Çalışınız, tâ ki, kalbinize O'nun yakınlık kapısı kapanmasın. Akıllı kimselerden olunuz. Şu anda içinde bulunduğunuz hâl, hiçbir işe yarar değil. Aklı başında olan, büyük kimse ile olunuz. Allah'ın hükmünü bilen ve O'nun bilgisine inanmış olan zâtla sohbete devam ediniz. Felahı bulmuş kimseyi görmeyen, felah yolunu bulamaz. O kimse ki, âlim ve ilmi ile âmil olan zâtlarla olmaz, o ancak bir kesekten -kurumuş çamur parçasından- ibarettir. Onun ne önderi, ne de bir ana merkezi vardır. O ki, Hak ile sohbet eder, onu bulunuz.
Sizden kim olursa olsun, ortalığı gece karanlığı kapladığı zaman, halkın sesi çekildiği ve uyudukları anda kalksın. Abdest alsın ve iki rekât namaz kılsın. Ve desin: "Allah'ım, kullarından sâlih olan, Zât'ına yakınlık bulan birini bana göster. O, beni Sana iletsin ve Zât'ına varan yolu göstersin."
Her biriniz anlatılan zamanda kalkmalı ve bu duayı okumalı. Çünkü sebep gerek. Sebepsiz yol, alınmaz. Bununla beraber Allah, kuluna peygambersiz ve öndersiz doğru yolu nasip eder. Akıllı olunuz. Bulunduğunuz hâlin hayrı yoktur. Dalmakta olduğunuz gafletten ayık durunuz.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur: "Bir kimse kendi görüşü ile yetinirse yoldan sapar."
İman çehrene ayna olacak birini ara. Bir aynaya baktığın zaman yüzündeki rengi, başındaki amâmeyi -dinî kisveyi- ve saçlarının akını, karasını gördüğün gibi o imanlı kimsenin de yüzüne baktığında iman hâlini öylece görürsün. İşte o iman sahibini ara.
Akıllı ol, bu heves neye? "Benim muallime ihtiyacım yok" dersin.
Hâlbuki Peygamber Efendimiz (s.a.v) herkesin bir öğreticiye mutlaka muhtaç olduğunu anlatmak için şöyle buyurur: "Bir imanlı, öbür imanlı için aynadır."
Bir iman sahibinin imanı kemal bulursa, cümle halka ayna olur; din çehrelerini onda görürler. İmanlı, bir konuşma yapsa, halk, ona yakın oldukça kötü hâllerini iyiye çevirebilirler.
Bu nasıl arzudur ki, her yanınızı sarmış. Her an Allah'tan dilediğiniz, yemek, içmek, giymek ve evlenmek… Allah'tan daim bunların artmasını ister oldunuz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.