logo
06 NİSAN 2025

AL-DA-TI-LI-YO-RUZ

30.05.2001 00:00:00
Hububat krizinin popüler siyasal tartışmaları bir yana, asıl sorunun 20 milyon çiftçinin kaynayamayan kazanında yaşandığını aktaralım. IMF endeksli politikalarla ve adeta bir gizli elin himayesinde Türk ziraati, bugün son nefesini vermek üzere. Maliyetinde altında uygun görülen fiyatlarla üretim yapmanın bugün hiçbir anlamı kalmamıştır. Bu nedenle çıkın Anadolu'ya bakın, nadasa bırakılmış yüzbinlerce dekar tarlalar görürsünüz.

Tarım Bakanlığı'nın rakkamları

Tarım bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in tartışmalar nedeniyle bir zafer gibi açıkladığı 164 bin liralık hububat alım fiyatı, aslında çiftçiye buğday üretmeyin mesajı vermekten başka bir anlam taşımıyor. Kilo başına hububat maliyeti TZOB'ne göre 210.000 TL, en düşük fiyatı çıkaran Tarım Bakanlığının gizli bilgilerine göre ise 158.000 TL'yi buluyor. Konunun uzmanları ise skalayı 160 ila 190 bin TL arasında tutuyorlar.

Tarım bakanlığının kendi verilerinden yola çıktığımızda dahi, çiftçinin kilo başına kazanacağı fiyat sadece 6,000 TL'sı.

Fiyatları kurtarmayan çiftçi toprağa gübre atamıyor yada sulama yapamıyor. Dikkat ederseniz nüfusumuz ve teknoloji hızla artmasına rağmen, hububat üretmemiz son 20 yıldır neredeyse artmıyor. 16-17 milyon tona kilitlenmiş bir hububat üretimiyle karşı karşıyayız.

Bu konuyla ilgili son notumuzu koyalım. Kemal Derviş ve IMF ağzı, dünyada buğday fiyatlarının gerilediğini, Türkiye'de fiyatların Avrupa ve ABD ortalamasının üzerinde olduğunu iddia ediyor. Bir kere şunu hatırlatalım 1994'de ton başına 235 $ olan fiyat bugün 150 kadar düşürüldü.

İkincisi fiyatlar belirlenirken asıl olan maliyettir. Şayet siz üretimi pahalıya mal ediyorsanız bunun acısını çiftçiden çıkaramazsınız. Maliyete göre fiyatı belirler, şayet dünyayla arada bir fark varsa müdahale fiyata geçer, orantısızlığa da telafi ödeme yaparsınız.

Hokkabazlık

Türk tarımını bekleyen asıl tehlikeyi ise henüz kimse fark edebilmiş değil. Türkiye IMF'ye verdiği veya verdirtildiği sözler çerçevesinde, alım fiyat garantisinden ve cüz'i subvansiyonlardan da vazgeçiyor. Doğrudan gelir desteği adı altında bir uygulamaya geçiliyor ki bu konuda tarımı öldürme amacı dışında bir pratik

netliği de yok.

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğunuz hiçbir Tarım Bakanlığı yetkilisi, açık bir ifadede bulunamıyor. Ancak yayınlanan yönergedeki pilot uygulamaya bakarsak 200 dekara kadar toprağı olan köylüye, dekar başına 5 dolar doğrudan gelir desteği öngörülüyor. Yani üretimi desteklemek yerine, sadece tarla sahibi olmanız bu meblağı almanız sonucunu sağlayacak.

İlk bakışta nasıl olur dedirten soru bir sonraki adımda ise hayret ünlemine yerini bırakıyor. Türkiye'de köylünün %30-35'i ortalama 20 dekar toprağa sahip. Bu durumda 1.400 Milyon çiftçi ailesinin eline doğrudan gelir desteği olarak sadece 100 $ para geçecek.

Akıl alır bir uygulama gibi görünmeyen bu yöntemi, üstelik ABD ve Avrupa'da uyguluyormuş gibi Türkiye'ye yutturmaya çalışıyorlar. Oysa bu yöntem sözkonusu ülkelerde diğer uygulamaların yanında tekil bir araç olarak icra ediliyor. Bir konuda çok artan tarımsal üretimi bir başka ürüne kaydırmak için uyguluyorlar.

Sıkı durum şu notu da ekleyelim. 2 yıl sonra bu uygulamaya da son verilecek! Türk tarımı hiçbir şekilde desteklenmeyecek.

Dezenformasyon

Tablo aslında son derece net: Türkiye'de tarım yapılması istenmiyor. Dışardan, ithalata geçin mesajı veriliyor. Tabii Ankara'nın parası olmadığına göre gelsin dış borç ve tabii dış bağımlılık.

Bu arada bir not daha ekleyelim. Dün ve bugün ajanslara geçen notlarda tarıma 10 milyar $ subvansuyon yapıldığı bilgileri yayıldı. Hiçbir uzmana bunu doğrulatamadık. Prof Dr. Gürol Ergin toplam desteğin 1.4 Milyar $ olduğunu, sözkonusu edilen rakamın subvansiyonu değil alım için ödenen toplam parayı ifade ettiğini söyledi.

Bir dezenformasyon yapılmaya çalışıldığını da böylece aktarmış olalım. Acaba bu notun, dışardan siyasal taleplere açık hale getirildiğimiz süreçle ilgisi var mı?

GAP'la gelen yanlışlar

Türkiye'nin umutlarını verdiği GAP'tan da, hiç iyi sinyaller gelmiyor. 25 bin dekarlık alanda tuzlanma ve çoraklaşma tehlikesi baş göstermiş durumda. Yanlış uygulamalar nedeniyle şimdiden 5 bin dekar verimli toprağı kaybettik.

Asıl sorun ise GAP'la ilgili öncelikleri yanlış tayinde yatıyor. Yıllık 1 milyar $ aktarılması gereken GAP'a sadece 500-600 milyon $ para verilebilirken, bu parada sulama yatırımları yerine enerji ve sosyal alanlara gidiyor.

GAP'ta Enerji gerekleşme oranı % 75, sosyal konular % 50'lerde iken, sulamada bu oran % 12.8'e kadar geriliyor. Aynı hızla gidilirse sulama projeleri ancak 60 yıl sonra bitmiş olacak.

Barajların ortalama ömürleri sadece

50 yıl!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Ahmet Erimhan / diğer yazıları
BYD'nin dev araç gemisi Türkiye'ye ulaştı
Tek seferde 7 bin otomobil getiriyor
Ara tatil bitiyor
Yarın ders zili çalacak
Türk tarımı da 'YAŞ'a' takıldı
TZOB Başkanı Bayraktar tarımdaki gerçeği açıkladı
Samsun'da feci kaza
iki araç çarpıştı: 5 ölü
Trump ve Federal Reserve
Ekonomik politikalar üzerine çatışma
ABD'nin 50 eyaletinde yüz binler Trump’a karşı sokağa çıktı
‘Bizim adımıza dünyada düşmanlar ediniyor’
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
BYD'nin dev araç gemisi Türkiye'ye ulaştı
Tek seferde 7 bin otomobil getiriyor
Ara tatil bitiyor
Yarın ders zili çalacak
Türk tarımı da 'YAŞ'a' takıldı
TZOB Başkanı Bayraktar tarımdaki gerçeği açıkladı
Samsun'da feci kaza
iki araç çarpıştı: 5 ölü
Trump ve Federal Reserve
Ekonomik politikalar üzerine çatışma
ABD'nin 50 eyaletinde yüz binler Trump’a karşı sokağa çıktı
‘Bizim adımıza dünyada düşmanlar ediniyor’
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.