Tabii ki Turgut İzmit'ten geldi.
AB sürecinde karı-koca ilişkileri bakın ne boyuta gelmiş.
Karım ve ben bir evliliği sonsuz yapmanın sırlarını keşfettik...
Haftada iki kere, güzel bir restorana gideriz.
Salı günleri o gider, Cumaları ben
Ayrı yataklarda yatarız...
Onunki İzmir'de, benimki İstanbul'da...
Karımı her yere götürürüm...
Ama her seferinde dönüş yolunu bulur...
Yıldönümümüz için karıma nereye gitmek istediğini sordum... O da "Uzun zamandır gitmediğim bir yer olsun" dedi...
Mutfağı önerdim...
Her zaman elele tutuşuruz...
Eğer elini bırakırsam, hemen alışverişe başlar...
Elektrikli blendırı, elektrikli tost makinesi, elektrikli ekmek kızartıcısı var... Bana diyor ki "çok fazla ıvır zıvır var ve oturacak tek bir yer yok."
Ben de ona elektrikli sandalye aldım...
Şunu her zaman hatırlayın... Evlilik boşanmanın birinci nedeni...
İstatistiksel olarak, boşanmaların % 100'ü evlilikle başlıyor...
Karıma 18 aydır tek bir söz söylemedim...
Onun sözünü hiç bir zaman kesmek istemem...
Son kavgamız benim suçumdu...
Karım bana "televizyonda ne var?" diye sordu...
Ben de "toz" dedim...
Erkekler niçin kadınlarından önce ölürler?
Çünkü öyle isterler...
Mutluluk denen şey
İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş...
Hep şikayetçi, hep bıkkınmış...
Birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler.
"Saklayalım, zor bulsunlar. Zor buldukları için belki kıymetini bilirler" diyerek başlamışlar tartışmaya. Sorun büyükmüş. Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü. Kimisi; "Everest'in tepesine saklayalım" demiş, kimisi; "Atlas Okyanusu'nun dibine" demiş. Tac Mahal'in kubbesi, Mekke sokakları, İtalyan sofrası, bir hastanenin yenidoğan odası, dondurma külahı, sigara paketi, lale bahçesi... Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş... Derken meleklerden biri; "İÇLERİNE SAKLAYALIM" demiş. "Kimsenin aklına gelmez içine bakmak." İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış. Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor. Kolay kolay gülmüyor insanın yüzü. Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk. Ne başkasının ekmeğinde, ne başkasının evinde, ne de başka bir şeyde. Bu yüzden gözünüz hep içeride olsun. Siz dışını boş verin, içine bakın.
Salla Başını, Al Maaşını
Bu şiir, eski Antalya defterdarı tarafından yazılmış ve adam 1950'li yıllarda bundan dolayı takibata uğramış
Salla Başını, Al Maaşını
Ey inleyen zavallı; bulmuşsun kırk yaşını
Kazanmak istiyorsan bu hayat savaşını
Yemelisin hakikat denen zehir aşını!
Ne derlerse hu deyip hemen salla başını
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını
Tatar ağası gibi öyle dolaşma yaya,
El oğluna baksana ne ar kalmış, ne haya!
Sen de bulup bir dayı hemen arkanı daya!
O ne derse hu deyip hemen salla başını,
Gerdan kır, belini bük her ay al maaşını!
Kör kadıysa şehla de, incitme düz tabanı,
Düşküne ver nasihat, kodamana arkanı!
Zengin ol sen de aşır her dağdan arabanı!
Tekerine taş korlar sallamazsan başını,
Dilini tut uslu dur, her ay al maaşını!
Bir kalantor görünce yerlere kadar eğil,
El pençe ol, divan dur, bu şerefsizlik değil!
Uşaklığını meziyet, riyayı fazilet bil!
Kim ne derse desin hemen salla başını
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını!
Tıkamış kulağını herkes hakkın sesine,
Bir cevahir kutusu olsan kimin nesine?
