Gözler bu zirvede
Suriye'nin İdlib kenti ekseninde ABD ile Rusya arasında müthiş bir sözlü atışma yaşanıyor. Dünya ise 7 Eylül'de Tahran'da yapılacak Erdoğan-Putin-Ruhani zirvesine kilitlendi. Zirveden çıkacak karar İdlib'in geleceğini önemli ölçüde şekillendirecek ancak ABD'nin oyunbozanlık yapma ihtimali de son derece yüksek
05.09.2018 00:00:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin Cuma günü Tahran'da yapacağı Suriye toplantısı öncesinde İdlib konusunda ciddi gerginlikler yaşanıyor. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, İsviçre'nin Cenevre kentindeki basın toplantısında İdlib'deki duruma çözüm bulunması için Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin'in, İran, Rusya ve Türkiye'nin katılımıyla 7 Eylül'de Tahran'da düzenlenecek toplantı öncesinde görüşmelerinin büyük fark yaratabileceğini kaydetti. Bu görüşme 7 Eylül tarihi yaklaştığı için gerçekleşmedi.
Suriye'nin İdlib kenti özellikle ABD ile Rusya arasında 'çekişme konusu' oldu. Rus savaş uçakları Salı günü İdlib ilinde çok sayıda yere ve muhaliflerin cephe hatlarına yönelik saldırılar düzenleyerek, bölgede fiili operasyona başladı. Suriye ordusunun da İdlib'e girmeye hazırlandığı ifade ediliyor. Fırsattan istifade eden ABD ise bu süreçte YPG güçlerini tırlar dolusu silahla tahkim ediyor.
Rusya'nın tezi
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, İdlib'deki durumun sürekli artan bir endişe ve kaygı konusu olduğunu söyleyerek, konuyu ilgili diğer ülkelerle müzakereye devam edeceklerini belirtti. Çeşitli düzeylerde ilgili meslektaşları ile birlikte yürüttükleri tüm temasların Rus tarafının gündeminde bulunduğunu aktaran Peskov, İdlib'deki operasyonla ilgili yorum yapmaktan kaçındı. Rus savaş uçakları Salı günü İdlib'teki muhaliflerin cephe hatlarına yönelik hava akını düzenlemişti.
ABD başka telden çalıyor
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey Hovenier, Mecliste TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır'ı Mecliste ziyaret etti ve İdlib konusunda ülkesinin duruşunu şu sözlerle aktardı: "Bu konuda yine çok az şey söylemek istiyorum, Özellikle salı günü Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin burada yaptığı ziyaretten de yararlanarak. Bu konuda Sayın Başkanımız Trump da Salı sabah tweet atmıştı, ABD'nin konuyla ilgili pozisyonuna ilişkin. Hükümetimizin de ifade ettiği gibi bu konuda herhangi bir olası müdahaleyle ilgili derin endişe taşıyoruz. Türk-Amerikan hükümetlerinin bu konuda aynı endişeleri paylaştığını düşünüyorum." Trump, Pazartesi gecesi Twitter'da "Suriye Başkanı Beşşar Esad Suriye'nin İdlib şehrine düşünmeden saldırmamalı. Ruslar ve İranlılar bu muhtemel insanlık trajedisinde yer alarak derin bir insani hata yaparlar. Yüz binlerce insan ölebilir. Olmasına müsaade etmeyin" şeklinde paylaşımda bulundu. ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley de New York'ta Salı gecesi düzenlediği basın toplantısında, İdlib'de muhtemel bir kimyasal saldırı ihtimaline ilişkin, "Kimyasal silah kullanılana kadar kenarda durup beklemeyeceğiz. Bu konuda Başkan Donald Trump da Salı sabahı attığı tweette kamuoyu önünde açıkça konuşarak eğer kimyasal silah kullanılırsa, ABD karşılık verecek demek istedi. İran, Rusya ve Esad eğer Suriye'yi ele geçirme yoluna devam etmek istiyorlarsa, bunu yapabilirler. Ama kimyasal silah kullanarak değil" demişti.
İran operasyon modunda
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de, İran Meclisi İmar Komisyonu ile yaptığı görüşmenin ardından devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Suriye'de "halka en az zararı vererek teröristleri İdlib'den çıkarmaya çalıştıklarını" söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Twitter'da Suriye hakkında yaptığı paylaşımı eleştiren Zarif, Trump'ın bulanık ortamı kendi iç siyasi hedefleri için kullanmak istediğini söyledi.
