logo
17 ŞUBAT 2026


Yazı Dizisi: Ali Rıza Bayzan Amerika İslam Dünyasından ne istiyor' (8) "Amerikan Misyoner Örgütleri'nin Türkiye'deki Faaliyetleri".

21.10.2002 00:00:00
Yazı Dizisi: Ali Rıza Bayzan hazırlayan: ali rıza bayzan / www.bayzan.net/ arbayzan@hotmail.com

Amerika İslam Dünyasından ne istiyor? (8) "Amerikan Misyoner Örgütleri'nin Türkiye'deki Faaliyetleri"

1928 yılında Bursa Amerikan Kız Koleji'nde Müslüman kızların Hıristiyanlaştırılma-sının ortaya çıkarılmasından sonra bu okul da Atatürk'ün emriyle kapatılmış; ve misyonerlerin propaganda koşulları çok güçleştirilmiştir.

Misyoner kaynaklarında Türkiye'deki 1923-1961 yılları arasındaki dönem, kendi faaliyetleri açısından karanlık dönem olarak adlandırılır. 1961'den sonraki yıllarda misyonerlik faaliyetleri yeniden canlanmış, bilhassa 1980'li yıllarda çok sayıda Protestan misyoner Türkiye'ye gelerek, Hıristiyanlık propagandası yapmaya başlamışlardır.

Osmanlı Türkiyesi'nde daha çok Ermeni, Bulgar ve Rumları protestanlaştırmak ve Osmanlı'ya karşı kullanmak için uğraşan Amerikan Misyoner Örgütler Cumhuriyet Türkiyesi'nde de özellikle Süryaniler, Kürtler, Aleviler, Lazlar ve Yezidiler üzerinde çalışmaktadırlar.

Misyoner Örgütlerin azınlık sevdası

Amerika'nın İslam dünyasına yönelik politikasında Misyoner Örgütlerin faaliyetlerinin de önemli bir yeri vardır. Amerikan kökenli Misyoner Örgütler, yalnızca Hıristiyanlık propagandası yapmakla yetinmemekte, kendi ülkelerinin dış politikaları uyumlu bir biçimde özellikle etnik farklılıkları derinleştirmek ve yapay azınlıklar yaratmak için uğraşmaktadır. Sözü dolaylandırmaya gerek yok; Osmanlı Türkiyesi'nde daha çok Ermeni, Bulgar ve Rumları protestanlaştırmak ve Osmanlı'ya karşı kullanmak için uğraşan Amerikan Misyoner Örgütler Cumhuriyet Türkiyesi'nde de özellikle Süryaniler, Kürtler, Aleviler, Lazlar ve Yezidiler üzerinde çalışmaktadırlar.

Amerikalı misyonerler "American Board of Commissioners for Foreign Missions" adlı örgüte bağlı iki misyonerin 1820'de İzmir'e ayak basmalarıyla birlikte Anadolu topraklarında görülmeye başlanmıştır.

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türkiye'deki Protestan propagandanın başını sonradan isim değişikliğine uğramış olsa da ABCFM'dir. Amerikan misyoner örgütler XIX. yüzyılın başlarında dünyayı kendi aralarında paylaşmıştır.

Başta Anadolu olmak üzere Ortadoğu, "American Board of Commissioners for Foreign Mission"ın (kısa adıyla ABCFM) payına düşmüştür.(1)

Kalvinci geleneği dayanan ABCFM, "American Congregational Kilise" tarafından 1810 yılında Boston'da kurulmuştur.

