İnsan yaratılmışlar içinde; düşünebilen, vicdan sahibi, fıtrat sahibi ve akıl sahibi bir varlıktır. Diğer bütün varlıklar insanın emrine sunulmuştur. O insan ki yaptığından sorumlu olan ve de hesaba çekilecek olan bir eşref-i mahlûktur.
İnsan dünya sahnesine Allah'ın yeryüzündeki halifesi olmaya namzet olarak gönderilmiştir. İnsanın bir bedeni, bir de ruhani yönü vardır. Bedeni yönünü tatmin etme yoluna gider ve onun esiri olursa aşağıların aşağısına yuvarlanır. Eğer ruhani yönünü ön plana çıkarıp onun emrine amade olursa, o zaman varlıkların en mükemmeli ve Allah'ın yeryüzündeki halifesi olma hakkını kazanmış olur. Bunun da elde edilebilmesinin yolu Allah'a kul olmaktan geçer. Buradan anlaşılıyor ki, insanın sadece görevi kul olmaktır.
Allah, insanlardan sadece kendisine kul olmalarını istemektedir. Şayet insan kulluk yolunda insanları yönetebilecek kabiliyet ve yeteneği kendisinde görürse yönetim kendi tercihine bırakılmıştır. İnsanları yönetmeye talipli olan kişiden adaletli bir yönetim ve insanların haklarının adil bir şekilde dağıtılması istenir.
Yönetici olmayı isteyenler yönettiği insanlardan sorumludur. Onların her türlü yiyeceğinden, içeceğinden ve giyeceğinden sorumlu olmakla beraber onlara can, mal, namus, din ve vicdan emniyetini temin etmekle yükümlüdür. Ayrıca günümüzde en büyük önem arz eden "doğru bilgiyi" tarafsız olarak insanlara sunmak, onları aldatmamak ve yanıltmamak da en önde gelen görevlerdendir.
"Bizi aldatan bizden değildir" düsturundan yola çıkarak bizi yönetenler bizi hem aldatmayacak, hem de "haklıya hakkını verecek, haksıza da haddini bildirecek"tir. Bu iki önemli tespitten sonra devletimizin büyük paralar harcayarak bize sunduğu bazı dizilerden bahsetmek istiyorum.
Osmanlı padişahlarımızdan olan Abdülhamit çok zor zamanda görevi devralan bir padişahtır. Uzun bir zaman da yönetimde kalmayı başarmış ve birçok başarıya imza atmış bir şahsiyettir. Abdülhamit dizisinde bunlar abartılı bir şekilde ele alınıp işleniyor. Diğer taraftan Diriliş Ertuğrul dizisi de hakeza astronomik paralar harcanarak bize seyrettiriliyor. Bunlar bir devletin insanlarına geçmişini hatırlatması için mutlaka olması gereken işlerdir. Bu dizilerin ve şahsiyetlerin artıları eksikleri de olabilir, beğendiğimiz, beğenmediğimiz yönleri de olabilir. Buna rağmen bu dizilerin objektif olarak sunulması gerekir.
Bu dizilere milyarlarca paralar harcayarak insanımıza sunan devletimiz Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'le ilgili benzeri diziler yapmamakla hem Atatürk'ü ve yapmış olduğu milli mücadeleyi görmezden geliyor hem de milletin Ata'sını tanımasının, bilmesinin ve ona değer vermesinin önüne geçiyor. Bugün insanımızın en çok ihtiyacı olan şey Atatürk'ün önderliğinde yapılan Kürt'ü, Arap'ı, Laz'ı, Çerkez'i demeden bir araya gelmiş milli ruha sahip olmaktır. Bunun için de çok eski tarihe gitmeye gerek yoktur. Yakın tarihimize baktığımızda bu milli ruhu rahatlıkla görebiliriz. İşte o ruh Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni vücuda getirmiştir. Osmanlı Devleti yıkıldığında Atatürk önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmamış olsaydı bugün öve öve bitirilemeyen Abdülhamit'ten, Ertuğrul'dan kimse bahsedemezdi.
İnsan dünya sahnesine Allah'ın yeryüzündeki halifesi olmaya namzet olarak gönderilmiştir. İnsanın bir bedeni, bir de ruhani yönü vardır. Bedeni yönünü tatmin etme yoluna gider ve onun esiri olursa aşağıların aşağısına yuvarlanır. Eğer ruhani yönünü ön plana çıkarıp onun emrine amade olursa, o zaman varlıkların en mükemmeli ve Allah'ın yeryüzündeki halifesi olma hakkını kazanmış olur. Bunun da elde edilebilmesinin yolu Allah'a kul olmaktan geçer. Buradan anlaşılıyor ki, insanın sadece görevi kul olmaktır.
