logo
08 ŞUBAT 2026

"Bilinmeyenleri" keşfetmek için uzay misyonlarına devam ediliyor

1950'li yıllardan itibaren uzayda çalışma yürütmeye başlayan ülkeler, yeni keşifler yapmak, gezegenler, galaksiler ve derin uzay hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için misyonlarını sürdürüyor.
 

13.04.2023 14:08:00
"Bilinmeyenleri" keşfetmek için uzay misyonlarına devam ediliyor
"Bilinmeyenleri" keşfetmek için uzay misyonlarına devam ediliyor
AA muhabiri, uzayda çalışma yürüten ülkeler ve misyonlarına dair bilgileri ve son gelişmeleri derledi.

Dünyada ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos), Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA) ve 22 Avrupa ülkesinin katkı sağladığı Avrupa Uzay Ajansı (ESA) dışında 70'ten fazla uzay ajansı bulunuyor.

Genellikle teknolojik olarak gelişmiş ya da yüksek askeri harcaması olan ülkelerde bulunan uzay ajanslarının yanı sıra özel uzay ajanslarının da sayısı gün geçtikçe artıyor. Bunların başında ise uzay turizmine dayalı SpaceX ve Blue Origin geliyor.

World Population Review'e göre 2022'nin ortasına gelindiğinde dünyadaki uzay ajanslarından yalnızca 16'sı uzaya fırlatma yapabilecek kapasiteye sahipti. Ayrıca yalnızca 7'sinin Ay'a, Mars'a ya da derin uzaya araştırma aracı gönderebilecek kapasitesi bulunurken sadece 3'ü şimdiye kadar insanlı uzay uçuşu yapabildi.

ABD, Rusya ve Çin dışında ESA (çoğu Avrupa ülkesi), İtalya Uzay Ajansı (ASI), Hindistan Uzay Araştırmaları Merkezi (ISRO) ile Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), uzaya uydu fırlatmış ve araştırma aracı göndermiş durumda.

Fransa Ulusal Uzay Araştırmaları Merkezi (CNES), Avustralya Uzay Ajansı (ASA), Brezilya Uzay Ajansı (AEB), İran Uzay Ajansı (ISA), İsrail Uzay Ajansı (ISA), Kenya Uzay Ajansı (KSA), Güney Kore Uzay Araştırmaları Enstitüsü (KARI), Kuzey Kore'nin Ulusal Uzay Geliştirme İdaresi (NADA) ve Ukrayna Devlet Uzay Ajansı (SSAU), uzaya uydu fırlatan ülkeler arasında yer alıyor.

ABD

Dünya yörüngesindeki aktif uzay araçlarının yaklaşık üçte biri, en üretken ve aktif uzay ajansına sahip ABD'ye ait. Apollo Ay'a iniş görevleri, Skylab Uzay İstasyonu, Uzay Mekiği, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) ve Mars Keşif Programı, ABD'nin uzay programının temellerini oluşturuyor.

İlk uyduyu Şubat 1958'de uzaya fırlatan ABD, iletişim, elektronik istihbarat, füze tespiti, meteoroloji, teknoloji, navigasyon ve gözetleme uydularından oluşan büyük bir filoya sahip.

NASA, tüm uzay keşif girişimlerinin ve programlarının sorumlusu. ABD, NASA sayesinde uzaya ikinci insan gönderen, Ay'a ilk ayak basan ve Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) en çok katkı yapan ülke konumunda.

NASA'nın en ünlü misyonu 20,4 milyar dolar (halihazırda 236 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor) değerindeki Apollo programıydı. Apollo'nun altı göreviyle astronotlar, Ay'da yürümeyi başardı.

NASA'nın güncel olarak yürüttüğü misyonların arasında Artemis I yer alıyor. Bu programla Ay ve Mars'ta insan keşiflerinin sağlanabilmesine odaklanılıyor.

Hubble Uzay Teleskobu, 1990'da fırlatılmasından bu yana uzaya dair insanlığa görüntü ve bilgi akışı sağlıyor. 25 Aralık 2021'de uzaya fırlatılan James Webb Uzay Teleskobu ile de erken dönemde oluşmuş ilk galaksiler bulunmaya çalışılıyor. James Webb, şu ana kadar pek çok görüntü sağladı.

