Hatayspor yenilgisinden sonra Sergen Yalçın yedikleri gol için amatörce hatalarla kalemizde gol gördük demişti.
İşin açıkçası Avrupa'da kalabilmek için mutlak bir galibiyet almaları gereken maçta Beşiktaşlı futbolcuların aynı amatörlükleri yapmayacaklarını düşünüyordum.
Ne var ki öyle olmadı. Beşiktaş bir kere daha herkesi üzen farklı bir mağlubiyet aldı.
Her şeyden önce şunu sormak lazım. Bir kadro oluşturuluyor ve bu kadro oluşturulurken özellikle Şampiyonlar Ligi düşünülerek transferler yapılıyor.
Fakat öyle bir durum var ki bunları tam ihtiyacınız olduğu maçlarda nedeni belli olmayan sakatlıklar ile kullanamıyorsunuz.
Bunlar müzmin sakatlar mı? Bilinmiyor. Eğer öyleyse bunları transfer etmek yanlış değil mi?
Asıl şaşılacak durum bu transferlerden biri olan Teixeira'yı yedek başlatıyorsunuz.
Şampiyonlar Ligi için kadro kurulacak fakat en önemli transferlerinizden biri Şampiyonlar Ligi maçında yedek olacak. O zaman niye transfer edildi.
Üstelik bu kadro Türkiye'nin 127 milyon avro ile en kıymetli kadrosu ve Şampiyonlar Ligi'nde puanı yok.
Berabere dahi kalmamış yani. Durum o derece üzücü.
Her şeye rağmen maçın teknik analizini yapmaya çalışalım.
Sergen Yalçın orta sahada Mehmet Topal ve Josef ikilisiyle başlayıp dirençli bir merkez kurgulamak istemiş gibi görünüyordu.
Beşiktaş ilk on dakika içinde oyunu rakip sahada tutabilecekmiş izlenimi de veriyordu.
Beşiktaş maça önde oynayarak başladı.
Gerisinde de geniş boş alan bırakmaktan çekinmedi. Her halde bu dakikalarda Sporting de Beşiktaş'ı bir miktar tartıyordu.
Nitekim 9. ve 11. dakikalarda ilki direkten dönen olmak üzere iki net pozisyon bulan Sporting oyunun kontrolünü ele almaya başladı.
Beşiktaş'ın ilk planı tutmadı. Daha fazla risk almadan kendi yarı sahasında çoğaldı. Sporting ise önce biraz oyunu soğuttu.
Sporting’den hızlı ve ani ataklar görmedik.
Tam oyun bu kıvamda giderken ilk amatör hata Rıdvan'dan geldi. Rıdvan ceza sahası içinde hakeme göstere göstere rakibini itti ve penaltıya neden oldu.
Penaltının golle sonuçlanması üzerine ise Sporting'in cesaretlenip Beşiktaş'ın dağılışını seyrettik.
Örneğin üçüncü golde Mehmet Topal golü atan Paulinho'nun orta sahada yanından geçip gitmesini seyretti.
Öncesinde Rıdvan Paulinho'ya pası veren Sporting'li oyuncuya hamle dahi yapamadı.
Dördüncü golde Beşiktaş'ın sağ beki Necip'in bölgesi bomboştu. Sporting'li Reis'in bu bölgeden yaptığı ortada Welinton golü atan Sarabia'ya adeta asist yapar gibi pas verdi.
Bütün bu hatalar Şampiyonlar Ligi seviyesine yakışmayan amatörlükler.
Maç 4-0 olunca Sporting daha fazla yüklenmedi.
Bütün bu olanlara rağmen Beşiktaş 71. dakikada Ghezzal'ın boş kaleye kafayla gol atamadığı bir pozisyon dahi buldu.
Sergen Yalçın'ın değişikliklerini anlamak mümkün değil. Nisbeten bir şeyler yapmaya çalışan Ghezzal'ı neden oyundan alıyor anlayamadım.
Maçı televizyondan seyrederken Sergen Yalçın'ın yüz ifadesi de dikkatimi çekti.
Ne olacak halimiz der gibi bir ifade ile bakıyordu. Fakat bu her halde kendi kariyer için duyduğu bir endişe idi.
Muhakkak ki artık hem ligde hem de Avrupa'da alınan bu sonuçların kendi pozisyonunu da tehdit ettiğinin farkında olmalı.
Sergen Yalçın'ın Beşiktaş'ta kalması için daha iyi sonuçlar alması lazım. Yoksa Sergen bizim evladımız gibi düşünceler onu Beşiktaş'ta tutmaya yetmez.
