Yedi yıllık iktidarı boyunca AKP, milletin hazmetme kapasitesini o kadar genişletti,o denli artırdı ki gelen her yeni şey sorgusuz-sualsiz geçi yor,oluşturulan her yeni gündem anında midelere oturuyor.En dindar geçineni,hacısı-hocası ama iktidar partisine göbek bağı ile bağlı olan herkes iktidarın her yaptığını savunmak zorunda hissediyor kendini. Son gelişmeler, sınırda sergilenen PKK nümayişleri, yakalarında bebek katilinin fotoğrafları ve zafer işareti ile ve on binlerce yandaşın zılgıtları ile ülkemize giren ve tekmili birden serbest bırakılan malum kişiler, zerre kadar vicdanı olan her vatandaşı son derece rahatsız etti,şehit ailelerini,yakınlarını derinden yaraladı da AKP'liler hiç tınmadı bile.Yandaş yazar-çize takımı,televizyoncu, yorumcu takımı ağzı kulaklarında tam bir bayram havası içinde yaşananları takdim ettiler.Peki anası ağlatılan anaları hiç düşünen oldu mu?Daha on gün önce, kendisini ziyarete gelen ağabeyleri kardeşleri ile ve çocukları ile piknik yaparken,çocuklarının gözü önünde ve yalvarmalarına aldırmadan katledilen Engin Açıkgöz ve iki kardeşini doğuran anayı düşünüyorum, Şehit polisin eşi olan anayı düşünüyorum.Daha şehitlerinin kanları kurumamış,daha göz yaşları kurumamış, babaları gözleri önünde katledilen çocukların daha hıçkırıkları durmamış iken ,sınırdan içeriye giren PKK'lıların kahramanlar gibi karşılanışlarını ,o şovları, o zılgıtları izlediklerini düşünüyorum da sormadan edemiyorum; anaları ağlatılan analar ne olacak?Analar ağlamasın deniyor,elbette analar ağlamasın ama ağlayan,hem de anaları ağlayan anaların yaralarını daha da derinleştirerek,daha da kanatarak "analar ağlamasın" söyleminizi nasıl hayata geçireceksiniz?Bebek katilinin yargılanması sırasında kocasının nasıl katledildiğini ağlayarak anlatan Nurcan Hemşirenin çığlıkları hala milletin kulaklarında.Peki Nurcan Hemşirenin ve binlerce benzerinin kocalarının,nişanlılarının katillerini yakalayıp adalete teslim ederek bu anaların ağlamalarını biraz olsun dindirdiniz mi?Nurcan hemşirelerle ve şu öğretmen eşi ile beraber, mesela Başbakan, mesela Cumhurbaşkanı oturup 19 Ekim 2009'da sınırda cereyan eden olayları,nümayişleri, karşılamaları,kutlamaları, zafer naralarını izleyebilirler mi?Buyurun işte bu da bir ana ve on yıllardır ağlıyor:Kaynak; Koray Gürbüz ve Hüseyin Özlük tarafından hazırlanan ve 9. baskıya ulaşan "Şehit Mektupları." Şehit öğretmen Sait Korkmaz'ın eşi, Alime Korkmaz anlatıyor: "?Doğuya gittiğimizde o zor şartlar altında yine de çok mutluyduk. Ta ki o kara akşam gelinceye kadar. 29 Ekim 1994 akşamı eşimle yemek yedikten sonra sohbet ettik. İkimiz de kızımızı çok seviyorduk. Kucağımıza alıp sevmeye başladık. Ve ben hamile olduğum için çok hastaydım. Köyde su olmadığı için (Ağrı, Doğubayazıt, Kazan Köyü) köydeki pis sular sebebiyle ben tifo kapmıştım. İlaç kullandığım için ayakta duramıyordum. Eşim, bizim yatmamızı istedi. O gün Milli Takımın maçı olduğu için, ben izledikten sonra yatarım dedi. Ben uykudaydım. Kapının çok sert çaldığını duydum. Zannettim ki köylülerden biri hasta diye kapıyı çalıyorlar. Yataktan kalkıp baktığımda, eşim kapıyı açmış iki kişi elleri silahlı ve tam donanmış kişilerdi. Ellerinde telsizleri vardı. Çok şaşkındık. Kendi kendime sordum, "bunlar kim? Neden bize geldiler?"Adamlar içeri girip oturduktan sonra ben kızımı mahsustan uykusundan uyandırıp tuvalete götürdüm. Adamlar kızımı görüp bize bir şey yapmazlar diye düşündüm. Biraz konuştuktan sonra eşime, "Bizi kapıya kadar geçirir misin" dediler.
Eşim ve ben balkona çıktık. Bize dediler ki, "dışarının lambasını kapatın evinizden çıktığınızı kimse görmesin." Kapımız da bir köylünün köpeği duruyordu. Adamlar, "şu köpeğe ekmek verin bizi ısırmasın dediler." Köpeğe ekmek verirken eşimi çağırdılar. "Hoca gel, sana bir şey diyeceğiz" dediler. Eşim giderken hiç aklıma gelmedi öylesine iyi bir insanı öldürecekleri. Adamlar iki metre ileride duruyorlardı. Eşim yanlarına gitti. Birden kurşun sesleriyle birlikte eşim bağırdı ve ben balkondan koşup lambayı açtım. Zannettim ki havaya ateş ediyorlar. Eşimi ayakta beklerken, onu yerde can çekişirken gördükten sonra eşime doğru koşup ona sarılıp bağırdım "beni de öldürün" diye ama ortalıkta kimsecikler yoktu. Eşim o haliyle bana işaret ediyordu; "korkma yaşıyorum" dercesine.
Başımdaki yazmayı sağ göğsündeki yarasına bastırdım kan kaybetmesin diye. Bağırıyordum "ölme ne olur çocuğunu gör" diye. O an içeriye koşup el fenerini alıp köye koşup yardım istedim. Bütün kapıları çaldım. Kimse yardım etmiyordu. Ben de kapı ve pencereleri kırıp yardım istiyordum. Köylüler beni kovuyorlardı. "git başımıza bela mısın?" diyorlardı. Eşimin yanına koşup geldiğim zaman, kızım "Ne oldu anne neden bağırıyorsun" dedi. O an ona ne söylediğimi hatırlamıyorum. Kızımı sürekli orada bırakıp tekrar tekrar köye yardım istemeye gidiyordum. Yine köye koşup, bu defa köyün erkekleri ve gençleri korkuyorsa bari kadınlar yardım etsin diye yalvardım. En sonunda baktım ki kimse bana yardım etmeyecek, eşimin yanına geldim. Başının dizime koydum. Baktım ki eşim can veriyor, dudaklarını suyla ıslattım. Eşime kelime-i Şahadet getirttim.
Şimdi düşünüyorum ki, evimizin köye uzak olmasından başka, aramızda bir de dere vardı. Dört buçuk aylık hamile olduğum halde kim bilir kaç defa göğsüme kadar sulara gömüldüm, köylülerden yardım istedim. Ben ki, köyün vahşi köpeklerinden korkuyordum. O gece köpekler benim feryadımdan korkup kaçıyorlardı?Ben bir şehit eşi olmaktan gurur duyuyorum. İki çocuğum için yaşıyorum."Sorumuz tüm milletimize:Anaları ağlatılmış analar ne olacak?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025
































































