NASA'nın Juno Projesi ise Jüpiter'e odaklanıyor. Güneş sisteminden ve Juno uçuş ekibinden edinilen bilgilerle Jüpiter'in nasıl oluştuğu ve değiştiğine dair bilgi sahibi olunmaya çalışılıyor.

NASA, Mars Keşif Programı kapsamında bu gezegene ilk önce 2012'de "Curiosity" aracını yolladı. Mars'ın jeolojisini ve iklimini incelemek üzere gezegende dolaşan ve görüntü çeken "Curiosity"nin ardından 2020'de gönderilen "Mars Perseverance" ile de gezegenin toprak, kaya veya taş yapılarından örnek alınması ve daha fazla bilgi edinilmesi planlanıyor.

NASA, Parker Solar Probe ile de Güneş'e "dokunmayı" amaçlıyor. Küçük araba boyutundaki uzay aracı, doğrudan Güneş'in atmosferine doğru ilerliyor, sonunda ise Güneş'in yüzeyinden 4 milyon mil uzaklıkta olması planlanıyor. 18 gün önce alınan verilere göre Parker Solar Probe, Güneş'e en yakın 15. pozisyona 17 Mart'ta geldi. Buna göre Parker, Güneş'in yüzeyine 5,3 milyon mil uzaklıktaydı.

ISS'nin operasyonları ve gereklilikleri için pek çok uzay ajansı uluslararası ortak konumunda. ABD, Rusya, Avrupa, Japonya ve Kanada, ISS'ye en büyük katkı sağlayan uzay ajanslarının arasında bulunuyor.

ISS, uluslararası uçuş mürettebatını, çoklu fırlatma araçlarını, küresel olarak dağıtılmış fırlatmaları, operasyonları, eğitimleri, mühendisliği, gelişim tesislerini, iletişim ağlarını ve uluslararası bilimsel araştırma topluluğunu da bir araya getiriyor.

NASA'nın taşıma hizmeti sağlamayı amaçlayan ticari mürettebat programı ise güvenli, güvenilir ve uygun fiyatlı şekilde insanların, ABD ile ISS arasında seyahat etmesinin sağlanmasını amaçlıyor. NASA, bu proje için Boeing ve SpaceX ile de görüşmeler yapıyor.

Rusya

Rusya'nın uzay programlarının kökeni 1957'de ilk yapay uydu Sputnik-1'in Sovyetler Birliği tarafından fırlatılmasına dayanıyor. Rusya, iletişim, meteoroloji ve keşif uydularından oluşan üçüncü en büyük uzay aracı filosuna sahip.

Rusya'nın uzay projeleri Soyuz insanlı uzay araçları, Salyut 1 uzay istasyonu ve Lunokhod 1 uzay gemisini içeriyor. Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos), sivil uzay faaliyetlerini yönetirken Rus Uzay Kuvvetleri (VKS), savunma uydularının fırlatılmasına ve askeri uçuşun kontrolüne odaklanıyor.

1955'ten Sovyetler Birliği'nin dağıldığı 1991'e kadar uzay faaliyetlerini yürüten SSSR'nin halefi olan Roscosmos, 25 Şubat 1992'de kuruldu ve ISS'nin önemli ortaklarından biri haline geldi ancak ISS programından ayrılacağını duyuran Roscosmos, kendi uzay istasyonunu gelecek yıllarda kuracağını açıkladı. Rusya da ABD gibi uzay odaklı askeri bir birim kurdu. Şimdiye kadar Rus Uzay Kuvvetleri'nin ana odağı, ülkeyi füze saldırılarından korumak.

Çin

Çin, yörüngedeki ikinci en büyük uzay aracı filosuna sahip ve şu anda navigasyon, uzaktan algılama, iletişim, gözetleme uydu takımı ve uzay araçlarını kontrol ediyor. Çin, uyduları tamir edebilecek ve insanlı uzay uçuşu yapabilecek üç ülkeden biri.

Çin'in uzay programı iki kurum tarafından yönetiliyor: Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA) ve Çin İnsanlı Uzay Programı Ajansı (CMSA). Çin, ABD ve Rusya'dan bağımsız olarak uzaya insan gönderen üçüncü ülke konumunda.

