'Din tahripçilerine Kur'an-ı Kerim'in cevabı'
İcmal Gençlik Derneği Ankara Şubesi her ay bir kitap okuyup, okuduğu kitabı değerlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda İcmal Gençliği bu ay, Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleme almış olduğu "Din Tahripçilerine Kur'an-ı Kerim'in Cevabı" adlı eserini ele aldı.
16.12.2016 00:00:00
HAYDAR YILDIZ - BURAK KARATAŞOĞLU / ANKARA
İcmal Gençlik Derneği Ankara Şubesi her ay bir kitap okuyup, okuduğu kitabı değerlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleme almış olduğu "Din Tahripçilerine Kur'an-ı Kerim'in Cevabı" adlı eserini okuyan gençler arasından Türkiye 56.sı TOBB Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ali Haydar Göksel, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencisi Enes Öğüt, Gazi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği öğrencisi Cemal Kaplan ve İcmal Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Kılıç'tan oluşan dört kişilik ekip kitap hakkında seminer verdi.
İslam tevhit dinidir
İlk olarak konuşma yapan Ali Haydar Göksel kitabın ilk bölümü olan "İslam'ın Temel Vasıfları" konusunu işledi ve "İslam nedir? İslam'ın kaynağı nedir? İslam'ın ölçüsü nedir?" sorularının cevabını kitaptan aktardı. Konuşmasında özellikle Tevhidden bahseden Göksel, "İslam, Cenab-ı Hakk'ın birliğini esas alan, tevhide dayalı semavi dinlerin genel adıdır. İslam, ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem (a.s.)'den son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)'e kadar gelen tüm elçilerin ısrarla vurguladığı "Allah'tan başka ilah yoktur" hükmünü insanlara öğretmek ve yaşatmak üzere bina edilmiştir. İslam'ın kaynağı vahiydir, temeli ise Kelime-i Şehadet'tir. İslam, Maide Suresi 3. Ayette belirtildiği üzere Yüce Rabbimizin bizler için seçmiş olduğu eksiği olmayan ekmel bir dindir." dedi.
İslam'a yapılan itirazların temeli: Küfür
İkinci sırada konuşma yapan Enes Öğüt, "Tarih Boyunca İslam'a Yapılan İtirazlar ve İnkârcı Gruplar"dan bahsetti. Öğüt şöyle devam etti:
"İslam'a yapılan itirazların asli ve tali pek çok sebebi olmuştur. Bu sebepleri üç ana kategoride toplayabiliriz:
1- Küfrün karakterinden kaynaklanan itirazlar
2- Şahsi menfaat ve maddi çıkarlar
3- Cehalet, ölçüsüzlük ve niyet bozukluğu
Küfür mekân ve zaman değişse dahi İslam tezi karşısındaki en büyük antitez olmuştur. Küfrün İslam karşısındaki tavrı hissi, nefsi ve şeytanidir. Küfrün kökünde ise iki temel hastalık vardır; kibir ve haset. İslam tarihine baktığımızda dört önemli inkâr ve itirazcı grup görmekteyiz:
1- Müşrikler
2- Yahudiler
3- Hristiyanlar
4- Münafıklar"
Konuşmasında inkârcı bu dört grubun temel özelliklerinden ve itirazlarından bahsedip örnekler veren Öğüt, Kuran-ı Kerim'de Allah'ın inkârcılara karşı yaklaşımını ve uyarılarını ayetlerle ortaya koydu.
