Kur'an'da ve/veya hadis-i şeriflerde "inşaallah" ile biten bir dua metni yoktur.
(Var diyen olursa öğrenmek istiyorum).
"İnşaallah" "Allah dilerse" demektir.
Bu da kulun iradesi/muradı sözkonusu olunca kullanılmalı;
Yarın gelirim, inşaallah
Ben çözerim; inşaallah
Senin dediğini yapacağım inşaallah.
Gibi.
Fakat;
Ey Rabbim duamı kabul eyle inşaallah.
Allah sana yardım etsin, inşaallah,
Allah hayırlı eylesin inşaallah.
Böyle dua cümleleri doğru değildir.
Kur'an'da "inşaallah" kelimesinin geçtiği ayete bakarsanız, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
Âyet(ler) şöyle:
"Allah izin verirse (ان شاء الله)" demeden hiçbir şey için, "Şu işi yarın yapacağım" deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve "Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir" de (Kehf, 23-24).
Allah'ın iradesine sarılıp yarın için söz ver.
"Yarın için", ileriye dönük.
Âyet gayet açık; kulun muradı/dilemesi söz konusu olunca "inşaallah" denir, Allah'ın muradına "inşaallah" denmez.
Haa!
"İnşallah" değil, "inşaellah" doğru olan.
Bir de "inşallaaa" diyenler var.
O da "inşaatla" demek(!) olur, herhalde...
Amaaan, salla bi galat-i meşhur, olsun bitsin, uzun etme...
Bu tip yanlışlar için savunmamız hazır;
Galat-i meşhur; şöhret bulmuş yanliş.
Yada dillere pelesenk olmuş hata.
Ama bu galat-i meşhur bazen Kur'an hükümlerine de ters düşebiliyor.
Mesela, 'gurur' kelimesi.
Çok kullanılır; övgü niyetine.
Ama Allah Kur'an'ın'da hep yergi, azarlama için, küçümsemek için kullanılır.
Biz müminler için kullanılırız, oysa Allah kâfir için kullanılır.
İçinde 'gurur' kelimesinin geçtiği bütün ayetler, kâfirler için, onları tahkir/küçümsemek içindir.
Çünkü, gurur aldanmak demektir ve kâfirler, Allah'ı bırakıp yok olmaya mahkum, şeyleri ebedî/sonsuz kabul ederek gururlandılar/aldandılar...
Ne yani, şimdi buna da mı "galat-i meşhur" deyelim?
Yukarıdaki (Kehf 23-24) âyetin iniş sebebi için şu bilgi geçer bazı eserlerde (kopya):
Müşrikler Resûlullah (s.a.s.)'e Ashâb-ı Kehf'in kimler olduğuna dair sual sordular. Peygamberimiz (saa) de "inşaallah" demeyi unutup, sual hakkında vahyin mutlaka geleceği ümidiyle, "yarın size sorularınızın cevâbını bildireceğim" buyurdu. Fakat vahiy on beş gün gelmedi. Bu hem Efendimiz'in zor durumda kalmasına, hem de müşriklerin bir kısım dedikodularına sebep oldu. Sonra bu âyetler nâzil olarak "inşaallah" demeden gelecekte herhangi bir şeyi mutlaka yapacağım demeyi yasakladı. (Taberî, Câmi'u'l-beyân, XV, 285).
İnsanın azim ve iradesi bir şeyin meydana gelmesi için yeterli değildir. Allah'ın o şeyin olmasına izin vermesi gerekir. Çünkü Allah'ın izni olmadan hiçbir şeyin vuku bulması mümkün değildir. O halde gelecekte bir iş yapmaya niyet ederken, o işi Allah'ın iradesine bağlayıp "inşaallah" demeyi unutmamak lâzımdır.
Peki, âyette geçen "unuttuğunda Rabbini an/zikret" Rahmanî ölçüyü hangimiz uygularız hayatında?
Müdhiş bir zihni kirlilik yaşadığımız şu dünyada unutkanlık ciddi bir hastalık olmuştur.
Böyle bir durumda, Allah'ı zikretmek İlahî bir reçete.
"Besmele" çekmek/okumak.
Allah demek.
Lâ ilahe illallah, kelime-i tevhid okumak, mesela.
Salât ve selâm okumak da recete.
İmtihana girecek gençlere hep öğütlemişimdir...
Allahümme Salli alâ Muhammedin ve âli Muhammed.
Başka kalıplarını ve hele de doğru okunmasını öğrenmemiz gerekir.
Dilimize sahip çıkalım.
Dilimize sahip çıkarsak dinimize de sahip çıkmış oluruz;
İNŞAALLAH.
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024