Çin'in en büyük uzay misyonları ise Tiangong-1 Uzay İstasyonu, Shenzhou insanlı uzay uçuş programı ve Çin Ay Keşif Programı (CLEP) olarak ön plana çıkıyor. CNSA, ulusal uzay programının planlama ve gelişiminden sorumlu. Çin Havacılık Bilimi ve Teknolojisi Kurumu, fırlatma araçlarının, uydularının ve iletişim hizmetlerinin tasarımı ve gelişiminden sorumlu ana kurum olarak görev yapıyor.

Çin, 1970'te ilk iletişim uydusunu fırlatmayı başardı ve şu anda dünyadaki üçüncü en büyük uzay gücüne sahip.

Çin'in Chang'e 4 araştırma aracı, 2019'da Ay'ın karanlık yüzüne iniş yapan ilk araç oldu. Mayıs 2021'de ise CNSA'nın Tianwen-1 göreviyle bir araştırma aracı Mars yüzeyine iniş yaptı. Böylece Çin, Mars'a iniş yapan ikinci ülke oldu. Ayrıca, ABD ve Rusya gibi Çin de askeri uzay gücüne sahip.

Avrupa Uzay Ajansı

ESA'nın merkezi, Fransa'nın başkenti Paris'te bulunuyor. Birçok üyesi ve ortağı olan ESA'nın ABD ve Rusya dahil pek çok bölgede ofisi var.

2021'de işletme bütçesi 6,49 milyar avro (6,62 milyar ABD doları) olan ESA'ya en büyük katkıda bulunan ülkelerin arasında başta İngiltere ve Fransa geliyor.

Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, İspanya, İsveç, İsviçre ve İngiltere, ESA'nın üye devletlerini oluşturuyor.

Bulgaristan, Kanada, Hırvatistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Malta ve Slovakya işbirlikçi olarak ESA'nın parçasıyken Letonya, Litvanya ve Slovenya bağlı ortak olarak ESA'da yer alıyor.

Türkiye Uzay Ajansı, 2018'de kuruldu

Türkiye de 2018'de Türkiye Uzay Ajansı'nı kurarak uzay ve havacılık bilimi ve teknolojilerine yönelik amaçlar doğrultusunda çalışmaya başladı.

Türkiye'nin uydu alanındaki çalışmalarına bakıldığında, TÜRKSAT-6A Milli Haberleşme Uydu Projesi'nin gereksinimler doğrultusunda ve proje takvimine göre süren faaliyetleri, proje paydaşları ve ilgili kurumlarca yakından takip ediliyor. TÜRKSAT-6A'nın SpaceX Falcon 9 roketiyle bu yıl fırlatılması hedefleniyor.

Türkiye, 10 Ağustos 1994'te Türksat 1B uydusu ile uzaydaki yerini aldı. Türksat 5A ve Türksat 5B uyduları ise 2017'de imzalanan sözleşme sonrası bu şirketin Fransa'nın Toulouse şehrindeki tesislerinde üretilmeye başlandı.

Türksat 5A, 8 Ocak 2021'de uzaya başarılı şekilde fırlatıldı. TÜRKSAT 5B uydusu da 19 Aralık 2021'de SpaceX'e ait Falcon-9 roketiyle uzaya gönderilerek 15 Haziran 2022'de devreye alındı.

Türkiye'de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu RASAT, 17 Ağustos 2011'de Rusya'dan fırlatıldı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin hedef istihbaratına yönelik uydu görüntüsü ihtiyacını karşılamak amacıyla üretilen Göktürk-1 uydusu da 2016'da uzaya gönderildi.

Türkiye'nin ilk yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu Göktürk-2, 2012'de Çin'den fırlatıldı.

Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında Samsunspor ile karşılaşan Trabzonspor'un takım otobüsünü taşladıkları iddia edilen yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 00:25:00
AA
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında deplasmanda Samsunspor'u 3-0 yendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Spor Güvenliği Şubesi ekipleri, maç öncesi Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu'na gelen Trabzonspor takım otobüsünün taşlanmasıyla ilgili çalışma başlattı.

Takım otobüsünü taşladıkları iddiasıyla maçın ardından stat çıkışında yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı.

