Özellikle İstanbul'da bir çok kenar semt camii, vakit namazı kılındıktan sonra, ikinci namaza kadar kilitlenir.
Ezandan yaklaşık 30 dakika önce açılan kapı, cemaatle namaz bittikten 30 dakika sonra kapatılır.
Cami mimarisinde önemli bir unsur olan son cemaat yeri de bu camilerin bir çoğunda ya hiç yoktur, ya da yetersizdir.
Görevli arkadaşlar, ezandan sonra namazı kıldırıp, camiyi kilitleyip gidiyorlar. Cemaatle namaza yetişemeyenler daha sonra namaz kılmak istediklerinde, ya bahçade bulunan bankların üzerlerinde namaz kılacaklar, ya da bazı camilere sonradan eklenen ve yağan yağmurun ayakkabıları ıslatmaması için yapılan son derece nâmüsait ve camii mimarisine de pek uymayan bir yerde namazlarını kılmak zorunda kalıyorlar.
Burada da üzerine halıfleks çakılan bir tahta parçası vardır bunun için.
Bir kaç namazdan sonra orjinalliği bozulan bu halı aynı anda çok na hoş bir görüntü de sergiliyor.
Altındaki takozların dengesi bozulduğu için de namaz sonuna kadar ayakta durmanız büyük başarı.
Bütün bunlardan daha ilginci, caminin kapanış nedeni;
Soruyoruz görevliye, niye bu camii kapalı diye?
Cevaba bakın.
Camide antika halılar, kıymetli eşyalar var.
Buyurun buradan yakın.
Allah'a kulluk için yapılan ibadet mekanları sanki antikacı dükkanı.
Camilerin süsü cemaattir hakikatının yavaş yavaş tarih olmaya başladığı bir çağda, bu özel mekanlar antika eşyaların depolandığı yer olmaya doğru gidiyor.
Bu mübarek mekanların cemaatten mahrum bırakılması için yapılan yoğun faaliyetlerden sonra, bir de içerisinde bulunan kıymetli eşyalar yüzünden günün büyük bir kısmını kapalı geçirmesi son derece yanlış.
Yığınları camii ile barıştırmak iddiasıyla, İslamî hakikatleri tersyüz eden ünlü teolog "çıplakbeden", bu aralar belki de Antalya sahillerinde yazın tadını çıkarırken yeni yeni icatlar da üretmektedir.
Güya insanlar camiye koşsun diye, neredeyse namazda kıraat yerine çok sevdiğiniz bir türküyü de okuya bilirsiniz fetvasını verecek olan söz konusu teolog ve diğerleri, asıl gayeleri olan insanları camiden, ibadetten uzaklaştırmayı kısmen de olsa başarmış bulunuyorlar.
Selatin denilen büyük camilerde özellikle sabah namazlarında bulunan cemaatin toplamı iki elin parmaklarını geçmiyor.
Allah sonumuzu hayretsin, "Yatsı ve sabah namazına devam edememenin nifak alameti" olduğunu buyuran Hz Peygamber (as), Münafıklık sıfatından korunmak isteyenin özellikle bu iki vakte devam etmesini ille de istiyor.
Ama bu son cemaat yeri ve camilerin kapalı tutulması meselesi can sıkıcı.
Camilere de hiç yakışmıyor.
İlgi alanlarına girmeyen konulara zaman ayıran yetkililer bakalım bu konuya ne zaman el atacak.
Ezandan yaklaşık 30 dakika önce açılan kapı, cemaatle namaz bittikten 30 dakika sonra kapatılır.
Cami mimarisinde önemli bir unsur olan son cemaat yeri de bu camilerin bir çoğunda ya hiç yoktur, ya da yetersizdir.
Görevli arkadaşlar, ezandan sonra namazı kıldırıp, camiyi kilitleyip gidiyorlar. Cemaatle namaza yetişemeyenler daha sonra namaz kılmak istediklerinde, ya bahçade bulunan bankların üzerlerinde namaz kılacaklar, ya da bazı camilere sonradan eklenen ve yağan yağmurun ayakkabıları ıslatmaması için yapılan son derece nâmüsait ve camii mimarisine de pek uymayan bir yerde namazlarını kılmak zorunda kalıyorlar.
Burada da üzerine halıfleks çakılan bir tahta parçası vardır bunun için.
Bir kaç namazdan sonra orjinalliği bozulan bu halı aynı anda çok na hoş bir görüntü de sergiliyor.
Altındaki takozların dengesi bozulduğu için de namaz sonuna kadar ayakta durmanız büyük başarı.
Bütün bunlardan daha ilginci, caminin kapanış nedeni;
Soruyoruz görevliye, niye bu camii kapalı diye?
Cevaba bakın.
Camide antika halılar, kıymetli eşyalar var.
Buyurun buradan yakın.
Allah'a kulluk için yapılan ibadet mekanları sanki antikacı dükkanı.
Camilerin süsü cemaattir hakikatının yavaş yavaş tarih olmaya başladığı bir çağda, bu özel mekanlar antika eşyaların depolandığı yer olmaya doğru gidiyor.
Bu mübarek mekanların cemaatten mahrum bırakılması için yapılan yoğun faaliyetlerden sonra, bir de içerisinde bulunan kıymetli eşyalar yüzünden günün büyük bir kısmını kapalı geçirmesi son derece yanlış.
Yığınları camii ile barıştırmak iddiasıyla, İslamî hakikatleri tersyüz eden ünlü teolog "çıplakbeden", bu aralar belki de Antalya sahillerinde yazın tadını çıkarırken yeni yeni icatlar da üretmektedir.
Güya insanlar camiye koşsun diye, neredeyse namazda kıraat yerine çok sevdiğiniz bir türküyü de okuya bilirsiniz fetvasını verecek olan söz konusu teolog ve diğerleri, asıl gayeleri olan insanları camiden, ibadetten uzaklaştırmayı kısmen de olsa başarmış bulunuyorlar.
Selatin denilen büyük camilerde özellikle sabah namazlarında bulunan cemaatin toplamı iki elin parmaklarını geçmiyor.
Allah sonumuzu hayretsin, "Yatsı ve sabah namazına devam edememenin nifak alameti" olduğunu buyuran Hz Peygamber (as), Münafıklık sıfatından korunmak isteyenin özellikle bu iki vakte devam etmesini ille de istiyor.
Ama bu son cemaat yeri ve camilerin kapalı tutulması meselesi can sıkıcı.
Camilere de hiç yakışmıyor.
İlgi alanlarına girmeyen konulara zaman ayıran yetkililer bakalım bu konuya ne zaman el atacak.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Müslim Karabacak / diğer yazıları
- Ana-baba hakları-2 / 30.04.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024