İşin açıkçası Avrupa'da kalabilmek için mutlak bir galibiyet almaları gereken maçta Beşiktaşlı futbolcuların aynı amatörlükleri yapmayacaklarını düşünüyordum.
Ne var ki öyle olmadı. Beşiktaş bir kere daha herkesi üzen farklı bir mağlubiyet aldı.
Her şeyden önce şunu sormak lazım. Bir kadro oluşturuluyor ve bu kadro oluşturulurken özellikle Şampiyonlar Ligi düşünülerek transferler yapılıyor.
Fakat öyle bir durum var ki bunları tam ihtiyacınız olduğu maçlarda nedeni belli olmayan sakatlıklar ile kullanamıyorsunuz.
Bunlar müzmin sakatlar mı? Bilinmiyor. Eğer öyleyse bunları transfer etmek yanlış değil mi?
Asıl şaşılacak durum bu transferlerden biri olan Teixeira'yı yedek başlatıyorsunuz.
Şampiyonlar Ligi için kadro kurulacak fakat en önemli transferlerinizden biri Şampiyonlar Ligi maçında yedek olacak. O zaman niye transfer edildi.
Üstelik bu kadro Türkiye'nin 127 milyon avro ile en kıymetli kadrosu ve Şampiyonlar Ligi'nde puanı yok.
Berabere dahi kalmamış yani. Durum o derece üzücü.
Her şeye rağmen maçın teknik analizini yapmaya çalışalım.
Sergen Yalçın orta sahada Mehmet Topal ve Josef ikilisiyle başlayıp dirençli bir merkez kurgulamak istemiş gibi görünüyordu.
Beşiktaş ilk on dakika içinde oyunu rakip sahada tutabilecekmiş izlenimi de veriyordu.
Beşiktaş maça önde oynayarak başladı.
Gerisinde de geniş boş alan bırakmaktan çekinmedi. Her halde bu dakikalarda Sporting de Beşiktaş'ı bir miktar tartıyordu.
Nitekim 9. ve 11. dakikalarda ilki direkten dönen olmak üzere iki net pozisyon bulan Sporting oyunun kontrolünü ele almaya başladı.
Beşiktaş'ın ilk planı tutmadı. Daha fazla risk almadan kendi yarı sahasında çoğaldı. Sporting ise önce biraz oyunu soğuttu.
Sporting’den hızlı ve ani ataklar görmedik.
Tam oyun bu kıvamda giderken ilk amatör hata Rıdvan'dan geldi. Rıdvan ceza sahası içinde hakeme göstere göstere rakibini itti ve penaltıya neden oldu.
Penaltının golle sonuçlanması üzerine ise Sporting'in cesaretlenip Beşiktaş'ın dağılışını seyrettik.
Örneğin üçüncü golde Mehmet Topal golü atan Paulinho'nun orta sahada yanından geçip gitmesini seyretti.
Öncesinde Rıdvan Paulinho'ya pası veren Sporting'li oyuncuya hamle dahi yapamadı.
Dördüncü golde Beşiktaş'ın sağ beki Necip'in bölgesi bomboştu. Sporting'li Reis'in bu bölgeden yaptığı ortada Welinton golü atan Sarabia'ya adeta asist yapar gibi pas verdi.
Bütün bu hatalar Şampiyonlar Ligi seviyesine yakışmayan amatörlükler.
Maç 4-0 olunca Sporting daha fazla yüklenmedi.
Bütün bu olanlara rağmen Beşiktaş 71. dakikada Ghezzal'ın boş kaleye kafayla gol atamadığı bir pozisyon dahi buldu.
Sergen Yalçın'ın değişikliklerini anlamak mümkün değil. Nisbeten bir şeyler yapmaya çalışan Ghezzal'ı neden oyundan alıyor anlayamadım.
Maçı televizyondan seyrederken Sergen Yalçın'ın yüz ifadesi de dikkatimi çekti.
Ne olacak halimiz der gibi bir ifade ile bakıyordu. Fakat bu her halde kendi kariyer için duyduğu bir endişe idi.
Muhakkak ki artık hem ligde hem de Avrupa'da alınan bu sonuçların kendi pozisyonunu da tehdit ettiğinin farkında olmalı.
Sergen Yalçın'ın Beşiktaş'ta kalması için daha iyi sonuçlar alması lazım. Yoksa Sergen bizim evladımız gibi düşünceler onu Beşiktaş'ta tutmaya yetmez.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe için hazin son / 03.04.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025