Financial Times, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararının Başbakan Erdoğan için 'en büyük yenilgi' olduğunu öne sürerek, "Erdoğan'ın pozisyonu şimdi kırılgan" dedi.
Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konumu üzerindeki olası etkileri değerlendiriliyor. Financial Times gazetesi de, "Bir zamanlar sarsılmaz Erdoğan'ın pozisyonu şimdi kırılgan" yorumunu yaptı. Ekonomi gazetesi Financial Times, Vincent Boland imzalı analizinde Anayasa Mahkemesi'nin türban kararının Başbakan Erdoğan için olası etkilerine dikkat çekerken, "Bir zamanlar sarsılmaz Erdoğan'ın pozisyonu şimdi kırılgan" değerlendirmesini yaptı. Mahkemenin kararının 2 oya karşı 9 oy ile alındığına işaret eden gazete, kararın Erdoğan'ın başbakan olarak aldığı "en büyük yenilgi" anlamına geldiğini savundu. Gazete, analist ve yorumcuların kararın AKP'nin kapatılması olasılığını artırdığı konusunda hem fikir olduğunu kaydetti. Böyle bir sonucun Erdoğan'ın siyasi kariyerinin sonunu oluşturabileceğinin de tasavvur edilebileceğini kaydeden gazete, "Türkiye'nin 20 yılda en güçlü başbakanının durumunun ne kadar nazik olduğu, Cuma günü türban kararının etkilerini görüşmek üzere AKP'nin altı saat süren acil toplantıya başkanlık yaptığında ortaya çıktı" yorumunu yaptı. Financial Times şunları yazdı: "Yatırımcılar, bu gelişmeden kaygı duyuyor. Ona ilişkin belirsizlikler, finansal piyasalarda ne gibi bir etkisi olabileceğini tatmin etmeyi güçleştiriyor. En önde gelen yükselen piyasalardan birine olan güveni tüketmeye başlayan, yavaşlaşan büyüme, artan enflasyon ve duraksayan yapısal reform programı gibi, ekonomik alandaki kaygılara da denk düştü."
Etkinliği azaldıFinancial Times "Türban kararı, Türkiye'de Sayın Erdoğan'ın en büyük siyasi zaferini sağlamasından bir yıl geçmeden siyasi krizi derinleştiriyor" diye yazdı. Gazete şöyle devam etti: "Ankara'daki bazı diplomatlar, (Erdoğan'ın) çoğunluğu ve oy payının daha küçük iken daha etkin bir başbakan olduğuna dikkat çekiyorlar. Uzlaşmaya daha istekli idi, AB reformlarına daha bağlıydı ve birçok Türk'ün 'rejim' olarak adlandırdığı, Türk devleti ve kurumlarını yaratan laik ve milliyetçi ideolojiye dokunan riskli girişimleri yapmaya daha az eğilimliydi."
Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konumu üzerindeki olası etkileri değerlendiriliyor. Financial Times gazetesi de, "Bir zamanlar sarsılmaz Erdoğan'ın pozisyonu şimdi kırılgan" yorumunu yaptı. Ekonomi gazetesi Financial Times, Vincent Boland imzalı analizinde Anayasa Mahkemesi'nin türban kararının Başbakan Erdoğan için olası etkilerine dikkat çekerken, "Bir zamanlar sarsılmaz Erdoğan'ın pozisyonu şimdi kırılgan" değerlendirmesini yaptı. Mahkemenin kararının 2 oya karşı 9 oy ile alındığına işaret eden gazete, kararın Erdoğan'ın başbakan olarak aldığı "en büyük yenilgi" anlamına geldiğini savundu. Gazete, analist ve yorumcuların kararın AKP'nin kapatılması olasılığını artırdığı konusunda hem fikir olduğunu kaydetti. Böyle bir sonucun Erdoğan'ın siyasi kariyerinin sonunu oluşturabileceğinin de tasavvur edilebileceğini kaydeden gazete, "Türkiye'nin 20 yılda en güçlü başbakanının durumunun ne kadar nazik olduğu, Cuma günü türban kararının etkilerini görüşmek üzere AKP'nin altı saat süren acil toplantıya başkanlık yaptığında ortaya çıktı" yorumunu yaptı. Financial Times şunları yazdı: "Yatırımcılar, bu gelişmeden kaygı duyuyor. Ona ilişkin belirsizlikler, finansal piyasalarda ne gibi bir etkisi olabileceğini tatmin etmeyi güçleştiriyor. En önde gelen yükselen piyasalardan birine olan güveni tüketmeye başlayan, yavaşlaşan büyüme, artan enflasyon ve duraksayan yapısal reform programı gibi, ekonomik alandaki kaygılara da denk düştü."
Etkinliği azaldıFinancial Times "Türban kararı, Türkiye'de Sayın Erdoğan'ın en büyük siyasi zaferini sağlamasından bir yıl geçmeden siyasi krizi derinleştiriyor" diye yazdı. Gazete şöyle devam etti: "Ankara'daki bazı diplomatlar, (Erdoğan'ın) çoğunluğu ve oy payının daha küçük iken daha etkin bir başbakan olduğuna dikkat çekiyorlar. Uzlaşmaya daha istekli idi, AB reformlarına daha bağlıydı ve birçok Türk'ün 'rejim' olarak adlandırdığı, Türk devleti ve kurumlarını yaratan laik ve milliyetçi ideolojiye dokunan riskli girişimleri yapmaya daha az eğilimliydi."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.