Ateşten yaratılmış cinin kâfir olanları nasıl ateşle cezalandırılabilir?
Bu soru çok kişinin dilinde tekrarlanan bir sorudur. Fakat azıcık düşünüp akıllarını çalıştırsalar bunun cevabını bulmada zorlanmayacaklardır.
Şöyle ki; hepimiz biliyoruz ki, insan da topraktan yaratılmıştır. Ama hiçbirimiz bu halimizle toprak değiliz. Sadece aslımız topraktır. Aynen bunun gibi cinler de ateşten yaratılmış olmakla beraber şu an hiçbiri ateş değildir. Bu konuda bir çok delil vardır.
Nesâî'nin sağlam senetle rivayet ettiği bir hadis-i şerifte HazretiAişe (Allah O'ndan razı olsun) buyurdular ki: "Resûlullah namaz kılarken Şeytan yanına geldi. Resûlullah onu yakalayıp yere çaldı, (az kalsın) onu boğuyordu.
Sonra şöyle buyurdu: Hatta dilinin soğukluğunu ellerimde hissettim."
Bu hadis-i şerif Şeytan'ın şu anki halinin ateş olmadığını açıklıyor. Şayet ateş olsaydı Resûlullah'ın (aleyhissalatüvesselâm) onun soğukluğunu hissetmesi mümkün olamazdı.
Şeytan'ın şu an ateş olmadığının bir başka delili de Resûlullah'ın (aleyhissalatüvesselâm) şu sözüdür: "Muhakkak Allah'ın düşmanı Şeytan, yüzüme atmak için bir alev parçasıyla geldi…" (Müslim, Kitab es-Salât Hadis no: 542)
Hazreti Nebî'nin bu beyanından da anlıyoruz ki, eğer Şeytan/İblis, ilk yaratıldığı ateş hali üzre yaşamını sürdürüyor olsaydı ateşten bir parçayla gelmesine gerek kalmazdı.
Bir başka delilimiz yine Resûlullah'ın (aleyhissalatüvesselâm) şu beyanıdır: "Şüphesiz Şeytan insanın içine (damarlarındaki) kan gibi nüfuz eder/dolaşır." (Buharî, İtikaf 8, 11, 18…; Müslim, Selam 23-25, hadis no: 2174, 2175); EbûDâvûd, Sıyam 79, hadis no: 2470; Buharî'nin senediyle rivayet ettiği bu hadis-i şerifin tamamını sosyal hayatımıza önemli bir ölçü olması açısından vermeyi uygun gördüm.
Ali İbnu'l-Hüseyn (Allah'ın selamı üzerlerine olsun) anlatıyor:
- Safiye (Allah O'ndan razı olsun) buyurdu ki:
- Resûlullah (aleyhissalatüvesselâm) itikafta iken ziyaret maksadıyla geceleyin yanına uğradım. Bir müddet konuştuk. Sonra geri dönmek üzere kalktım. Uğurlamak üzere o da kalktı. Kapıya kadar gelmişti ki, Ensar'dan iki kişi oradan geçiyordu. Resûlullah'ı (aleyhissalatüvesselâm) görünce hızlandılar. Resûlullah (aleyhissalatüvesselâm):
- Ağır olun. Şu yanımdaki Huyey'in kızı Safiyye'dir, dedi.
Onlar:
- Sübhanallah! Bu ne demek ey Allah'ın Resûlü, dediler.
Efendimiz (aleyhissalatüvesselâm):
- Şeytan, insana, damarlarındaki kan gibi nüfuz eder. Ben, onun kalblerinizebir kötülük atmasından korkarım, buyurdu.(Buharî, İ'tikaf, 8, 11, 18; Müslim, Selam, 23-25 (2174-75); EbûDâvûd, Siyam 79, 2470)
Bu hadis-i şerifte kastedilen "Şeytan'ın vesvesesidir"gibi bir yorum yapılırsa, ulemanın da ifade ettiği gibi, biz de şunu deriz: "Şeytan'ın kan gibi insanın içine nüfuz edişini" vesveseyle izah edenin, sözünü hadisin dış mânâsına hamletmek için bir karine olması lazım gelir ki, burada böyle bir karine yoktur.
Yani, bu hadisten, söz konusu "nüfuz edişin" vesvese şeklinde değil de varlık şeklinde bir nüfuz olduğunu anlıyoruz.
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024