Peygamber Efendimizin cenaze namazı ve Sakife konusunda Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın beyanları, bazı kesimlerde yankı uyandırdı. Her zaman yapmış oldukları gibi yine bid'at üstüne bid'at ortaya atmaya başladılar. Resûlullah (s.a.a.)'in cenaze namazı ve Sakife olayını hatırlayalım.Resûlullah'ın (s.a.a) vefatından sonra Ensar, Benî Sâide Sakifesi'nde toplandı. Muhacirlerden bir grup da onlara katıldı. Böylece Resûlullah'ın (s.a.a) akrabalarından başka O'nun cenazesinin yanında hiç kimse kalmadı. Resul-i Ekrem'in (s.a.a) cenazesinin yanında kalanlar şunlardı: Ali b. Ebu Talib, Abbas b. Abdulmuttalib, Fazl b. Abbas, Kasım b. Abbas Usame b. Zeyd, Salih, Evs b. Hulî ve diğer 11 kişi. (Kenzü'l-Ummal, c.4, s.54 ve 60).Yani Peygamber Efendimizi cenaze namazı, kendisini yıkayıp kefenleyen İmam Ali'nin yanında 16 kişiyle kılınmıştı. Diğerleri ise Benî Sâide Sakifesi'nde halife seçimi ile meşguldüler. Bu sebeple Efendimizin naşı 3 gün bekletildi. Efendimizin cenaze namazından daha önemli olan konu (!) ise halife seçimiydi. Fakat zaten Allah, Peygamberden sonra gelecek halifeyi seçmişti. (Tebliğ Ayeti; İkmal Ayeti; Azab-ul Vaki Ayeti).Resûlullah (s.a.a) daha sonra Hz. Ali (a.s)'ın elini tutup her ikisinin koltuk altları görülecek kadar kolunu yukarıya kaldırdı. Herkes onu görüp tanıdı; sonra şöyle buyurdu:"Ey İnsanlar! Müminlerin kendilerinden, onlara daha evla kimdir?"Halk: "Allah ve Resulü daha iyi bilir."Resûlullah: "Allah-u Teâlâ Benim mevlamdır, Ben de mü'minlerin mevlasıyım; Ben onlara kendilerinden daha evlayım. Öyleyse Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır."Resulullah bu cümleyi üç defa tekrarladı. (Hanbelî'lerin imamı Ahmed b. Hanbel'e göre, dört defa tekrarlamıştır).Daha sonra şöyle buyurdular: "Allah'ım, onunla dost olana dost, ona düşman olana düşman ol; onu seveni sev, ona buğzedene buğzet; ona yardım edene yardım et, ondan yardımını esirgeyenden yardımını esirge; o nereye dönerse hakkı onunla döndür. Biliniz ki, bu sözleri hazır olanlar hazır olmayanlara bildirmelidirler."Halk henüz dağılmadan Allah-u Teâlâ şu ayeti indirdi: "Bugün dininizi kemale erdirdim, nimetimi size tamamladım ve din olarak İslam'ı size beğendim." (Maide/3).Bunun üzerine Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurdular: "Allahuekber! Din kemale erdi, nimet tamamlandı, Allah Benim risaletime ve Benden sonra Ali'nin velayetine razı oldu."Daha sonra orada bulunan insanlar Hz. Ali (a.s)'ı tebrik etmeye ve kutlamaya başladılar. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer, Hz. Ali (a.s)'ı ilk kutlayan kimselerdendirler. Onlardan her biri; "Bu makam sana kutlu olsun ey Ebu Talibin oğlu! Sen, her mü'min erkek ve kadının mevlası oldun" diyorlardı.Gadir-i Hum olayını 220 Sünnî alim rivayet etmiştir. (Prof. Dr. Haydar Baş'ın 'Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt' kitabında isimleri mevcuttur).Yani İmam Ali'ye biat edenler, Resûlullah'ın vefatından sonra verdikleri sözleri unutmuşlardı.