İstanbul'daki ilk Protestan Kilisesi, 1846'da açılmıştır. 1850'de ise İngilizlerin baskısı sonucu Padişah'ın fermanı ile Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Protestanlar bağımsız millet statüsünü almışlardır. Şimdiki Protestan Ermeni kiliseleri bu dönemlerin ürünüdür.(2)

Okulların yanı sıra hastaneler ve basın-yayın misyoner faaliyetin diğer iki önemli alanıdır. Osmanlı İmparatorluğu'nda Protestan misyonerlerin gayr-i müslim azınlıkların etnik ayrılıkçılık hareketlerinde önemli etkileri olmuştur. Gittikleri yerlerde bulunan azınlıkların dillerini öğrenmişler, o dillerin gramerini tespit edip, o dillerde yayın yapmışlardır. İncil'i onların dillerine çevirmişler, hem onların dillerinde hem de İngilizce veren okullar açmışlar, okullarında o toplulukların ayrılıkçı liderlerini yetiştirmişlerdir. Bunlardan Ermeniler ve Bulgarlar(3) en önde gelenleri oluşturuyorlardı.

Çeşitli tarihlerde bölgeye gönderilen misyonerlerin görevlerini tanımlanırken, "Rumlara", "Ermenilere", "Musevilere", "Bulgarlara" gönderilen Misyoner deyiminin kullandığı görülmektedir."(4)

Anadolu'daki protestanlık propagandasına, 1870'ten itibaren "Board of Foreign Missions of the Presbyterian Church'de (BFMPC)" de katılmıştır.(5)

1913 yılından sonra iki yeni misyoner örgüt daha devreye girmiştir. Bu örgütler, çalışmalarına Tepebaşı'nda başlayan ve basın-yayın, spor ve eğitim alanlarında faaliyet gösteren Hıristiyan Genç Erkekler Cemiyeti (Young Men's Christian Association-YMCA) ve aynı bünyede çalışan Hıristiyan Genç Kadınlar Cemiyeti (Young Women's Christian Association-YWCA)'dir.(6)

Bu misyon grupları yayınladıkları dergilerle, dil kurslarıyla ve spor aktiviteleriyle, özellikle gençler üzerinde çalışma yapmışlardır.

Hıristiyan Genç Erkekler Cemiyeti'nin Türkiye'deki faaliyetleri

YMCA, Robert Koleji'nin himayesinde Türkiye'ye girmiştir. Genel sekreteri Wishard'ın 1891-2 öğretim yılında okulu ziyaretiyle birlikte YMCA'nın Robert Koleji kolu kurulmuş ve faaliyete geçmiştir. Cemiyetin başkanının kolejin öğretmenlerinden birisi oluyordu. Cemiyetin kolej örgütlenmesi ırk esasına dayanıyordu. Ermeni, Rum, Bulgar ve İngilizlerden oluşan dört grup oluşturulmuştu. Her grup kendi içinde ayda üç kez toplanmakta, ayda bir kez de bütün gruplar bir araya gelmekte idi. Kolejdeki protestanlık propagandası 1891'den itibaren YMCA aracılığı ile yürütülmüştür.(7)

YMCA ile ilgili olarak şunu da kaydedelim: "YMCA'nın İstanbul, Beyoğlu ve Çarşıkapı'da bulunan şubelerinde yüzücülük, voleybol, basketbol, atletizm, futbol, tenis gibi spor dallarında faaliyet gösteriliyordu. YMCA 1939 yılında bu faaliyetlerine ara verdi ve bir süre sonra "Amerikan Lisan ve Ticaret Dershanesi" adı altında çalışmalarına yeniden başladı. Bu kurum bugün ise, "Amerikan Lisan ve Sanat Kursu" adıyla çalışmalarına devam etmektedir.(8) Söz konusu kursun internette bir de web sitesi yer almaktadır. "Amerikan Lisan ve Sanat Kursu"nun YMCA ile şimdiki ilişkisi hakkında Okul Kurucusu ve Genel Müdür olan Oya Aşlak'a e-mail gönderdiysek de herhangi bir cevap alamadık. İnternette "Amerikan Lisan ve Sanat Kursu" hakkında yaptığımız bir taramada kursun medyada epeyce yer bulduğunu da gördük.(9)

Misyonerlikkarşısında Atatürk

I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sonrası Türkiye'de misyonerlik faaliyetlerinin bir durgunluk içerisine girmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında misyoner okullarının büyük bir kısmı kapanmış, misyonerler uygun bir "çalışma zemini" bulamadıkları için ülkelerine geri dönmüşlerdir.

