Türkiye'deki ekonomik canlanmayla birlikte yeni konut projeleri, Mortgage sistemi, bankaların önceki dönemlere göre düşük faiz ve uzun vadelerle kredi imkanları sunması da birikmiş konut talebini harekete geçirdi. Taleple birlikte konut fiyatlarında da önemli ölçüde yükselme görülürken, özellikle büyük şehirlerdeki gayrimenkullerin değeri daha da arttı. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Haluk Sur, ekonomik kriz döneminde uzun süre askıda kalan konut talebinde faiz ve enflasyon oranlarındaki düşüşle birlikte canlanma hissedildiğini söyledi. Uzun yıllardır gerçekleştirilemeyen projelerin ve talebi karşılayamayan arzın harekete geçtiğini belirten Sur, faiz, repo ve döviz gibi yatırım araçlarının getirilerinde yaşanan düşüşün de, yatırımcıları gayrimenkule yönlendirdiğini ifade etti. Maliyetlerin düşmesi ve bankaların teşvikleriyle birlikte, faiz oranlarının yüzde 1'lerin altına düştüğü konut kredisi piyasasının hızla canlandığını ifade eden Sur, 2001 krizinde döviz bazında yüzde 45-50 oranında değer kaybeden gayrimenkulun bu dönemde gerçek değerlerine ulaştığı yorumunu yaptı.Otomobilde arz fazlasıBirkaç yıl öncesine kadar alternatif yatırımların başında gelen otomobil, artık getirisi olan bir yatırım aracı olarak görülmüyor.Otomotiv Sanayii Derneği Genel Sekreteri Ercan Tezer, Türkiye'de enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde otomobilin fiyatının durdukça arttığını anımsatarak, bugün böyle bir durum olmadığını aktardı.İkinci el otomobil fiyatlarının çok düştüğünü anlatan Tezer, şöyle devam etti: "Şu anda piyasada her türlü mal var. Piyasada arz fazlası var. Arz fazlası olduğu için yoğun bir rekabet yaşanıyor. Kampanyalarla müşteri lehine birçok satış politikaları izleniyor. Dolayısıyla (bugün araba alayım bekleteyim, 6 ay sonra satayım, kar edeyim) diye bir şey söz konusu değil. Makro dengeler kurulduğundan bu yana yani 2004 yılından bu yana bu böyle... Ancak ekonomik dengelerin bozulması durumunda otomobil fiyatları artar. Bunu da kimse istemez.''
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.