Danimarka Başbakanı Rasmussen, dün AKP lideri Erdoğan ile düzenlediği basın toplantısında, AB Dönem Başkanı olarak "Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusunda" yine isteksiz konuştu
AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan AB Dönem Başkanı Danimarka'nın Başbakanı Başbakanı Anders Fogh Rasmussen ile görüştü. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında Rasmussen, Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusunda yine yan çizdi.
Türkiye taahhüt mektubu verdiRasmussen, Türkiye'ye AB üye adayı ülke olarak bir çifte standart uygulanmadığını savunarak, "Kriterler kağıt üzerinde değil, gerçek hayatta yerine getirilmelidir. Türkiye bunları tamamlarsa bir tarih verilecektir" dedi.Rasmussen, Erdoğan'ın, Türkiye'nin taahhütlerini içeren ve daha önce talep edilen mektubu kendisine sunduğunu bildirdi. Mektupta, hükümetin TBMM'ye sevkettiği reformların anlatıldığını kaydeden Rasmussen, Türk hükümetinin kararlılığını sürdürdüğünü ifade etti. Rasmussen, "Türkiye'nin adaylıklailgili durumu perşembe-cuma günü kararlaştırılacak" dedi.
Erdoğan: Çifte standart uygulanıyorAKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, AB'nin "Türkiye'ye hala bir müzakere tarihi verilmeyişinin çifte standardın ta kendisi" olduğunu söyledi.
Tayyip Erdoğan, "AB, Türkiye'yi üyeliğe kabul etse de etmese de, müzakere tarihi verse de vermese de, Kopenhag kriterlerini insanımızın yaşam standardını yükseltmek için yapacağız. Avrupa Birliği bizi alsın diye değil" dedi. Erdoğan, oluşan bu duygusal zeminin zedelenmesi durumunda, AB'ın bundan sonrasının neticesine katlanması gerektiğini ifade ederek, "bunun neticede bir barış dünyası için hiç hayırlı olmayacağını, ekonomideki gelişmeler için hayırlı olmayacağını" bildirdi.
Bir tek Türkiye dışlandıKopenhag kriterleri uygulama alanı olarak değerlendirildiğinde, bu kriterlerin tamamını yerine getiremediği halde müzakere tarihi alan Lüksemburg zirvesinde 6 ülke, Helsinki zirvesinde de 6 ülke görüldüğünü ifade eden Erdoğan, bu gerçeklerin ortada olduğunu belirtti. Erdoğan, "Fakat şu anda tek ülke kaldı. O da Türkiye. Türkiye'ye hale bir müzakere tarihi verilmeyişi çifte standardın ta kendisidir. Burada bunu başka türlü izah etmek mümkün değildir" diye konuştu.
AB samimi değilTürkiye'de iktidar ve muhalefetin çok kararlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, (Kopenhag kriterleri yerine geldiği zaman Türkiye müzakere tarihi alacaktır) yaklaşımının samimi bir yaklaşım olmadığını bildirdi. Erdoğan, "Çünkü Türkiye bu konuda adımlarını atmıştır" dedi. Açıklamaları sırasında Letonya örneği ve Çingeneler sorununa değinen Erdoğan, Letonya'da 1 milyon Rus bulunduğunu ve bunların halen vatansız muamelesi gördüğünü, ancak bu ülkenin çok kısa sürede üyeliğe kabul edileceğini ifade etti. AB sınırları içindeki 6 milyon Çingenenin de Kopenhag kriterleri çerçevesinde çok ciddi sorunlar yaşadıklarını anlatan Recep Tayyip Erdoğan, bunların komisyon raporlarında görülebileceğini belirtti.
AB çifte standarttan vazgeçmeliErdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "AB kendisini zedeleyecek olan çifte standarttan vazgeçmelidir. Eğer bu duygusal zemin zedelenirse kusura bakmayın AB bundan sonrasının neticesine katlanmalıdır ve bu neticede bir barış dünyası için hiç hayırlı olmaz, ekonomideki gelişmeler için hayırlı olmaz. Bunu bizim olgunlaştırmamız lazım ve bir barışta küreselleşmeyi gerçekleştirmemiz lazım."
AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan AB Dönem Başkanı Danimarka'nın Başbakanı Başbakanı Anders Fogh Rasmussen ile görüştü. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında Rasmussen, Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusunda yine yan çizdi.
Türkiye taahhüt mektubu verdiRasmussen, Türkiye'ye AB üye adayı ülke olarak bir çifte standart uygulanmadığını savunarak, "Kriterler kağıt üzerinde değil, gerçek hayatta yerine getirilmelidir. Türkiye bunları tamamlarsa bir tarih verilecektir" dedi.Rasmussen, Erdoğan'ın, Türkiye'nin taahhütlerini içeren ve daha önce talep edilen mektubu kendisine sunduğunu bildirdi. Mektupta, hükümetin TBMM'ye sevkettiği reformların anlatıldığını kaydeden Rasmussen, Türk hükümetinin kararlılığını sürdürdüğünü ifade etti. Rasmussen, "Türkiye'nin adaylıklailgili durumu perşembe-cuma günü kararlaştırılacak" dedi.
Erdoğan: Çifte standart uygulanıyorAKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, AB'nin "Türkiye'ye hala bir müzakere tarihi verilmeyişinin çifte standardın ta kendisi" olduğunu söyledi.
Tayyip Erdoğan, "AB, Türkiye'yi üyeliğe kabul etse de etmese de, müzakere tarihi verse de vermese de, Kopenhag kriterlerini insanımızın yaşam standardını yükseltmek için yapacağız. Avrupa Birliği bizi alsın diye değil" dedi. Erdoğan, oluşan bu duygusal zeminin zedelenmesi durumunda, AB'ın bundan sonrasının neticesine katlanması gerektiğini ifade ederek, "bunun neticede bir barış dünyası için hiç hayırlı olmayacağını, ekonomideki gelişmeler için hayırlı olmayacağını" bildirdi.
Bir tek Türkiye dışlandıKopenhag kriterleri uygulama alanı olarak değerlendirildiğinde, bu kriterlerin tamamını yerine getiremediği halde müzakere tarihi alan Lüksemburg zirvesinde 6 ülke, Helsinki zirvesinde de 6 ülke görüldüğünü ifade eden Erdoğan, bu gerçeklerin ortada olduğunu belirtti. Erdoğan, "Fakat şu anda tek ülke kaldı. O da Türkiye. Türkiye'ye hale bir müzakere tarihi verilmeyişi çifte standardın ta kendisidir. Burada bunu başka türlü izah etmek mümkün değildir" diye konuştu.
AB samimi değilTürkiye'de iktidar ve muhalefetin çok kararlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, (Kopenhag kriterleri yerine geldiği zaman Türkiye müzakere tarihi alacaktır) yaklaşımının samimi bir yaklaşım olmadığını bildirdi. Erdoğan, "Çünkü Türkiye bu konuda adımlarını atmıştır" dedi. Açıklamaları sırasında Letonya örneği ve Çingeneler sorununa değinen Erdoğan, Letonya'da 1 milyon Rus bulunduğunu ve bunların halen vatansız muamelesi gördüğünü, ancak bu ülkenin çok kısa sürede üyeliğe kabul edileceğini ifade etti. AB sınırları içindeki 6 milyon Çingenenin de Kopenhag kriterleri çerçevesinde çok ciddi sorunlar yaşadıklarını anlatan Recep Tayyip Erdoğan, bunların komisyon raporlarında görülebileceğini belirtti.
AB çifte standarttan vazgeçmeliErdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "AB kendisini zedeleyecek olan çifte standarttan vazgeçmelidir. Eğer bu duygusal zemin zedelenirse kusura bakmayın AB bundan sonrasının neticesine katlanmalıdır ve bu neticede bir barış dünyası için hiç hayırlı olmaz, ekonomideki gelişmeler için hayırlı olmaz. Bunu bizim olgunlaştırmamız lazım ve bir barışta küreselleşmeyi gerçekleştirmemiz lazım."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.