Yusuf Kırtorun dostumuz yatmıştı ama önüne binaen "bizde tekrarlayalım. Bir farkla ki aşağıda aktaracağımız metnin kime ait olduğunu, yazıyı okuduktan sonra açıklayacağım. Bakalım siz bu sözlerin sahibini bulabilecek misiniz?
"Amerikalılar Türkiye'yi adil olmayan bir şekilde eleştiriyor .Sanki Türkiye'nin isteksizilği Irak'ta olumsuz koşulları doğurmuş gibi. Ancak bizim verdiğimiz destek ortada. Türkiye'nin Irak savaşı esnasında Hava sahasını açtığını ve Irak'a asker gönderme kararını (7 Ekim tezkeresi) unutuyorsunuz.
İlişkilerde temel konulara odaklanmalıyız. Bazı aşırı düşene üretenlere veya radikallere değil.
Eric Edelman'ın görevden ayrılmasına çok üzüldüm. Kendisi çok iyi bir diplomattı.
Türkiye ilk ABD arasında Suriye ve İran'a bakış konusunda bir farklılık yoktur. Türkiye her fırsatta Suriye'ye Lübnan'dan asker çekmesi mesajını vermiştir. İran'da nükleer silah bulunması en çok Türkiye'yi rahatsız eder.
Türkiye her zaman batının, modern ülkelerinin davasına yardımcı olmuştur."
Evet bu sözlerin devamı da ama isterseniz biz burada soluklanalım. Daha fazlasını kaldırmak çünkü gerçekten mümkün değil.
***
Bu dehşetengiz açıklamaların sahibini muhterem okur, uzaklarda, mesela Muz Cumhuriyeti'nde ya da Ortadoğu'da ABD'nin 52. eyaleti işlevindeki prensliklerde aramayın.
Açıklama 5000 yıllık tarihi olan Osmanlı İmparatorluğu'nun 70 milyonluk varisi Türkiye'nin göbeğinden geliyor.
Adres Murat Mercan.
Kim bu Mercan?
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün sağ kolu. Milletvekili ve Hükümette sıralamaya koysanız ağırlı itibariyle ilk beşte yer alır.
İşte bu Mercan özelde Gül, genelde de hükümet ve başbakan adına yukarıda insanın tüylerini diken diken eden açıklamayı yapıyor. Bir cümlesini tekrarlayalım Murat Mercan'ın:
"Türkiye-modern ülkelerin ve Batı'nın davasına yardımcı olmuştur.
Mercan'ın söylediklerinin tercüme ve açıklamaya ihtiyaç duyduğunu sanmıyorum.
Ama isterseniz şu son cümle için iki laf edelim.
Murat Mercan diyor ki;
"AKP hükümeti ABD, AB ve İsrail'e, bir haçlı savaşı olarak ortaya çıkan Irak'ın işgali de dahil olmak üzere her konuda hizmet etmiştir.
"Ne istediniz de yerine getirmedik!"
Hatırlars ınız belki Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Tezkerenin reddi ile birlikte ABD'den gelen eleştiriler üzerine şöyle bir açıklama yapmıştı:
"Konuşturmayın beni. Irak savaşı sırasında ABD verdiğimiz desteği açıklarsam bizi eleştirenler utanır."
Görüyorsunuz işte, emin olun İsmail Cem'i mumla aratacak bir Dışişleri Bakanımız var. Belli ki Bakan, Türkiye'nin çıkarlarını dışarıya kabul ettirmek için değil, dışarının menfaatlerini içeriye hazmettirmek için görev yapıyor. Bunun adına da "reel politik" ya da "Türkiye'yi yalnız bıraktırmama politikası" diyor.
Cumhuriyet tarihinde ben böyle bir Dışişleri Bakanı görmedim.
Duyan işiten varsa beri gelsin
**
Abdullah Gül, ABD-İsrail'i memnun etmeyi, "bizzat" veya "Murat Mercan" gibi isimlerle "her türlü hizmete talibiz efendim" rolünü oynamayı bir meziyet zannediyor.
Kendileri, biliyorsunuz Mercan'ın ABD ziyaretinin ardından medya plazalara çıktı. Washington'dan aldığı "aferin bize hizmet edebilirsin" payesini Doğan gurubu patronu ve köşe yazarlarıyla paylaştı.
Sonrası malum. Bir omuz darbesi ile TCK ertelendi. Böylece Cumhurbaşkanlığı rüyalarını gören Cemil Çiçek paralanmış oldu. Ardından gelsin pembe manşetler...
Müthiş büyümüşüz de, ihracat artmış da, turizm patlayacakmış da...
İşte bu bizim hikayemiz muhterem okur. İçinde acı, dram, satış ne ararsan var.
Ama birde tarih var. Ben, Abdullah Gül'ü tarihin bir cümle ile yazacağına eminim. Onun ne olduğunu da siz tahmin edin.,
"Amerikalılar Türkiye'yi adil olmayan bir şekilde eleştiriyor .Sanki Türkiye'nin isteksizilği Irak'ta olumsuz koşulları doğurmuş gibi. Ancak bizim verdiğimiz destek ortada. Türkiye'nin Irak savaşı esnasında Hava sahasını açtığını ve Irak'a asker gönderme kararını (7 Ekim tezkeresi) unutuyorsunuz.
