Galatasaray çok büyük bölümünde mükemmele yakın oynadığı maçı nerdeyse berabere bitiriyordu.
Eğer maç berabere bitse ben nedeni Kerem'dir derdim. Kerem 81, 87 ve 90+1'de pozisyonları beceriksizce sonuçlandıramadı.
Yetmedi 90+7'de yaptığı pas hatası ile İstanbulspor'un net bir pozisyon yakalamasına neden oldu.
Bundan 2 dakika önce yine çevre kontrolü yapmadan verdiği pasta topun gittiği yerde bir tek Galatasaraylı oyuncu yok.
Halbuki Galatasaray'ın tartışmasız çok üstün oynadığı bölümlerde Kerem hiç de kötü oynamamıştı.
Neden Kerem böyle hatalı oynarken Galatasaray da uzatmalarla birlikte son 20 dakika oyundan düştü?
Bunun nedeni de bence açık. Burada hata Okan Buruk'ta.
Tartışmasız çok iyi bir performans gösteren Mertens, Gomis'in çıkması ile en ileri uca santrfor mevkine geçti.
Böylece oyunu orta sahada organize edecek oyuncu sorunu ortaya çıktı.
Galatasaray'ın 80 dakika mükemmel bir oyun oynadığı çok net. Bunun böyle olmasını sağlayan oyuncu Mertens idi.
Fakat Gomis'in çıkması ile Mertens en ileri uçta oyunu organize etmekten uzak kaldı.
Burada belki de Mertens inisiyatif alıp daha orta sahaya gelmeliydi.
Böylece 4-6-0 gibi santraforsuz bir oyun düzeni oluşurdu ama Galatasaray oyundan düşmezdi.
Okan Buruk en azından Mertens'i yerinde tutup Mata'yı santrfor olarak kullanabilirdi. Neyse ki Kerem'in harcadıkları ve Okan Buruk'un hatalarına rağmen Galatasaray bir şok yaşamadı.
Evet Galatasaray'ın iyi oynadığı bölümlerde takımda kötü oynayan bir oyuncu yoktu.
Mertens'in liderliğinde bütün futbolcular üstün bir oyun sergilediler. Tüm oyuncular Mertens ile oynadılar ve Mertens de arkadaşlarını çok iyi organize etti.
Gomis iki gol attı ama 2 vuruşu da direkten döndü. Direkten dönen vuruşlarından ikincisinde topu boş kaleye kafa ile atamadı.
Gomis ilk golde Rroca'nın tehlikeli şekilde yükselen ayağına doğru kafasını uzatıp golü attı.
Kazımcan'ın kendine güveni gelmiş. 20 ve 34'de sonuç alamasa da rakip kaleye 2 sert şut gönderdi.
Orta sahada sadece Mertens değil Midtsjo ve Torreira da çok iyi performans gösterdiler. Midtsjo ikinci golün de asistini yaptı.
Galatasaray yüksek tempoda organize pek çok atak yaptı. Yani sürat ve takım oyununu iyi birleştirdi.
Gerçi bunu kopuk kopuk gerçekleştirdi ama yine de ligimizin seviyesine göre iyi bir performans gösterdiği söylenebilir.
Burada dikkatimi çeken bir durum var aslında. Baskılı ve hızlı oynamak için savunmayı düz bir cizgi halinde ilerde kurmak hiç de şart değil.
Bunu Fenerbahçe yapıyor. Galatasaray ise İstanbulspor karşısında savunmasını ilerde kurmadan hızlı ve tempolu oynadı.
Burada önemli olan orta sahada iyi paslaşmak ve bunu hızlı yapmak. Aksi takdirde orta sahayı baypas eden bir anlayış maçı kazanmak için her zaman olumlu sonuç vermiyor.
Bu sonuçtan sonra Galatasaray ligimizin yeni lideri.
Galatasaray'ın Fenerbahçe'nin puan kaybettiği haftayı iyi değerlendirmesi taraftarlarını da sevindirmiş olmalı.
Şimdi artık Fenerbahçe derbisine kadar puan kaybetmeden ilerleyip Kadıköy'deki maçı alarak durumunu kuvvetlendirmesi gerekiyor. Bakalım Galatasaray bunu başarabilecek mi?