* * *Bâtılı hak göstermek amacıyla "Peygamberlerin namazı az kişi ile kılınır" bid'atını ortaya attılar. Fakat zaten âlemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.a.)'den önceki peygamberlere iman edenler sayısı az topluluklardı: Hz. Lut'a yalnızca 'ailesi' iman etmişti. (Şuara/171).Hz. Nuh'a 'çok az kişi' iman etmişti. (Hud/40).Hz. Salih'e 'bir grup' iman etmişti. (Araf/75).Hz. İsa'ya 'İsrailoğulları'ndan bir topluluk' iman etmişti. (Saf/14).Hz. Musa'ya 'kendi kavminden bir grup genç' iman etmişti. (Şuara/54).Başka bir bid'at ise Peygamber Efendimizin vasiyetinde 'namazımı az kişi kılınız' demiş olduğudur. Fakat Hz. Ömer, Resûlullah'ın vasiyet yazmasına engel olmuştur. (Kırtas Olayı): Resûlullah'ın (s.a.a.) hastalığını, vefatını ve hastalığı sırasında kalem kağıt isteyerek ümmetini sapıklıktan kurtaracak bir şeyler yazmak istediğini ama Ömer'in buna karşı çıktığını ve "Peygamber -haşa- sayıklıyor" dediğini yazarlar ve o günü "Raziyyetu Yevm'il-Hamis/Perşembe Gününün Acı Musibeti" diye adlandırırlar. Ama Buhari, "Cihat Kitabı"nda, Müslim ise "Vasiyet Kitabı"nda olayı başka bir şekilde naklederler: İbn-i Abbas (r.a.) der ki: "Perşembe! Bilir misin nedir perşembe?!" Sonra o kadar ağladı ki gözyaşları yerdeki çakıl taşlarını ıslattı. Daha sonra dedi ki: "Perşembe günü Resûlullah'ın ağrıları çoğaldı. 'Bana bir kağıt getirin de size öyle bir şey yazayım ki Benden sonra asla sapıtmayasınız' buyurdu." Ama onlar tartışarak bağrıştılar; Resûlullah'ın huzurun da saygısızlık yapıp kavga ettiler ve "Peygamber sayıklıyor" dediler. Resûlullah da; "Dışarı çıkın! Beni yalnız bırakın! Zira Benim bulunduğum bu durum, sizin Beni davet ettiğiniz şeyden daha hayırlıdır" buyurdu. (Sahih-i Buhari, c.4, s.85; Sahih-i Müslim, c.3, s.1257, h.1637).Yani Peygamberimizin yazmış olduğu bir vasiyet de yoktur. Bakın Hz. Ömer itiraf ediyor yaptığını:İbn-i Ebi'l-Hadid, Ömer bin Hattab ile Abdullah bin Abbas arasında geçen bir konuşmayı nakleder. Orada Hz. Ömer, İbn-i Abbas'a; "Ali'nin içinde hilafet konusunda bir şey kalmış mı?" diyor. İbn-i Abbas'ın "Evet!" demesi üzerine Hz. Ömer diyor ki: "Resûlullah da hastalığında açıkça onun adını ilan edecekti. Ama ben İslam'ı korumak için uyanık davranıp bunu engelledim." (İbn-i Ebi'l-Hadid, Şerh-i Nehc'ül-Be1ağa, c.12, s.20?21).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
M. Haydar AKYAVUZ / diğer yazıları
- ‘Biz korkuyu Kerbela'da bıraktık’ / 30.05.2020
- Anneler Günü’nde Ebe Anne / 12.05.2020
- O bir davetçiydi / 10.05.2020
- Kardeşlerim / 27.04.2020
- Amerika kaybedecek! / 10.01.2020
- Röportaj: CHP İl Gençlik Başkanı Ali Rıza Tufan / 21.12.2018
- Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) / 18.12.2018
- Şıkşıkiye Hutbesi / 27.10.2018
- Kahrolsun bazı şeyler / 04.05.2018
- Üniversiteme dokunma / 29.04.2018
- Anneler Günü’nde Ebe Anne / 12.05.2020
- O bir davetçiydi / 10.05.2020
- Kardeşlerim / 27.04.2020
- Amerika kaybedecek! / 10.01.2020
- Röportaj: CHP İl Gençlik Başkanı Ali Rıza Tufan / 21.12.2018
- Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) / 18.12.2018
- Şıkşıkiye Hutbesi / 27.10.2018
- Kahrolsun bazı şeyler / 04.05.2018
- Üniversiteme dokunma / 29.04.2018