Seni feda ederler elin çingenesine!
En iyisi hu deyip salla başını
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını!
Şeflerle iyi geçin, amirle bul arayı,
Azıcık sen de öğren dalgayı, dubarayı,
Bırakıver kanasın vicdan denen yarayı!
Ne derlerse desinler hemen salla başını,
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını!
Köpeklerle boğuşma, tepişme katırla,
Hamamda kavga olmaz sütü bozuk hatırla!
Kulağına küpe yap, bu sözümü hatırla;
Kim ne derse hu deyip salla başını,
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını!
Diyorlar ki taç bile baş eğilmezse konmaz,
Önünde eğilirsen kılıç bile dokunmaz!
Dik durdukça bir başa devlet kuşu konmaz !
Bu dünyada kaide sallamaktır başını,
Eğil, bükül, gerdan kır, her ay al maaşını!
Bir güvercin eder mi atmacalarla yarış?
Öğrenmedin dünyayı gezdin karış karış!
Gel vazgeç bu sevdadan haydi kervana karış!
Ne derlerse hu deyip hemen salla başını,
Sürüden ayrılma ki versinler maaşını!
Artırmaya konmuştur terfiler maliyede
Bu usulle yapılır nakiller saniyede,
Söylesen de faydasız Vali'y-i ali'ye de
En iyisi hu deyip hemen salla başını,
Uslu dur, dilini tut, her ay al maaşını!
İrtikaplarla irtiya sanma ki güç bir iştir
İlmini bilen için ismi alış veriştir!
Usulünü öğren de bu nimetten veriştir!
Her lokmada hu deyip hemen salla başını,
Uslu dur, dilini tut, her ay al maaşını!
Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,
Vatandaş soyulurken, aldırmıyor öküzler!
Hayadan eser yoktur nafile bu sözler!
Beyhude inat etme hemen salla başını
Dilini tut, uslu dur, zıkkımlan maaşını!
Namdar Rahmi Karatay
AB sürecinde karı-koca ilişkileri bakın ne boyuta gelmiş.
Karım ve ben bir evliliği sonsuz yapmanın sırlarını keşfettik...
Haftada iki kere, güzel bir restorana gideriz.
Salı günleri o gider, Cumaları ben
Ayrı yataklarda yatarız...
Onunki İzmir'de, benimki İstanbul'da...
Karımı her yere götürürüm...
Ama her seferinde dönüş yolunu bulur...
Yıldönümümüz için karıma nereye gitmek istediğini sordum... O da "Uzun zamandır gitmediğim bir yer olsun" dedi...
Mutfağı önerdim...
Her zaman elele tutuşuruz...
Eğer elini bırakırsam, hemen alışverişe başlar...
Elektrikli blendırı, elektrikli tost makinesi, elektrikli ekmek kızartıcısı var... Bana diyor ki "çok fazla ıvır zıvır var ve oturacak tek bir yer yok."
Ben de ona elektrikli sandalye aldım...
Şunu her zaman hatırlayın... Evlilik boşanmanın birinci nedeni...
İstatistiksel olarak, boşanmaların % 100'ü evlilikle başlıyor...
Karıma 18 aydır tek bir söz söylemedim...
Onun sözünü hiç bir zaman kesmek istemem...
Son kavgamız benim suçumdu...
Karım bana "televizyonda ne var?" diye sordu...
Ben de "toz" dedim...
Erkekler niçin kadınlarından önce ölürler?
Çünkü öyle isterler...
Mutluluk denen şey
İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş...
Hep şikayetçi, hep bıkkınmış...
Birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler.