Ehl-i Kitap küfürdedir
Üçüncü sırada söz alan Cemal Kaplan, "Ehl-i Kitap ve Ehl-i Kitabın İslam'daki Hükmü" konusundan bahsetti. Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü. Kur'an literatüründe Yahudi ve Hıristiyanlara ortak bir terim olarak "Ehl-i Kitap" denir. Kendilerine kitap gönderildiği için Yahudi ve Hristiyanlar bu şekilde isimlendirilmektedir. Ancak Ehl-i Kitap, zaman içinde kendilerine gönderilen kitapları tahrif ettiler, dünyalık menfaatleri için hakikati gizlediler ve Allah'ın Kuran'da bildirdiği üzere küfre düştüler. Ehl-i Kitapla ilgili Kur'an'da birçok ayet vardır ve küfürde oldukları açık bir şekilde ortadadır. Çünkü daha önce de bahsedildiği üzere İslam dini Tevhid dinidir yani Allah'ın birliğini ve Allah'tan başka ilah olmadığını söyler. Bunun aksine Ehl-i Kitap inancında ise Allah'a oğul isnat edilmiştir. Hıristiyanlar, Mesih Allah'ın oğlu, Yahudiler ise Üzeyr Allah'ın oğludur diyerek küfre düşmüşlerdir.
Ehl-i kitabın İslam ve Tevhid inancını yok etme faaliyeti
Küfürlerinden dolayı tarih boyunca Ehl-i Kitap İslam dünyası ile mücadele etmiştir. Bu mücadele bazen haçlı seferleri şeklinde açık, bazen ajanların sinsi oyunları şeklinde kapalı olmuştur. Günümüzde de bu mücadele artarak devam etmektedir. Bunun en büyük örneğini günümüzde Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü adı altında sinsice yapılan, Peygamberimizi devreden çıkartarak peygambersiz bir din anlayışını yerleştiren ve bu sayede İslam'ın Tevhid anlayışını yok eden faaliyetlerde görmekteyiz. Günümüzde dinimize karşı yürütülen faaliyetler sinsice yapıldığı için Kur'an'da Yüce Rabbimizin Ehl-i Kitap konusundaki uyarılarını tekrar tekrar okumalı ve ona göre hayatımıza yön vermeliyiz.
En güzel tebliğ örneği: Hz. Muhammed
Son konuşmacı olarak söz alan Ömer Kılıç "Ehl-i Kitapla İlişkilerin Ölçüsü" başlıklı bir konuşma yaptı. Kılıç şöyle dedi: "İslam bütün insanların hidayetini hedef almıştır. Bu sebeple İslam'ın her insana tebliği üzerimizde bir görevdir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var. Ehl-i Kitap Kur'an'da belirtildiği üzere küfürde olduğu için onlarla muhatap oluşumuz ancak tebliğ yoluyla olur. Bazılarının "Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü" adı altında yürüttüğü şekilde olamaz. Çünkü ayetle sabit olan şekilde Allah katında yegâne din İslam'dır. Tek ve gerçek din olan İslam ancak tebliğ yoluyla insanlara ulaştırılabilir. Tebliğde önemli olan İslam inancından zerre taviz vermeden dinin insanlara tebliğ edilmesidir. Peygamberimizin hayatına ve Ehl-i Kitap yöneticilerine yollamış olduğu mektuplara baktığımızda tebliğin en güzel örneğini ve yönetimini Peygamberimizde görmekteyiz.
Tebliğ nasıl olmalı
Tebliğ başlı başına bir nezaket ve hikmet ölçüleri yumağıdır. Tebliğde bulunurken şu üç husus çok önemlidir:
1- Tatlı dil, anlaşılır bir lisan
2- Güler yüz, mütevazı bir tavır
3- Hikmetle öğüt verme
Bu konuda Rabbimiz Nahl Suresi 125. Ayette "(Resûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et!" buyurmaktadır. Tebliğin nasıl yapılacağını bu ayette Rabbimiz ortaya koymaktadır."
Programın sonunda söz alan İcmal Gençlik Derneği Ankara İl Başkanı Ahmet Burak Güven, "Her ay düzenli olarak Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in bir kitabını okuyoruz ve değerlendiriyoruz. Yaptığımız bu çalışmanın faydalarını tüm gençlerimizde görüyoruz. Çünkü Sayın Baş'ın yazmış olduğu kitapları okuyan gençlerimizin dini ve milli konularda dört dörtlük yetişip dinine, vatanına ve bayrağına bağlı bireyler haline geldiklerine şahitlik ediyoruz." dedi.
