Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, içte ve dışta yaşanan son gelişmeler karşısında devlet yöneticilerinin sergilediği tutumu, tavrı değerlendirerek gerçek tutum ve tavrın nasıl olması gerektiği konusunda görüşlerini dile getirdi. "Millet adına seçilenler ve atananlar eğer milletin gözüyle bakmazlarsa gerçekleri göremezler" diyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, herkesin, her kurumun, sadece kendi penceresinden değil aynı zamanda 70 milyonun penceresinden de olaylara bakması gerektiğinin altını çizdi.
Devlet adamında olması gerekenler
Devlet idaresinin her şeyden önce sorumluluk istediğini, sorumluluğun ise akla geleni veya birilerinin beklentilerini değil olması gerekeni, olması gerektiği zamanda ve olması gerektiği şekilde yapmak demek olduğunu söyleyen, "bunu yapana da devlet adamı denir" diyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: "Devlet idaresi ve devlet adamlığında adalet ile merhamet, bilgi ile tecrübe, yetki ile sorumluluk, ciddiyet, ileri görüşlülük ve güçlü bir irade iç içe ve bir bütün halinde olmak zorundadır. Devlet idaresinin hangi kademesinde olursa olsun herkesin bu vasıflarda ve bu ölçülerde olması ve en azından bu vasıf ve ölçülere göre vazifesini yapması gerekir."
Kurumlar uyum içinde çalışmalı
Devleti meydana getiren kurumlar için de durumun aynı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Hangi seviyede ve görevde olursa olsun, bütün kurum ve kuruluşların bir bünyenin organları gibi birbirine bağlı, bağımlı ve birbiriyle uyumlu çalışması esastır. Aksi takdirde devlet adamlığından ve devlet kurumundan bahsetmek mümkün olmaz. O zaman da maalesef bugün olduğu gibi bir başıboşluk, kargaşa, yetki ve sorumluluk tartışmalarından geçilmez, icraatlar da havanda su dövmenin ötesine geçmez."
Milletin gözüyle bakmak esas alınmalı
Bugün hâlâ yasamanın, yürütmenin ve yargının varlığını, yetkisini, sorumluluğunu ve gücünü tartışıyorsak, bunun 85 yılda bir arpa boyu yol alamadığımızın işareti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bu durumun devamının ülkemiz ve milletimiz adına endişe verici olduğunu belirterek, "Dünyadaki ittifakların, gelişmelerin ve yeni düzenlemelerin süratle uygulandığı bir dönemde, ülkemizde, kişilerin ve kurumların, hâlâ kendi tribünlerine oynamalarını anlamak da, tasvip etmek de mümkün değildir" dedi. Prof. Dr. Haydar Baş, sözlerini şöyle bitirdi: "Millet adına seçilenler ve atananlar eğer milletin gözüyle bakmazlarsa gerçekleri göremezler. Onun için herkes ve her kurum sadece kendi penceresinden değil, aynı zamanda 70 milyonun penceresinden de bakmak zorundadır."
Devlet adamında olması gerekenler
Devlet idaresinin her şeyden önce sorumluluk istediğini, sorumluluğun ise akla geleni veya birilerinin beklentilerini değil olması gerekeni, olması gerektiği zamanda ve olması gerektiği şekilde yapmak demek olduğunu söyleyen, "bunu yapana da devlet adamı denir" diyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: "Devlet idaresi ve devlet adamlığında adalet ile merhamet, bilgi ile tecrübe, yetki ile sorumluluk, ciddiyet, ileri görüşlülük ve güçlü bir irade iç içe ve bir bütün halinde olmak zorundadır. Devlet idaresinin hangi kademesinde olursa olsun herkesin bu vasıflarda ve bu ölçülerde olması ve en azından bu vasıf ve ölçülere göre vazifesini yapması gerekir."
Kurumlar uyum içinde çalışmalı
Devleti meydana getiren kurumlar için de durumun aynı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Hangi seviyede ve görevde olursa olsun, bütün kurum ve kuruluşların bir bünyenin organları gibi birbirine bağlı, bağımlı ve birbiriyle uyumlu çalışması esastır. Aksi takdirde devlet adamlığından ve devlet kurumundan bahsetmek mümkün olmaz. O zaman da maalesef bugün olduğu gibi bir başıboşluk, kargaşa, yetki ve sorumluluk tartışmalarından geçilmez, icraatlar da havanda su dövmenin ötesine geçmez."
Milletin gözüyle bakmak esas alınmalı
Bugün hâlâ yasamanın, yürütmenin ve yargının varlığını, yetkisini, sorumluluğunu ve gücünü tartışıyorsak, bunun 85 yılda bir arpa boyu yol alamadığımızın işareti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bu durumun devamının ülkemiz ve milletimiz adına endişe verici olduğunu belirterek, "Dünyadaki ittifakların, gelişmelerin ve yeni düzenlemelerin süratle uygulandığı bir dönemde, ülkemizde, kişilerin ve kurumların, hâlâ kendi tribünlerine oynamalarını anlamak da, tasvip etmek de mümkün değildir" dedi. Prof. Dr. Haydar Baş, sözlerini şöyle bitirdi: "Millet adına seçilenler ve atananlar eğer milletin gözüyle bakmazlarsa gerçekleri göremezler. Onun için herkes ve her kurum sadece kendi penceresinden değil, aynı zamanda 70 milyonun penceresinden de bakmak zorundadır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.