"Saklayalım, zor bulsunlar. Zor buldukları için belki kıymetini bilirler" diyerek başlamışlar tartışmaya. Sorun büyükmüş. Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü. Kimisi; "Everest'in tepesine saklayalım" demiş, kimisi; "Atlas Okyanusu'nun dibine" demiş. Tac Mahal'in kubbesi, Mekke sokakları, İtalyan sofrası, bir hastanenin yenidoğan odası, dondurma külahı, sigara paketi, lale bahçesi... Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş... Derken meleklerden biri; "İÇLERİNE SAKLAYALIM" demiş. "Kimsenin aklına gelmez içine bakmak." İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış. Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor. Kolay kolay gülmüyor insanın yüzü. Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk. Ne başkasının ekmeğinde, ne başkasının evinde, ne de başka bir şeyde. Bu yüzden gözünüz hep içeride olsun. Siz dışını boş verin, içine bakın.
Salla Başını, Al Maaşını
Bu şiir, eski Antalya defterdarı tarafından yazılmış ve adam 1950'li yıllarda bundan dolayı takibata uğramış
Salla Başını, Al Maaşını
Ey inleyen zavallı; bulmuşsun kırk yaşını
Kazanmak istiyorsan bu hayat savaşını
Yemelisin hakikat denen zehir aşını!
Ne derlerse hu deyip hemen salla başını
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını
Tatar ağası gibi öyle dolaşma yaya,
El oğluna baksana ne ar kalmış, ne haya!
Sen de bulup bir dayı hemen arkanı daya!
O ne derse hu deyip hemen salla başını,
Gerdan kır, belini bük her ay al maaşını!
Kör kadıysa şehla de, incitme düz tabanı,
Düşküne ver nasihat, kodamana arkanı!
Zengin ol sen de aşır her dağdan arabanı!
Tekerine taş korlar sallamazsan başını,
Dilini tut uslu dur, her ay al maaşını!
Bir kalantor görünce yerlere kadar eğil,
El pençe ol, divan dur, bu şerefsizlik değil!
Uşaklığını meziyet, riyayı fazilet bil!
Kim ne derse desin hemen salla başını
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını!
Tıkamış kulağını herkes hakkın sesine,
Bir cevahir kutusu olsan kimin nesine?
Seni feda ederler elin çingenesine!
En iyisi hu deyip salla başını
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını!
Şeflerle iyi geçin, amirle bul arayı,
Azıcık sen de öğren dalgayı, dubarayı,
Bırakıver kanasın vicdan denen yarayı!
Ne derlerse desinler hemen salla başını,
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını!
Köpeklerle boğuşma, tepişme katırla,
Hamamda kavga olmaz sütü bozuk hatırla!
Kulağına küpe yap, bu sözümü hatırla;
Kim ne derse hu deyip salla başını,
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını!
Diyorlar ki taç bile baş eğilmezse konmaz,
Önünde eğilirsen kılıç bile dokunmaz!
Dik durdukça bir başa devlet kuşu konmaz !
Bu dünyada kaide sallamaktır başını,
Eğil, bükül, gerdan kır, her ay al maaşını!
Bir güvercin eder mi atmacalarla yarış?
Öğrenmedin dünyayı gezdin karış karış!
Gel vazgeç bu sevdadan haydi kervana karış!
Ne derlerse hu deyip hemen salla başını,
Sürüden ayrılma ki versinler maaşını!
Artırmaya konmuştur terfiler maliyede
Bu usulle yapılır nakiller saniyede,
Söylesen de faydasız Vali'y-i ali'ye de
En iyisi hu deyip hemen salla başını,
Uslu dur, dilini tut, her ay al maaşını!
İrtikaplarla irtiya sanma ki güç bir iştir
İlmini bilen için ismi alış veriştir!
Usulünü öğren de bu nimetten veriştir!
Her lokmada hu deyip hemen salla başını,
Uslu dur, dilini tut, her ay al maaşını!
Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,
Vatandaş soyulurken, aldırmıyor öküzler!
Hayadan eser yoktur nafile bu sözler!
Beyhude inat etme hemen salla başını
Dilini tut, uslu dur, zıkkımlan maaşını!
Namdar Rahmi Karatay
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Müslim Karabacak / diğer yazıları
- Ana-baba hakları-2 / 30.04.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024