İran Dışişleri Bakanı Astana süreci ve Suriye'deki gerginliği azaltma görüşmelerine ilişkin ise şunları kaydetti: "Halihazırda Suriye'de aşırılık ve terörizmle mücadele edenler işlerine devam etmelidir. Bunlar da Suriye'de Astana ve barış süreciyle gerginliğin azaltılması için en uygun adımları atanlardır. Eğer başkaları müdahale etmezse bu süreci daha iyi bir şekilde ve başarıyla neticelendirebiliriz." Bu arada Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de, İdlib'e muhtemel bir askeri saldırının milyonlarca sivilin hayatını riske atarak, yeni bir insani faciaya yol açacağı uyarısında bulundu.
Türkiye'nin endişeleri
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, İdlib'e askeri harekât düzenlenmesi halinde 'katliam yaşanacağını' ifade ederek, Türkiye'nin endişesini bir kez daha ortaya koydu. Erdoğan, "Burada 3.5 milyon insan var. ABD Rusya'ya, Rusya ABD'ye topu atıyor. Ama Allah göstermesin buralara füzeler yağdırılacak olursa çok ciddi bir katliam yaşanır" diyerek, İdlib konusunda ABD ile Rusya arasında bir gerilim yaşandığını da ifade etti. Erdoğan, İdlib'den kaçacakların büyük oranda Türkiye'ye geçeceğini söyledi ve "Bu yeni bir sıkıntı meydana getirebilir. Bizim belli şeyler çözüldü, artık Türkiye'den geri dönüşler başladı havasında olduğumuz bir dönemde, şimdi bu tür bir risk gündemde" diye konuştu. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şu anda Türkiye olarak Rusya ile zaten bir çalışmanın içindeyiz. Aynı şekilde İran ile bir çalışmanın içindeyiz. Bu çalışmalar çerçevesinde, daha önceden belirlediğimiz gibi en azından bayram süresince bir tür ateşkes hayata geçirildi. Bizim orada 12 gözlem noktamız var. Oradaki güvenlik güçlerimiz kararlılıkla çalışmalarını sürdürüyor. Hepsinden öte şu anda bizim Rusya ile olan işbirliğimiz çok önemli. Bunu silahlı kuvvetlerimiz ve Savunma Bakanımız, istihbaratımız aynı şekilde sürdürüyor. Burada 3.5 milyon insan var. ABD Rusya'ya, Rusya ABD'ye topu atıyor. Ama Allah göstermesin, buralara füzeler yığdırılacak olursa çok ciddi bir katliam yaşanır." RECEP BAHAR/İSTANBUL
Suriye'nin İdlib kenti özellikle ABD ile Rusya arasında 'çekişme konusu' oldu. Rus savaş uçakları Salı günü İdlib ilinde çok sayıda yere ve muhaliflerin cephe hatlarına yönelik saldırılar düzenleyerek, bölgede fiili operasyona başladı. Suriye ordusunun da İdlib'e girmeye hazırlandığı ifade ediliyor. Fırsattan istifade eden ABD ise bu süreçte YPG güçlerini tırlar dolusu silahla tahkim ediyor.
Rusya'nın tezi
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, İdlib'deki durumun sürekli artan bir endişe ve kaygı konusu olduğunu söyleyerek, konuyu ilgili diğer ülkelerle müzakereye devam edeceklerini belirtti. Çeşitli düzeylerde ilgili meslektaşları ile birlikte yürüttükleri tüm temasların Rus tarafının gündeminde bulunduğunu aktaran Peskov, İdlib'deki operasyonla ilgili yorum yapmaktan kaçındı. Rus savaş uçakları Salı günü İdlib'teki muhaliflerin cephe hatlarına yönelik hava akını düzenlemişti.
