Başbakan Erdoğan, partisinin Kızılcahamam kampında AB'ye uygun bir kabine ve parti yönetimi oluşturacak. AB ve zina konularında çatlak ses çıkartan partililer pasifize edilecek
AB ile ilişkileri kopma noktasına getirdikten sonra Brüksel'de çözüme kavuşan zina krizi, Başbakan Recep Tayyip Erdroğan'ın ekim başında parti yönetiminde ve hükümette planladığı görev değişikliklerine de damgasını vuracak.
AB ile krizin Başbakan Erdoğan'ın Brüksel ziyaretinde TCK ve zinaya ilişkin sözleriyle son bulmasının AKP'deki sonuçları tartışılmaya başlandı. Yaşanan sürecin ardından Erdoğan'ın güvenceleriyle krizin ortadan kalkmasının partideki ilk yansımaları, Kızılcaham kampı sonrasında gerçekleşecek kabine, parti ve TBMM Grup yönetimlerinde gerçekleşecek değişikliklere ilişkin oldu. AKP'de Erdoğan'ın, yapacağı görev değişikliklerinde zina ve TCK nedeniyle AB ile yaşanan kriz sürecindeki partililerin tutumlarını dikkate alarak karar vereceği belirtildi.
AKP'de yapılan değerlendirmelere göre kriz sürecini de dikkate alacak olan Erdoğan'ın yönetim organlarında yapacağı tercihler şöyle:
"Erdoğan, ağırlıkla parti dışından gelen eleştirilere karşın Meclis Başkanlığı için yeniden Bülent Arınç'ı düşünüyor. Erdoğan, Meclis Başkanlığı için adaylık düşüncesinde olan hiçbir AKP'liye bu nedenle şu ana kadar yeşil ışık yakmadı. Erdoğan, hükümet, parti ve Meclis'te başka görev kabul etmeyen Arınç'ı AKP'nin adayı olarak açıklayacak. Erdoğan, partililerden Arınç'ın partinin adayı olarak açıklanmasının ardından bağımsız adaylık girişimlerinde bulunmamalarını da isteyecek.
Erdoğan, 2003 yılındaki ilk kongre sonrası oluşturduğu MYK'da da değişikliğe giderek yeni bir vitrin oluşturmayı planlıyor. Erdoğan, genel başkan yardımcılıklarına kamuoyuna, sivil toplum örgütlerine, medyaya ve dış dünyaya daha sıcak mesajlar verebilecek isimler getirerek partide yeni bir vitrin oluşturmayı düşünüyor.
Grup Başkanvekillerinde köklü değişiklik
Erdoğan, en köklü değişikliği partinin Meclis yönetimini oluşturan Grup başkanvekilliklerinde gerçekleştirecek. Erdoğan, 5 grup başkanvekilliği için partinin kuruluşundan bu yana her dönem yönetim organlarında olan isimler yerine yeni isimlerin öne çıkması gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle Erdoğan, 1 ya da 2 isim dışında grup başkanvekilliği seçiminde Grubu serbest bırakma seçeneği üzerinde de düşünüyor. Grup başkanvekillerinin yanı sıra Erdoğan, TBMM yönetimi ve komisyon başkanlıkları için de "Kritik süreçlerde iyi sınav veremediklerini düşündüğü milletvekillerinin yerine AB ile girilen yeni süreç için mesaj da verebileceği daha liberal isimleri" öne çıkaracak.
Erdoğan, kriz süreciyle birlikte kabinede yapacağı görev değişikliklerini de netleştirdi. Erdoğan, Bakanlar Kurulu'nda görev vereceği 3 ila 5 yeni ismin Milli Görüş kökenliler yerine AB'de de olumlu karşılanacak yeni isimlerden seçilmesine özen gösterecek."
AB ile ilişkileri kopma noktasına getirdikten sonra Brüksel'de çözüme kavuşan zina krizi, Başbakan Recep Tayyip Erdroğan'ın ekim başında parti yönetiminde ve hükümette planladığı görev değişikliklerine de damgasını vuracak.
AB ile krizin Başbakan Erdoğan'ın Brüksel ziyaretinde TCK ve zinaya ilişkin sözleriyle son bulmasının AKP'deki sonuçları tartışılmaya başlandı. Yaşanan sürecin ardından Erdoğan'ın güvenceleriyle krizin ortadan kalkmasının partideki ilk yansımaları, Kızılcaham kampı sonrasında gerçekleşecek kabine, parti ve TBMM Grup yönetimlerinde gerçekleşecek değişikliklere ilişkin oldu. AKP'de Erdoğan'ın, yapacağı görev değişikliklerinde zina ve TCK nedeniyle AB ile yaşanan kriz sürecindeki partililerin tutumlarını dikkate alarak karar vereceği belirtildi.
AKP'de yapılan değerlendirmelere göre kriz sürecini de dikkate alacak olan Erdoğan'ın yönetim organlarında yapacağı tercihler şöyle:
"Erdoğan, ağırlıkla parti dışından gelen eleştirilere karşın Meclis Başkanlığı için yeniden Bülent Arınç'ı düşünüyor. Erdoğan, Meclis Başkanlığı için adaylık düşüncesinde olan hiçbir AKP'liye bu nedenle şu ana kadar yeşil ışık yakmadı. Erdoğan, hükümet, parti ve Meclis'te başka görev kabul etmeyen Arınç'ı AKP'nin adayı olarak açıklayacak. Erdoğan, partililerden Arınç'ın partinin adayı olarak açıklanmasının ardından bağımsız adaylık girişimlerinde bulunmamalarını da isteyecek.
Erdoğan, 2003 yılındaki ilk kongre sonrası oluşturduğu MYK'da da değişikliğe giderek yeni bir vitrin oluşturmayı planlıyor. Erdoğan, genel başkan yardımcılıklarına kamuoyuna, sivil toplum örgütlerine, medyaya ve dış dünyaya daha sıcak mesajlar verebilecek isimler getirerek partide yeni bir vitrin oluşturmayı düşünüyor.
Grup Başkanvekillerinde köklü değişiklik
Erdoğan, en köklü değişikliği partinin Meclis yönetimini oluşturan Grup başkanvekilliklerinde gerçekleştirecek. Erdoğan, 5 grup başkanvekilliği için partinin kuruluşundan bu yana her dönem yönetim organlarında olan isimler yerine yeni isimlerin öne çıkması gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle Erdoğan, 1 ya da 2 isim dışında grup başkanvekilliği seçiminde Grubu serbest bırakma seçeneği üzerinde de düşünüyor. Grup başkanvekillerinin yanı sıra Erdoğan, TBMM yönetimi ve komisyon başkanlıkları için de "Kritik süreçlerde iyi sınav veremediklerini düşündüğü milletvekillerinin yerine AB ile girilen yeni süreç için mesaj da verebileceği daha liberal isimleri" öne çıkaracak.
Erdoğan, kriz süreciyle birlikte kabinede yapacağı görev değişikliklerini de netleştirdi. Erdoğan, Bakanlar Kurulu'nda görev vereceği 3 ila 5 yeni ismin Milli Görüş kökenliler yerine AB'de de olumlu karşılanacak yeni isimlerden seçilmesine özen gösterecek."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.