Şüpheliler, kimlik tespiti ve ifade işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

 
 
Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli, Viyana Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen uluslararası kongre ile 11. kez dünya gündeminde… İki gün sürecek kongrenin ilk gününde 7 ayrı oturumda tebliğ sunan 36 akademisyen, dünya ekonomisinde yaşanan daralma ve büyük krize karşı Milli Ekonomi Modeli'nin getirdiği çözüm ve önerileri masaya yatırdı.

07.02.2026 19:38:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:46:33
ÖNDER YILMAZ
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Avusturya'nın Başkenti Viyana'da gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan model için düzenlenen uluslararası kongreye Viyana Teknik Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Bağımsız Ekonomi Modeli Birliği (UBEM) tarafından düzenlenen kongre Avusturya Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü, Malezya Taylor Üniversitesi ve Bosna - Hersek Zenica Üniversitesi katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

MEM insan merkezli bir sistem

21 ülkeden 50'yi aşkın iktisatçı ve akademisyenin katıldığı kongre sinevizyon gösterisi ve UBEMB Başkanı Harun Kayacı'nın açış konuşmasıyla başladı.
Kayacı şunları söyledi: "Küresel sistem, sistemin içinde kalmak koşuluyla yapılan her türlü eleştiriye ve çözüme açıktır. Tek istenen günün sonunda mevcut geminin içinde bulunarak yerini almaktır. Tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş, küresel sistemin dışına çıkarak, tüm insanlığın barış ve esenlik içinde yaşayabileceği bir model, yeni bir gemi inşa etmiştir.
Sayın Baş'ın Sistemi (MEM) insan merkezli bir sistemdir. Sayın Baş'a göre insan, ekonominin temelini oluşturur. Onun için ekonomi ve devlet insana hizmet etmek için vardır. Sayın Baş'a göre ekonomik başarının kriteri, insanın onurlu yaşamına sağladığı katkı oranındadır. Haydar Baş'ın sisteminin matematiği, insanın/bireyin ekonomik bağımsızlığı üzerine
inşa edilmiştir. Sayın Baş'ın sosyal devlet tanımı, vatandaşından topladığı vergilerden daha fazlasını hizmet olarak verebilendir.
MEM; kaynaklara, devlete, paraya, makro ve mikro ekonomiye getirdiği özgün yaklaşımlarıyla, gelir dağılımında adaleti sağlayacak, tam istihdamı gerçekleştirecek, milli paraları devreye koyarak borçlanmadan sürekli büyümeyi ve bireyin ekonomik bağımsızlığını sağlayacak sistemdir."

Milli Ekonomi Modelinin sosyal devlet projelerinden biri olan "vatandaşlık maaşı" Avrupa'da "basic income" veya "temel gelir" başlığı altında uygulama alanı bulmuştur.
Bugün burada XI. Uluslararası MEM kongresinde "Sürdürülebilir Büyüme ve Ekonomik İstikrar için Milli Ekonomi Modeli" başlığı altında, insanın/bireyin ekonomik özgürlüğüne, onurlu yaşamına katkıda bulunmak için çözümler üretilecektir.



Sıradaki kongre için Özbekistan daveti

Azerbaycan Devlet Üniversitesi'nde Ruşen Guliyev ve Buhara Devlet Üniversitesi'nden Prof. Juraev Abror Turobovich da kongrenin açılış konuşmasını yapan isimlerden oldu.
Milli Ekonomi Modeli'nin Türk dünyasının ekonomik bağımsızlığı açısından önemli bir model olduğunu belirten Abror Turobovich bir sonraki kongrenin Özbekistan Buhara Devlet Üniversitesinde yapılmasını önerdi.
Turobovich Milli Ekonomi Modeli'nin geleceği savunmak anlamına geldiğini de ifade etti.

Konoflacher: Prof. Dr. Haydar Baş'ın modeli gelirin daha adil dağıtılmasını sağlıyor

Kongreye ev sahipliği yapan Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü adına da Prof. Hermann Knoflacher de açılışta konuşan akademisyenler arasındaydı.
Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza ilişkin değerlendirmeler yapan Knoflacher, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin gelirin daha adil dağıldığı bir ekonomi modeli geliştirdiğini ifade ederek bu modelin aranan çözümleri içerdiğini belirtti.