ABD başka telden çalıyor
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey Hovenier, Mecliste TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır'ı Mecliste ziyaret etti ve İdlib konusunda ülkesinin duruşunu şu sözlerle aktardı: "Bu konuda yine çok az şey söylemek istiyorum, Özellikle salı günü Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin burada yaptığı ziyaretten de yararlanarak. Bu konuda Sayın Başkanımız Trump da Salı sabah tweet atmıştı, ABD'nin konuyla ilgili pozisyonuna ilişkin. Hükümetimizin de ifade ettiği gibi bu konuda herhangi bir olası müdahaleyle ilgili derin endişe taşıyoruz. Türk-Amerikan hükümetlerinin bu konuda aynı endişeleri paylaştığını düşünüyorum." Trump, Pazartesi gecesi Twitter'da "Suriye Başkanı Beşşar Esad Suriye'nin İdlib şehrine düşünmeden saldırmamalı. Ruslar ve İranlılar bu muhtemel insanlık trajedisinde yer alarak derin bir insani hata yaparlar. Yüz binlerce insan ölebilir. Olmasına müsaade etmeyin" şeklinde paylaşımda bulundu. ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley de New York'ta Salı gecesi düzenlediği basın toplantısında, İdlib'de muhtemel bir kimyasal saldırı ihtimaline ilişkin, "Kimyasal silah kullanılana kadar kenarda durup beklemeyeceğiz. Bu konuda Başkan Donald Trump da Salı sabahı attığı tweette kamuoyu önünde açıkça konuşarak eğer kimyasal silah kullanılırsa, ABD karşılık verecek demek istedi. İran, Rusya ve Esad eğer Suriye'yi ele geçirme yoluna devam etmek istiyorlarsa, bunu yapabilirler. Ama kimyasal silah kullanarak değil" demişti.
İran operasyon modunda
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de, İran Meclisi İmar Komisyonu ile yaptığı görüşmenin ardından devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Suriye'de "halka en az zararı vererek teröristleri İdlib'den çıkarmaya çalıştıklarını" söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Twitter'da Suriye hakkında yaptığı paylaşımı eleştiren Zarif, Trump'ın bulanık ortamı kendi iç siyasi hedefleri için kullanmak istediğini söyledi.
İran Dışişleri Bakanı Astana süreci ve Suriye'deki gerginliği azaltma görüşmelerine ilişkin ise şunları kaydetti: "Halihazırda Suriye'de aşırılık ve terörizmle mücadele edenler işlerine devam etmelidir. Bunlar da Suriye'de Astana ve barış süreciyle gerginliğin azaltılması için en uygun adımları atanlardır. Eğer başkaları müdahale etmezse bu süreci daha iyi bir şekilde ve başarıyla neticelendirebiliriz." Bu arada Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de, İdlib'e muhtemel bir askeri saldırının milyonlarca sivilin hayatını riske atarak, yeni bir insani faciaya yol açacağı uyarısında bulundu.
Türkiye'nin endişeleri
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, İdlib'e askeri harekât düzenlenmesi halinde 'katliam yaşanacağını' ifade ederek, Türkiye'nin endişesini bir kez daha ortaya koydu. Erdoğan, "Burada 3.5 milyon insan var. ABD Rusya'ya, Rusya ABD'ye topu atıyor. Ama Allah göstermesin buralara füzeler yağdırılacak olursa çok ciddi bir katliam yaşanır" diyerek, İdlib konusunda ABD ile Rusya arasında bir gerilim yaşandığını da ifade etti. Erdoğan, İdlib'den kaçacakların büyük oranda Türkiye'ye geçeceğini söyledi ve "Bu yeni bir sıkıntı meydana getirebilir. Bizim belli şeyler çözüldü, artık Türkiye'den geri dönüşler başladı havasında olduğumuz bir dönemde, şimdi bu tür bir risk gündemde" diye konuştu. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şu anda Türkiye olarak Rusya ile zaten bir çalışmanın içindeyiz. Aynı şekilde İran ile bir çalışmanın içindeyiz. Bu çalışmalar çerçevesinde, daha önceden belirlediğimiz gibi en azından bayram süresince bir tür ateşkes hayata geçirildi. Bizim orada 12 gözlem noktamız var. Oradaki güvenlik güçlerimiz kararlılıkla çalışmalarını sürdürüyor. Hepsinden öte şu anda bizim Rusya ile olan işbirliğimiz çok önemli. Bunu silahlı kuvvetlerimiz ve Savunma Bakanımız, istihbaratımız aynı şekilde sürdürüyor. Burada 3.5 milyon insan var. ABD Rusya'ya, Rusya ABD'ye topu atıyor. Ama Allah göstermesin, buralara füzeler yığdırılacak olursa çok ciddi bir katliam yaşanır." RECEP BAHAR/İSTANBUL
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.