Bu yıl elektriğe yüzde 40'ın, doğal gaza da yüzde 35'in üzerinde zam gerçekleşti. Hemen hemen bütün maliyet unsurlarına yüzde 100'lere varan zamlar geldi. Doğal olarak bu zamlar mamul fiyatlarına yansıdı ve reel olarak yüzde 40'lar düzeyinde bir enflasyona yol açtı. Tabii hükümet gerekli gereksiz birçok ürünü enflasyon sepetine koyarak bu oranı düşük göstermeye çalışıyor. Böylece vatandaş iki defa darbe yiyor: birincisi, artan ürün fiyatlarından, diğeri ise düşük gösterilen enflasyon rakamı sebebiyle maaşlarına yapılan yetersiz zamdan. Vatandaşın geliri yıllardır eriyip gidiyor.Peki, gerçekten bu zamların yapılması gerekiyor mu, bu bizim kaderimiz mi? Yoksa bir çözüm var da biz mi uygulamıyoruz?Öncelikle çözüme ulaşmak için, çözümü doğru yerde aramak lazım. Çözümü problemlerimizi çözmememizi isteyen iradelerden akıl alarak bulmaya çalışırsak asla sonuca ulaşamayız. Ki şu an yaptığımız maalesef budur. Şu an akıl aldığımız IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşlar, coğrafyamız üzerinde asırlarca emelleri olan, dün önümüze Sevr'i koyan ya da koyanlarla beraber olanların sözcülüğünü yapmaktadır.Bu gerçekler göz önünde bulundurulduğunda tabii ki bize topraklarınızı, madenlerinizi, şirketlerinizi satın, para basmayın, faizle borç alın, kendi kaynaklarınızı kullanmayın, ithalat yapın, tarım nüfusunu azaltın, tarıma kotalar koyun, desteklemeyin tarzında ekonomimizi tamamen bitirecek tavsiyelerde bulunacaklardır. Bu tavsiyeler Batılı ülkelerin Türkiye üzerindeki çıkarlarına hizmet etmektedir, ama bize en ufak bir faydası yoktur ve olmayacaktır.Şimdi gelelim zamlara. Bu tavsiyelerin sonucu elbette ki sürekli zam olacaktır.Bunlar Türkiye'nin kaderi değildir. Bu konuda çözümleri Prof. Dr. Haydar Baş'ın dünyaca ünlü Milli Ekonomi Modeli ortaya koymaktadır. Altını çizerek ifade etmemizde fayda var, bu Model, 400'ü aşkın yerli ve yabancı bilim adamının iştirak ettiği, 4 adet uluslararası kongrede ele alınmış ve sadece Türkiye'nin değil, dünyada yaşanan ekonomik problemlerin de çözümü olarak ilan edilmiştir. Başta, Rusya, ABD, Venezuella, Brezilya olmak üzere bir çok ülkede de kısmen uygulanmaktadır ve ciddi olumlu neticeler alınmaktadır. Bu çözüm modelinde özetle şöyle ifade ediliyor:Türkiye'nin bilimsel verilerle 3 katrilyon dolarlık yeraltı kaynağı mevcuttur. Bunlar devlet-millet ortklığıyla işletilmelidir. Bunların çoğu da petrol, doğal gaz, kömür gibi enerji kaynakları. Modelde, bu kaynaklar devreye konulduğunda, artı akarsularımıza yapılacak daha küçük baraj çalışmalarıyla, bırakın elektriğe sürekli zam yapılmasını, 18 ay sonra elektriği bedava verileceği açıklanıyor.Başka? Modelde, finans kaynağı olarak faizle borç alınan yabancı para değil, kendi yerli paramız kullanılmalıdır deniliyor. Üretim mukabili senyoraj hakkı kullanılarak para basılmalı ve tüketici sosyal projelerle desteklenerek alım gücü artırılmalı, üretici ise sıfır faizli kredilerle ayağa kaldırılmalıdır. Yeri gelmişken şunu da ifade edelim, tüketim canlandırılmadan ve maliyetler aşağıya çekilmeden üreticiye verilen sıfır faizli krediler üreticinin batması demektir. Başka? Modelde tarım köylüsüne daha tarlasına tohumunu ekmeden yüzde 50 avans verileceği, ürününe devlet alımı garantisi verileceği, gerek ürün ve tarlanın, gerekse çiftçinin sigortalanacağı, ürün fiyatlarını çiftçilerin belirleyeceği ve üretim ile tüketim arasındaki aracıların kaldırılacağı ifade ediliyor. Bu daha fazla üretim, daha ucuz gıda demektir.Daha bir çok misal verilebilir, ama bu kadar kafidir diye düşünüyorum.Kısaca tekrar ifade etmek gerekirse, zamlar Türkiye'nin kaderi değildir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026






























































