İcmal Gençlik Derneği Ankara Şubesi her ay bir kitap okuyup, okuduğu kitabı değerlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleme almış olduğu "Din Tahripçilerine Kur'an-ı Kerim'in Cevabı" adlı eserini okuyan gençler arasından Türkiye 56.sı TOBB Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ali Haydar Göksel, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencisi Enes Öğüt, Gazi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği öğrencisi Cemal Kaplan ve İcmal Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Kılıç'tan oluşan dört kişilik ekip kitap hakkında seminer verdi.
İslam tevhit dinidir
İlk olarak konuşma yapan Ali Haydar Göksel kitabın ilk bölümü olan "İslam'ın Temel Vasıfları" konusunu işledi ve "İslam nedir? İslam'ın kaynağı nedir? İslam'ın ölçüsü nedir?" sorularının cevabını kitaptan aktardı. Konuşmasında özellikle Tevhidden bahseden Göksel, "İslam, Cenab-ı Hakk'ın birliğini esas alan, tevhide dayalı semavi dinlerin genel adıdır. İslam, ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem (a.s.)'den son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)'e kadar gelen tüm elçilerin ısrarla vurguladığı "Allah'tan başka ilah yoktur" hükmünü insanlara öğretmek ve yaşatmak üzere bina edilmiştir. İslam'ın kaynağı vahiydir, temeli ise Kelime-i Şehadet'tir. İslam, Maide Suresi 3. Ayette belirtildiği üzere Yüce Rabbimizin bizler için seçmiş olduğu eksiği olmayan ekmel bir dindir." dedi.
İslam'a yapılan itirazların temeli: Küfür
İkinci sırada konuşma yapan Enes Öğüt, "Tarih Boyunca İslam'a Yapılan İtirazlar ve İnkârcı Gruplar"dan bahsetti. Öğüt şöyle devam etti:
"İslam'a yapılan itirazların asli ve tali pek çok sebebi olmuştur. Bu sebepleri üç ana kategoride toplayabiliriz:
1- Küfrün karakterinden kaynaklanan itirazlar
2- Şahsi menfaat ve maddi çıkarlar
3- Cehalet, ölçüsüzlük ve niyet bozukluğu
Küfür mekân ve zaman değişse dahi İslam tezi karşısındaki en büyük antitez olmuştur. Küfrün İslam karşısındaki tavrı hissi, nefsi ve şeytanidir. Küfrün kökünde ise iki temel hastalık vardır; kibir ve haset. İslam tarihine baktığımızda dört önemli inkâr ve itirazcı grup görmekteyiz:
1- Müşrikler
2- Yahudiler
3- Hristiyanlar
4- Münafıklar"
Konuşmasında inkârcı bu dört grubun temel özelliklerinden ve itirazlarından bahsedip örnekler veren Öğüt, Kuran-ı Kerim'de Allah'ın inkârcılara karşı yaklaşımını ve uyarılarını ayetlerle ortaya koydu.
Ehl-i Kitap küfürdedir
Üçüncü sırada söz alan Cemal Kaplan, "Ehl-i Kitap ve Ehl-i Kitabın İslam'daki Hükmü" konusundan bahsetti. Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü. Kur'an literatüründe Yahudi ve Hıristiyanlara ortak bir terim olarak "Ehl-i Kitap" denir. Kendilerine kitap gönderildiği için Yahudi ve Hristiyanlar bu şekilde isimlendirilmektedir. Ancak Ehl-i Kitap, zaman içinde kendilerine gönderilen kitapları tahrif ettiler, dünyalık menfaatleri için hakikati gizlediler ve Allah'ın Kuran'da bildirdiği üzere küfre düştüler. Ehl-i Kitapla ilgili Kur'an'da birçok ayet vardır ve küfürde oldukları açık bir şekilde ortadadır. Çünkü daha önce de bahsedildiği üzere İslam dini Tevhid dinidir yani Allah'ın birliğini ve Allah'tan başka ilah olmadığını söyler. Bunun aksine Ehl-i Kitap inancında ise Allah'a oğul isnat edilmiştir. Hıristiyanlar, Mesih Allah'ın oğlu, Yahudiler ise Üzeyr Allah'ın oğludur diyerek küfre düşmüşlerdir.
