Pir Muhammed Gencevi
Bulundukları memleketin ileri gelen bir âilesinin Beşaret Efendi adında bir hizmetçileri vardı. Bu hizmetçi uzun zaman hizmetlerini gördükten sonra onu serbest bıraktılar. Beşaret Efendi onlara; "Sakalım ağardı, ihtiyarladım. Bu ana kadar bana İslamiyetin şartlarından ve din bilgilerinden hiçbir şey öğretmediniz. Namaz kılmayı da öğretmediniz. Şimdi ben ne yapayım" diye üzüntüsünü dile getirince, ona; "Sen Şeyh Pîr Muhammed Hazretlerinin hizmetine git. Namaz kılmayı ve din bilgilerini onun hizmetinde öğrenirsin" dediler. Bunun üzerine Pîr Muhammed Hazretlerinin huzuruna gidip halini arzetti. "Kırâat öğrenebilir misin?" deyince, buna gücüm yetmez, diye cevap verdi. Bunun üzerine Şeyh Hazretleri bir talebesine; "Namazın rekatlarını, adedini, her vakitte sünnet ve farz kaçar rekat namaz kılındığını öğret. Kur'an-ı Kerim'i okumaya kadir olmayan ümmiler gibi bu da namazını kılsın" buyurdu. Bu ihtiyar; "Bana bir hizmet emredin" diye arzedince de; "Bizi ziyarete gelen misafirlerin abdest sularını hazırlamayı sana vazife olarak verdik" dedi. Canla başla kabul edip, su lazım oldukça bir ağacın iki ucuna, bağladığı iki testi ile taşırdı. Bu ihtiyar hizmetçi, Şeyh Hazretlerine derin bir muhabbetle daim su çeker dururdu.
Bir defâsında Pîr Muhammed Hazretleri yaylaya çıkmıştı. Bu sırada Üçoğlan aşîretinden Üveys Ağa namından bir kimse yanında bir grupla birlikte Şeyh Hazretlerini ziyârete gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda öğle namazının vakti girdiğinden namazı kıldılar. Bu arada Üveys Ağa cemâatte bulunanlara "Şeyhe ne hediye götürüyorsunuz?" diye sordu. Herkes birer birer hediyesini söyledi. Aralarında Genç Sofi denmekle meşhur biri daha vardı. Ona sıra gelince; "Senin hediyen nedir?" diye sordu. "Benim kendi tarafımdan hediyem yoktur. Lâkin Şeyh Hazretlerinin Lenberân adındaki nâhiyede bir talebesi vardı. Bu talebesi bahçesinde zerdali yetiştirir. Yetişen ilk zerdalileri benimle Şeyh Hazretlerine gönderdi. Ben de bu zerdalileri götürüyorum" diye cevap verdi.
Bulundukları memleketin ileri gelen bir âilesinin Beşaret Efendi adında bir hizmetçileri vardı. Bu hizmetçi uzun zaman hizmetlerini gördükten sonra onu serbest bıraktılar. Beşaret Efendi onlara; "Sakalım ağardı, ihtiyarladım. Bu ana kadar bana İslamiyetin şartlarından ve din bilgilerinden hiçbir şey öğretmediniz. Namaz kılmayı da öğretmediniz. Şimdi ben ne yapayım" diye üzüntüsünü dile getirince, ona; "Sen Şeyh Pîr Muhammed Hazretlerinin hizmetine git. Namaz kılmayı ve din bilgilerini onun hizmetinde öğrenirsin" dediler. Bunun üzerine Pîr Muhammed Hazretlerinin huzuruna gidip halini arzetti. "Kırâat öğrenebilir misin?" deyince, buna gücüm yetmez, diye cevap verdi. Bunun üzerine Şeyh Hazretleri bir talebesine; "Namazın rekatlarını, adedini, her vakitte sünnet ve farz kaçar rekat namaz kılındığını öğret. Kur'an-ı Kerim'i okumaya kadir olmayan ümmiler gibi bu da namazını kılsın" buyurdu. Bu ihtiyar; "Bana bir hizmet emredin" diye arzedince de; "Bizi ziyarete gelen misafirlerin abdest sularını hazırlamayı sana vazife olarak verdik" dedi. Canla başla kabul edip, su lazım oldukça bir ağacın iki ucuna, bağladığı iki testi ile taşırdı. Bu ihtiyar hizmetçi, Şeyh Hazretlerine derin bir muhabbetle daim su çeker dururdu.
Bir defâsında Pîr Muhammed Hazretleri yaylaya çıkmıştı. Bu sırada Üçoğlan aşîretinden Üveys Ağa namından bir kimse yanında bir grupla birlikte Şeyh Hazretlerini ziyârete gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda öğle namazının vakti girdiğinden namazı kıldılar. Bu arada Üveys Ağa cemâatte bulunanlara "Şeyhe ne hediye götürüyorsunuz?" diye sordu. Herkes birer birer hediyesini söyledi. Aralarında Genç Sofi denmekle meşhur biri daha vardı. Ona sıra gelince; "Senin hediyen nedir?" diye sordu. "Benim kendi tarafımdan hediyem yoktur. Lâkin Şeyh Hazretlerinin Lenberân adındaki nâhiyede bir talebesi vardı. Bu talebesi bahçesinde zerdali yetiştirir. Yetişen ilk zerdalileri benimle Şeyh Hazretlerine gönderdi. Ben de bu zerdalileri götürüyorum" diye cevap verdi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.