalarda silah sizi güçlü kılabilir ama devletler siyasetle kurulur ve tanınır. Demokratik seçimlerle iktidara gelen Hamas'ın asıl sorumluluğu budur
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.