Ehl-i kitabın İslam ve Tevhid inancını yok etme faaliyeti
Küfürlerinden dolayı tarih boyunca Ehl-i Kitap İslam dünyası ile mücadele etmiştir. Bu mücadele bazen haçlı seferleri şeklinde açık, bazen ajanların sinsi oyunları şeklinde kapalı olmuştur. Günümüzde de bu mücadele artarak devam etmektedir. Bunun en büyük örneğini günümüzde Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü adı altında sinsice yapılan, Peygamberimizi devreden çıkartarak peygambersiz bir din anlayışını yerleştiren ve bu sayede İslam'ın Tevhid anlayışını yok eden faaliyetlerde görmekteyiz. Günümüzde dinimize karşı yürütülen faaliyetler sinsice yapıldığı için Kur'an'da Yüce Rabbimizin Ehl-i Kitap konusundaki uyarılarını tekrar tekrar okumalı ve ona göre hayatımıza yön vermeliyiz.
En güzel tebliğ örneği: Hz. Muhammed
Son konuşmacı olarak söz alan Ömer Kılıç "Ehl-i Kitapla İlişkilerin Ölçüsü" başlıklı bir konuşma yaptı. Kılıç şöyle dedi: "İslam bütün insanların hidayetini hedef almıştır. Bu sebeple İslam'ın her insana tebliği üzerimizde bir görevdir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var. Ehl-i Kitap Kur'an'da belirtildiği üzere küfürde olduğu için onlarla muhatap oluşumuz ancak tebliğ yoluyla olur. Bazılarının "Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü" adı altında yürüttüğü şekilde olamaz. Çünkü ayetle sabit olan şekilde Allah katında yegâne din İslam'dır. Tek ve gerçek din olan İslam ancak tebliğ yoluyla insanlara ulaştırılabilir. Tebliğde önemli olan İslam inancından zerre taviz vermeden dinin insanlara tebliğ edilmesidir. Peygamberimizin hayatına ve Ehl-i Kitap yöneticilerine yollamış olduğu mektuplara baktığımızda tebliğin en güzel örneğini ve yönetimini Peygamberimizde görmekteyiz.
Tebliğ nasıl olmalı
Tebliğ başlı başına bir nezaket ve hikmet ölçüleri yumağıdır. Tebliğde bulunurken şu üç husus çok önemlidir:
1- Tatlı dil, anlaşılır bir lisan
2- Güler yüz, mütevazı bir tavır
3- Hikmetle öğüt verme
Bu konuda Rabbimiz Nahl Suresi 125. Ayette "(Resûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et!" buyurmaktadır. Tebliğin nasıl yapılacağını bu ayette Rabbimiz ortaya koymaktadır."
Programın sonunda söz alan İcmal Gençlik Derneği Ankara İl Başkanı Ahmet Burak Güven, "Her ay düzenli olarak Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in bir kitabını okuyoruz ve değerlendiriyoruz. Yaptığımız bu çalışmanın faydalarını tüm gençlerimizde görüyoruz. Çünkü Sayın Baş'ın yazmış olduğu kitapları okuyan gençlerimizin dini ve milli konularda dört dörtlük yetişip dinine, vatanına ve bayrağına bağlı bireyler haline geldiklerine şahitlik ediyoruz." dedi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.