Eğer maç berabere bitse ben nedeni Kerem'dir derdim. Kerem 81, 87 ve 90+1'de pozisyonları beceriksizce sonuçlandıramadı.
Yetmedi 90+7'de yaptığı pas hatası ile İstanbulspor'un net bir pozisyon yakalamasına neden oldu.
Bundan 2 dakika önce yine çevre kontrolü yapmadan verdiği pasta topun gittiği yerde bir tek Galatasaraylı oyuncu yok.
Halbuki Galatasaray'ın tartışmasız çok üstün oynadığı bölümlerde Kerem hiç de kötü oynamamıştı.
Neden Kerem böyle hatalı oynarken Galatasaray da uzatmalarla birlikte son 20 dakika oyundan düştü?
Bunun nedeni de bence açık. Burada hata Okan Buruk'ta.
Tartışmasız çok iyi bir performans gösteren Mertens, Gomis'in çıkması ile en ileri uca santrfor mevkine geçti.
Böylece oyunu orta sahada organize edecek oyuncu sorunu ortaya çıktı.
Galatasaray'ın 80 dakika mükemmel bir oyun oynadığı çok net. Bunun böyle olmasını sağlayan oyuncu Mertens idi.
Fakat Gomis'in çıkması ile Mertens en ileri uçta oyunu organize etmekten uzak kaldı.
Burada belki de Mertens inisiyatif alıp daha orta sahaya gelmeliydi.
Böylece 4-6-0 gibi santraforsuz bir oyun düzeni oluşurdu ama Galatasaray oyundan düşmezdi.
Okan Buruk en azından Mertens'i yerinde tutup Mata'yı santrfor olarak kullanabilirdi. Neyse ki Kerem'in harcadıkları ve Okan Buruk'un hatalarına rağmen Galatasaray bir şok yaşamadı.
Evet Galatasaray'ın iyi oynadığı bölümlerde takımda kötü oynayan bir oyuncu yoktu.
Mertens'in liderliğinde bütün futbolcular üstün bir oyun sergilediler. Tüm oyuncular Mertens ile oynadılar ve Mertens de arkadaşlarını çok iyi organize etti.
Gomis iki gol attı ama 2 vuruşu da direkten döndü. Direkten dönen vuruşlarından ikincisinde topu boş kaleye kafa ile atamadı.
Gomis ilk golde Rroca'nın tehlikeli şekilde yükselen ayağına doğru kafasını uzatıp golü attı.
Kazımcan'ın kendine güveni gelmiş. 20 ve 34'de sonuç alamasa da rakip kaleye 2 sert şut gönderdi.
Orta sahada sadece Mertens değil Midtsjo ve Torreira da çok iyi performans gösterdiler. Midtsjo ikinci golün de asistini yaptı.
Galatasaray yüksek tempoda organize pek çok atak yaptı. Yani sürat ve takım oyununu iyi birleştirdi.
Gerçi bunu kopuk kopuk gerçekleştirdi ama yine de ligimizin seviyesine göre iyi bir performans gösterdiği söylenebilir.
Burada dikkatimi çeken bir durum var aslında. Baskılı ve hızlı oynamak için savunmayı düz bir cizgi halinde ilerde kurmak hiç de şart değil.
Bunu Fenerbahçe yapıyor. Galatasaray ise İstanbulspor karşısında savunmasını ilerde kurmadan hızlı ve tempolu oynadı.
Burada önemli olan orta sahada iyi paslaşmak ve bunu hızlı yapmak. Aksi takdirde orta sahayı baypas eden bir anlayış maçı kazanmak için her zaman olumlu sonuç vermiyor.
Bu sonuçtan sonra Galatasaray ligimizin yeni lideri.
Galatasaray'ın Fenerbahçe'nin puan kaybettiği haftayı iyi değerlendirmesi taraftarlarını da sevindirmiş olmalı.
Şimdi artık Fenerbahçe derbisine kadar puan kaybetmeden ilerleyip Kadıköy'deki maçı alarak durumunu kuvvetlendirmesi gerekiyor. Bakalım Galatasaray bunu başarabilecek mi?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe için hazin son / 03.04.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025