"İnsanlığa huzuru getirecek model"

Kongre açılışında konuşan Birleşik Arap Emirlikleri Al Ain Üniversitesi'nden Prof. Mosab Tabash ve Portekiz Évora Üniversitesi'nden Prof. Soumodip Sarkar da ekonomi analizi yaptı.
Prof. Tabash Milli Ekonomi Modeli'nin milli para projesinin ülkelere bağımsızlık yolunu açtığını ifade ederek, " Neden bu model ihtiyaç var. 2026 yılındaki durum 2015'e benzemiyor. Geleceğe daha umutlu bakmak için bir model ihtiyacı var. O nedenle de adalete dayalı, insanlığa huzuru getirecek bir ekonomi modeli arıyoruz ve bu model Milli Ekonomi Modeli'dir" dedi.

Teknolojiyle birlikte ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor

Soumodip Sarkar ise "Milli Ekonomi Modeli heyecan verici. Teknolojiyle birlikte, yapay zeka ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor. Ben Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaynaklar sınırsızdır diyen modelinden çok şey öğreniyorum" dedi. ABD Boston Üniversitesinden Prof. Dr. Veysel Ulusoy da kongreye video konferans yoluyla mesaj gönderdi.

İlk gün 7 oturumda 36 akademisyen tebliğ sundu

11. MEM kongresinin ilk gününde 2 ayrı salonda eş zamanlı olarak 7 ayrı oturum düzenlendi.
Bu oturumlarda toplam 36 akademisyen ve iktisatçı tebliğ sundu.
Yarın da devam edecek olan kongrenin kapanış konuşmasını BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş yapacak.
Kongreyi Türkiye'den giden çok sayıda basın mensubu gazeteci ve iktisatçı da takip ediyor.
11. MEM kongresi akademisyenlere verilecek katılımcı belgesi ve plaket töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erecek.

Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu

Kayseri merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 46 şüpheli gözaltına alınırken 2 milyar 865 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

07.02.2026 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
Kayseri merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 46 şüpheli gözaltına alınırken 2 milyar 865 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi.

Edinilen bilgiye göre, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çevrimiçi yasa dışı bahis suçlarına yönelik MASAK koordinesinde çalışma başlattı.



Yapılan çalışmalarda, çeşitli illegal bahis siteleri üzerinden yasadışı bahis oynatıldığı, bu yöntemle haksız kazanç sağlayan şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 2 milyar 865 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.



Şüpheli şahısların tespiti amacıyla yürütülen soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda; Kayseri merkezli olmak üzere Nevşehir, İstanbul, Bursa, Sivas, Sinop ve Adana'da yasadışı bahis organizasyonunda 'setçi ve kasa' olarak faaliyet yürüten ve banka hesaplarını menfaat karşılığı kullandıran şahısların da aralarında bulunduğu, toplam 47 şüpheli şahıs tespit eden ekipler, eş zamanlı operasyon düzenledi.



Operasyonlarda 46 şüpheli şahıs yakalanırken, çok sayıda dijital materyale de el konuldu.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 16'sı tutuklanırken, 7 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

07.02.2026 10:30:00
İhlas Haber Ajansı
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.



Sabah 09.41'de meydana gelen depremin merkez üssü Alakır kırsal mahallesi olarak tespit edildi.

Yerin 9 kilometre altında meydana gelen deprem kısa süreli paniğe neden oldu.

Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde yıkılan binanın altında kalan 16 yaşındaki kızının elini hiç bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, depremin 3'üncü yıl dönümünde kızının kabrini ziyaret etti

06.02.2026 15:21:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:29:10
İhlas Haber Ajansı
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, depremin 3. yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda bulunan yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde enkazın altında kalan kızının elini bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, 3'üncü yılda da evladının mezarının başından ayrılmadı. Hançer, kızının kabrine karanfil bırakarak dua etti.



16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer'in mezarındaki fotoğrafa dokunan baba, "Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk" dedi.

Baba Hançer, "Acılar hiç geçmiyor, dün gibi gözümüzün önünde hiç geçmiyor. O manzarayı hiç tamir etmedik. Çünkü biz bir ümitle enkazın başına gittik. Sağ çıkarız veya yaralı falan çıkarız diye. Ama işte üçüncü günü rahmetli olmuş.