İlişkilerde temel konulara odaklanmalıyız. Bazı aşırı düşene üretenlere veya radikallere değil.
Eric Edelman'ın görevden ayrılmasına çok üzüldüm. Kendisi çok iyi bir diplomattı.
Türkiye ilk ABD arasında Suriye ve İran'a bakış konusunda bir farklılık yoktur. Türkiye her fırsatta Suriye'ye Lübnan'dan asker çekmesi mesajını vermiştir. İran'da nükleer silah bulunması en çok Türkiye'yi rahatsız eder.
Türkiye her zaman batının, modern ülkelerinin davasına yardımcı olmuştur."
Evet bu sözlerin devamı da ama isterseniz biz burada soluklanalım. Daha fazlasını kaldırmak çünkü gerçekten mümkün değil.
***
Bu dehşetengiz açıklamaların sahibini muhterem okur, uzaklarda, mesela Muz Cumhuriyeti'nde ya da Ortadoğu'da ABD'nin 52. eyaleti işlevindeki prensliklerde aramayın.
Açıklama 5000 yıllık tarihi olan Osmanlı İmparatorluğu'nun 70 milyonluk varisi Türkiye'nin göbeğinden geliyor.
Adres Murat Mercan.
Kim bu Mercan?
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün sağ kolu. Milletvekili ve Hükümette sıralamaya koysanız ağırlı itibariyle ilk beşte yer alır.
İşte bu Mercan özelde Gül, genelde de hükümet ve başbakan adına yukarıda insanın tüylerini diken diken eden açıklamayı yapıyor. Bir cümlesini tekrarlayalım Murat Mercan'ın:
"Türkiye-modern ülkelerin ve Batı'nın davasına yardımcı olmuştur.
Mercan'ın söylediklerinin tercüme ve açıklamaya ihtiyaç duyduğunu sanmıyorum.
Ama isterseniz şu son cümle için iki laf edelim.
Murat Mercan diyor ki;
"AKP hükümeti ABD, AB ve İsrail'e, bir haçlı savaşı olarak ortaya çıkan Irak'ın işgali de dahil olmak üzere her konuda hizmet etmiştir.
"Ne istediniz de yerine getirmedik!"
Hatırlars ınız belki Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Tezkerenin reddi ile birlikte ABD'den gelen eleştiriler üzerine şöyle bir açıklama yapmıştı:
"Konuşturmayın beni. Irak savaşı sırasında ABD verdiğimiz desteği açıklarsam bizi eleştirenler utanır."
Görüyorsunuz işte, emin olun İsmail Cem'i mumla aratacak bir Dışişleri Bakanımız var. Belli ki Bakan, Türkiye'nin çıkarlarını dışarıya kabul ettirmek için değil, dışarının menfaatlerini içeriye hazmettirmek için görev yapıyor. Bunun adına da "reel politik" ya da "Türkiye'yi yalnız bıraktırmama politikası" diyor.
Cumhuriyet tarihinde ben böyle bir Dışişleri Bakanı görmedim.
Duyan işiten varsa beri gelsin
**
Abdullah Gül, ABD-İsrail'i memnun etmeyi, "bizzat" veya "Murat Mercan" gibi isimlerle "her türlü hizmete talibiz efendim" rolünü oynamayı bir meziyet zannediyor.
Kendileri, biliyorsunuz Mercan'ın ABD ziyaretinin ardından medya plazalara çıktı. Washington'dan aldığı "aferin bize hizmet edebilirsin" payesini Doğan gurubu patronu ve köşe yazarlarıyla paylaştı.
Sonrası malum. Bir omuz darbesi ile TCK ertelendi. Böylece Cumhurbaşkanlığı rüyalarını gören Cemil Çiçek paralanmış oldu. Ardından gelsin pembe manşetler...
Müthiş büyümüşüz de, ihracat artmış da, turizm patlayacakmış da...
İşte bu bizim hikayemiz muhterem okur. İçinde acı, dram, satış ne ararsan var.
Ama birde tarih var. Ben, Abdullah Gül'ü tarihin bir cümle ile yazacağına eminim. Onun ne olduğunu da siz tahmin edin.,
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ahmet Erimhan / diğer yazıları
- Sahili olmayan umman / 14.04.2022
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 09.06.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 06.06.2021
- Birlik ve beraberlik ölümden başka her şeyi yener / 17.05.2021
- Ermeni Meselesi ve Gerçekler / 25.04.2021
- Osmanlı İslamı / 18.04.2021
- Sensizlik, benim şiirim / 11.04.2021
- Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder / 04.04.2021
- Dünya bir leştir, taliplileri köpektir! / 28.03.2021
- Rüzgâr eken fırtına biçer / 23.03.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 09.06.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 06.06.2021
- Birlik ve beraberlik ölümden başka her şeyi yener / 17.05.2021
- Ermeni Meselesi ve Gerçekler / 25.04.2021
- Osmanlı İslamı / 18.04.2021
- Sensizlik, benim şiirim / 11.04.2021
- Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder / 04.04.2021
- Dünya bir leştir, taliplileri köpektir! / 28.03.2021
- Rüzgâr eken fırtına biçer / 23.03.2021