Evet sayın okuyucular Arjantin bir sürprize izin vermeden akılcı bir oyun ile finale adını yazdırdı. Ben futbolun pas oyunu olduğunu düşündüğüm için Hırvatistan gibi takımları daha çok beğeniyorum.
Fakat tabii futbol sadece pastan ibaret değil. Futbol birkaç bilinmeyenli bir denklem.
Bu denklemin içinde pas var tempo var yetenek var ve strateji var.
Hırvatistan karşısında Arjantin bunlardan üçünde-strateji, yetenek ve tempo olarak- rakibine göre üstündü.
Maçın ilk 20 dakikasında düşük tempoda Hırvatistan topa sahip oyunu kontrol eden taraf gibi gözüküyordu.
Ne olduysa oldu 20 inci dakikadan sonra Arjantin oynamaya karar verdi. Sanki görünmez bir irade Arjantin'i canlandırdı.
O andan itibaren tempo da yükseldi ve Hırvatlar bu çok da yüksek olmayan tempoya ayak uyduramadılar.
En azından geriye koşmakta zorlandılar. Arjantin bu anlardan bir penaltı çıkardı.
32'de Fernandes havadan şöyle aşırtma tarzda bir pas ile Alvarez'i gördü ve Alvarez penaltıyı aldı. Bundan sonra işin açıkçası Hırvatistan için maçın çok zor geçeceği kesindi.
Daha önce de yazdım. Arjantin boş alanları çok iyi kullanan bir takım. Bunun sonucu olarak bir gol daha geldi.
Alvarez, Maradona tarzı topu sürdü ve golü attı. İşin açıkçası strateji olarak da Arjantin çok üstündü.
Yani Arjantin belli ki nerede üstün olduğunu biliyor. Scaloni elimde dünya yıldızları var ve topu çok iyi taşıyorlar.
Öyleyse ben niye çok fazla riske girip açık alan vereyim diye düşündü. Bu plan çok iyi işledi. Üçüncü gol Messi'nin büyüklüğünü gösterdiği bir goldü.
Karşısında gerçekten çok güçlü savunmacı Gvardiol vardı. İşte burada güç mü yetenek mi sorusuna bir cevap ortaya çıktı.
Yetenek gücü aştı ve onu yendi. Top resmen Messi'nin ayağına yapıştı ve Gvardiol ne yapsa topu alamayacaktı.
Bu golde Messi'yi takip edip onun asistini golle sonuçlandıran Alvares de tüm övgüleri hak ediyor. Bütün bunlardan sonra belki de futbolda bir maç niye kazanılır o ortaya çıktı.
Bu belki de yetenek, pas, tempo ve stratejinin bir bileşiminden daha fazla bir şey.
Bunları futbol zekası içinde birleştirmek ve öyle sonuç almak. Arjantin bütün bunları iyi harmanladı. Alvarez ve Mac Allister da önemli futbolcular. Arjantin bir yıldızlar topluluğu.
Bütün bunları birleştirmek böyle bir yıldızlar topluluğu olmaktan geçiyor olsa gerek.
Bu maçın insanın içini burkan bir yönü de vardı. O da belki de bir başka yıldızın vedası diyebiliriz.
Yani Modric parlak bir kariyerini bir Dünya Kupası ile taçlandıramayarak tamamlayacak. Fakat kim bilir belki devam eder ve bir Dünya Kupası'na daha katılır ve kupayı alır. Bunu bilemeyiz tabii.
Şimdi bir diğer yarı finalde Fas ile Fransa mücadele edecek. Büyük ihtimalle Fransa Arjantin finali izleyeceğiz.
Tabii futbolda her şey var ama Fransa büyük bir sürprize izin vermez sanırım.
Tabii Fransa Arjantin finali olursa bunun bir diğer adı da Mbappe Messi finali olacak.
Böyle bir final bu Dünya Kupası'na yakışır doğrusu. Bakalım bu finali izleyebilecek miyiz yoksa Fas zor da olsa bir sürpriz yapacak mı?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe için hazin son / 03.04.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025