(dünden devam…)
Tarihçi Belazurî H. 279'da ölmüştür. Me'mun'un Medine Valisi'ne yazdığı mektubu nakletmiştir. Mektupta şunlar yazılı idi: "Resûlullah (s.a.v.) Fedek'i kızına bağışladı. Bu husus o kadar kesindir ki, Peygamber'in (s.a.v.) ailesinden hiç kimsenin onda ihtilafı yoktur. Ve O (Hz. Fâtıma) ölünceye kadar Fedek'in sahibi olduğunu ilan etti." (Fethu'l-Buldan, s. 46; Mu'cemu'l-Buldan c. 4, s. 240).
Ehl-i Beyt âlimleri arasında Seyyid Hâşim Behreynî Emirü'lmü'minîn Hz. Seccad, Hz. Sâdık, İmam Kâzım, İmam Rıza (a.s.) ve diğerlerinden 11 hadis nakletmiştir. (Tefsir-i Burhan, c. 2, s. 419).
Fedek'in bağış olduğu ile ilgili bir delil de Peygamberimizin (s.a.v.) bakıcısı Ümmü Eymen'in (a.s.) şahitliğidir. Bu bağışın dayandığı ayetle ilgili bir itiraz, ayetin İsra Sûresi'ne dahil olması ve İsra Sûresi'nin Mekkî sûrelerden olmasıdır. Halbuki Fedek bilindiği gibi Medine'de Hayber'in fethinden sonra verilmiştir. Bu nasıl olmaktadır? Hasan şöyle demiştir: "İsra Sûresi Mekkî'dir. Ancak şu beş ayeti Medine'de nâzil olmuştur: "Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı canı haksız yere öldürmeyin…" (İsra, 33). "Zinaya yaklaşmayın…" (İsra, 32). "Onların (melekler, cinler veya insanlardan, ilah diye) çağırdıkları; bizzat (kendilerini) Rablerine (yaklaştıracak) vesile arıyorlar…" (İsra, 57). "Güneşin (bulunduğunuz yerin tam üzerinden batıya doğru) kayması anından gecenin kararmasına kadar (öğle, ikindi, akşam, yatsı) namazlarını kıl …" (İsra, 78). "(Ey Habibim! Seninle) yakınlığı olana, hakkını ver…" (İsra, 26; Allame Tabatabaî, El-Mizan fi'Tefsiri'l-Kur'an, c. 13, s. 6).
Hz. Ebu Bekir Fedek'e el koyunca bunu duyan Peygamberimizin zevcesi Ümmü Seleme (a.s.) şöyle dedi: "Resûlullah'ın (s.a.v.) kızı Fâtıma gibi birisine mi bunlar söyleniyor? Allah'a yemin ederim ki, O, insanlar arasında bir cennet hurisidir. Canın nefesi gibidir. Takva sahiplerinin bağrında yetişmiştir. Meleklerin elinde büyümüştür. Tertemiz kimselerin kucağında yetişmiştir. En güzel bir şekilde gelişmiştir. En güzel terbiye üzere eğitilmiştir. Siz, Resûlullah'ın (s.a.v.) O'nu mirasından yoksun bıraktığını ve O'na bunu bildirmediğini mi iddia ediyorsunuz? Oysa, yüce Allah şöyle buyurmuştur: 'Yakın akrabalarını uyar.' Sizce Resûlullah (s.a.v.) O'nu uyardığı halde, O böyle bir istekte mi bulunuyor? Oysa kadınların en hayırlısı ve cennet gençlerinin efendilerinin annesi, Meryem'in dengidir. Babasının sayesinde Rabbinin risaletleri kemâle ermiştir. Allah'a yemin ederim ki, Resûlullah (s.a.v.) O'nu sıcaktan ve soğuktan korurdu. O'nun için sağ kolunu yastık ve sol kolunu da yorgan yapardı. Yavaş olun! Resûlullah (s.a.v.) gözlerinizin önündedir. Yarın Allah'ın huzuruna döneceksiniz. Vah olsun sizlere! Yakında bileceksiniz." Rivayet edilir ki, bu konuşmasından dolayı Ümmü Seleme'nin o seneki maaşı kesildi. (Delalilu'l-İmame, Taberî, s. 39).
Bütün bu deliller ortada iken Hz. Ebu Bekir, Fedek'e el koymuştur.
- Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağı / 24.10.2024
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-II / 10.12.2020
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-I / 09.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-VI / 08.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-V / 07.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-IV / 04.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-III / 03.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-II / 02.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-I / 01.12.2020