Allah, insanlardan sadece kendisine kul olmalarını istemektedir. Şayet insan kulluk yolunda insanları yönetebilecek kabiliyet ve yeteneği kendisinde görürse yönetim kendi tercihine bırakılmıştır. İnsanları yönetmeye talipli olan kişiden adaletli bir yönetim ve insanların haklarının adil bir şekilde dağıtılması istenir.
Yönetici olmayı isteyenler yönettiği insanlardan sorumludur. Onların her türlü yiyeceğinden, içeceğinden ve giyeceğinden sorumlu olmakla beraber onlara can, mal, namus, din ve vicdan emniyetini temin etmekle yükümlüdür. Ayrıca günümüzde en büyük önem arz eden "doğru bilgiyi" tarafsız olarak insanlara sunmak, onları aldatmamak ve yanıltmamak da en önde gelen görevlerdendir.
"Bizi aldatan bizden değildir" düsturundan yola çıkarak bizi yönetenler bizi hem aldatmayacak, hem de "haklıya hakkını verecek, haksıza da haddini bildirecek"tir. Bu iki önemli tespitten sonra devletimizin büyük paralar harcayarak bize sunduğu bazı dizilerden bahsetmek istiyorum.
Osmanlı padişahlarımızdan olan Abdülhamit çok zor zamanda görevi devralan bir padişahtır. Uzun bir zaman da yönetimde kalmayı başarmış ve birçok başarıya imza atmış bir şahsiyettir. Abdülhamit dizisinde bunlar abartılı bir şekilde ele alınıp işleniyor. Diğer taraftan Diriliş Ertuğrul dizisi de hakeza astronomik paralar harcanarak bize seyrettiriliyor. Bunlar bir devletin insanlarına geçmişini hatırlatması için mutlaka olması gereken işlerdir. Bu dizilerin ve şahsiyetlerin artıları eksikleri de olabilir, beğendiğimiz, beğenmediğimiz yönleri de olabilir. Buna rağmen bu dizilerin objektif olarak sunulması gerekir.
Bu dizilere milyarlarca paralar harcayarak insanımıza sunan devletimiz Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'le ilgili benzeri diziler yapmamakla hem Atatürk'ü ve yapmış olduğu milli mücadeleyi görmezden geliyor hem de milletin Ata'sını tanımasının, bilmesinin ve ona değer vermesinin önüne geçiyor. Bugün insanımızın en çok ihtiyacı olan şey Atatürk'ün önderliğinde yapılan Kürt'ü, Arap'ı, Laz'ı, Çerkez'i demeden bir araya gelmiş milli ruha sahip olmaktır. Bunun için de çok eski tarihe gitmeye gerek yoktur. Yakın tarihimize baktığımızda bu milli ruhu rahatlıkla görebiliriz. İşte o ruh Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni vücuda getirmiştir. Osmanlı Devleti yıkıldığında Atatürk önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmamış olsaydı bugün öve öve bitirilemeyen Abdülhamit'ten, Ertuğrul'dan kimse bahsedemezdi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hasan Aydın / diğer yazıları
- Gazi Mustafa Kemal farkı / 10.10.2023
- Sadece namaz Cennet’e götürür mü? / 06.10.2023
- Ücreti alınanın ecri olur mu? / 30.09.2023
- ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ ırkçılık mı? / 28.09.2023
- Peygamberimiz kavmini Allah'a şikâyet etti mi? / 22.09.2023
- Cami yaptırmak israf olur mu? / 18.09.2023
- Şikâyet yerine şükretmek / 15.09.2023
- Çoğunluk hak değildir / 11.09.2023
- İslâm'ın ilk emri oku! / 07.09.2023
- Cahillerden olma! / 04.09.2023
- Sadece namaz Cennet’e götürür mü? / 06.10.2023
- Ücreti alınanın ecri olur mu? / 30.09.2023
- ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ ırkçılık mı? / 28.09.2023
- Peygamberimiz kavmini Allah'a şikâyet etti mi? / 22.09.2023
- Cami yaptırmak israf olur mu? / 18.09.2023
- Şikâyet yerine şükretmek / 15.09.2023
- Çoğunluk hak değildir / 11.09.2023
- İslâm'ın ilk emri oku! / 07.09.2023
- Cahillerden olma! / 04.09.2023