Hiç beklemediğimiz anda kaybettik. Ben o gece fırında çalışıyordum. Fırından ulaşamayınca oraya gittim. Ama işte gördüğümüz manzara felaket oldu bizim için. Çünkü her şey yerle bir olmuş. Dört çocuk vardı. En küçüğüm annemdeydi o gün. Cuma günü gezmeye gitmişti ama annemle beraber hepsi pazartesi geleceklerdi. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem hepsi vefat ettiler.



En küçük kızım rahmetli oldu. Felaketten sonra işte tabii ki değişti. Her tarafımız yıkıldı. Yani onlar öldü, rahmetli oldular kurtuldular ama biz burada yani yaşayan bir ölü olduk onlarla beraber. Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz yani. Çünkü onların ansızın gitmeleri, hepsinin birden gitmeleri çok felaket etti bizi" diye konuştu.

Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında vatandaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar kaybettikleri yakınları için dualar etti

06.02.2026 15:03:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:07:46
İhlas Haber Ajansı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
6 Şubat 2023 depremlerinde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, gece saatlerinden itibaren Kapıçam Şehir Mezarlığı'na gelerek, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde aile fertlerinin büyük bölümünü kaybeden vatandaşlar, mezar başlarında gözyaşı döktü. Dualar edip Kur'an okuyan depremzedeler, acılarının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirdiler.

Depremzede Hülya Zavrak, "Yaşadıklarımız çok acı, tarifi yok. Ne yapalım, sanki buraya gelince onları görüyormuş ve onlarla sarılıyormuş gibi hissediyoruz" derken, Sultan Yıldırım ise, "Herkesin şehidi var. Ben de enkazdan çıkarıldım, enkazdan oğlumla beraber kurtuldum. Allah herkesin kalbine ferahlık versin" diye konuştu.

"O benim her şeyimdi"

Hatice Polat isimli depremzede de, "Acının tarifi imkansız. Oğlum 21 yaşındaydı, o benim her şeyimdi. Neşeli ve sevecen bir insandı. Tüm ölmüşlerimize rahmet olsun" ifadelerini kullandı.



ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.

Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi

06.02.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi.

Yapılan denetimlerde, iş yerinde çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslardan 11'inin kimliksiz, 2'sinin ise çalışma izninin bulunmadığı belirlendi.



Kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edilen toplam 13 yabancı uyruklu şahıs, deport edilmek üzere gerekli işlemlerin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edildi.

Öte yandan, yabancı uyruklu şahısları temin ederek çalıştırdığı belirlenen şüphelilerden 1 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edilirken, diğer şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür


 
İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.

05.02.2026 23:46:00
Haber Merkezi
Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür
Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür

İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.
33'ü tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davada ara karar 5 Şubat'ta açıklandı. Buna göre hakkında tahliye kararı verilen diğer isimlerin beşi Esenyurt Belediyesi'nden, diğerleri arasında da Beşiktaş ve Avcılar belediyelerinden çalışanlar var.

Tutuklu kalacaklar

Utku Caner Çaykara, Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Kadir Aybar'ın tutukluluğu devam edecek. 5 Şubat'taki duruşmada CHP'li belediye başkanlarının da olduğu tutuklu sanıklar hakkında savcılık mütalaa verdi. Savcı, aralarında beş CHP'li belediye başkanının da olduğu 30 kişinin tutukluluğunun devamını istedi. Duruşma, 9 Şubat Pazartesi günü tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek.
Karalar cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada "Orada bıraktığım başkanlarıma selamlarımı iletmek istiyorum. Bütün arkadaşlarıma sevgilerimi, saygılarımı iletmek istiyorum. Onları orada bırakıp çıkmak hakikaten buruk bir sevinç ama böyle oluyor" dedi.

212 gündür tutukluydu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Karalar'a tahliye kararı verilmesi konusunda "Haksız bir tutukluluk hali sona ermiş oldu. 212 gündür Zeydan Karalar tutukluydu. Bu iddialarla 212 dakika bile meşgul edilmesi, Adana'ya hizmet etmek yerine başka bir şeyle meşgul edilmesi yanlışken, 212 gün, 7 ay boyunca gözü gibi baktığı, evladı gibi sevdiği Adana'dan mahrum bırakıldı. Adana ondan mahrum kaldı" ifadelerini kullandı.

Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor


 
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.

05.02.2026 23:18:00
Haber Merkezi/aa
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor

Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.

Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.

Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.