Bu durum Protestanlar için de önemli ölçüde geçerli olmuştur. Cumhuriyet'in ilanından sonra Atatürk'ün kesin tavrı sayesinde Türkiye'de, Protestan propagandanın hızı neredeyse tümüyle kesilmiştir. Ancak bu dönemde yine de tekil propaganda faaliyetlerine rastlanmıştır.

1928 yılında Bursa Amerikan Kız Koleji'nde Müslüman kızların Hıristiyanlaştırılmasının ortaya çıkarılmasından sonra bu okul da Atatürk'ün emriyle kapatılmış(10) ve misyonerlerin propaganda koşulları çok güçleştirilmiştir.

Misyoner kaynaklarında Türkiye'deki 1923-1961 yılları arasındaki dönem kendi faaliyetleri açısından karanlık dönem olarak adlandırılır.

1961'den sonraki yıllarda misyonerlik faaliyetleri yeniden canlanmış, bilhassa 1980'li yıllarda çok sayıda Protestan misyoner Türkiye'ye gelerek, Hıristiyanlık propagandası yapmaya başlamışlardır.

Özal iktidarı, misyoner örgütler için dönüm noktası oldu

1980'li yıllardan itibaren ama daha çok Özal iktidarından sonra misyoner örgütler Türkiye'de olağanüstü bir propaganda süreci başlatmışlardır.

Mission Handbook'a göre bugün Türkiye'de 14 Amerikan misyonerlik kuruluşuna bağlı 45'i Amerikan, 9'u Türk vatandaşı olmak üzere, toplam 54 Protestan misyoneri faaliyet göstermektedir.

Eski adı American Board of Commissioners for Foreign Mission olan "United Church Board" hariç, Türkiye'de faaliyet gösteren Amerikan misyonerlik kuruluşlarının tamamı 1960'dan itibaren ülkemize gelmeye başlamışlardır.

Avrupalı ve diğer ülkelerden gelen Protestan veya diğer mezheplerden olan misyonerler bu rakamlara dahil değildir.

Geçen yüzyılda açıldığı halde Cumhuriyet döneminde kapatılmış Amerikan Protestan misyonerliğine bağlı eğitim kurumlarının bir kısmı Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV) tarafından yeniden açılmaktadır.(11) 1847 yılında Gaziantep'te kurulan Amerikan Koleji özel bir hemşirelik okulu olarak 1995 yılında yeniden açılmıştır.(12)

Patrick Johnstone tarafından hazırlanmış olan "Operation World" isimli esere göre, Türkiye'de başta Foreign Protestants ve Minority Indig Groups olmak üzere, bilhassa dört Protestan kilisesi faaliyet göstermektedir. Kendi kaynaklarına göre bunlardan birincisinin 32 cemaat halinde 3.500, ikincisinin 17 cemaat halinde 950 ve diğerlerinin de 4 cemaat halinde 520 üyesi vardır. Diğer bir söyleyişle, toplam dört ayrı örgüte bağlı 53 cemaat halinde 4.970 üye ve 12.564 kayıtsız sempatizanları vardır.

Bunların yanı sıra, Ankara ve İstanbul'da TEE (Theological Education by Extension) programları ve yine İstanbul'da bir İncil okulu başlatılmıştır.

Yeni Protestan kiliseleri açılmaktadır. Bu zamana kadar daha az ulaşılabilmiş Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde de faaliyetler hızlandırılmıştır. Kürtler, Aleviler ve Lazlar öncelikli olarak hedefledikleri topluluklardır. Bu durum misyonerlik faaliyetlerinin millî güvenlik açısından da bir risk oluşturduğunun somut bir göstergesidir.(13)

Misyonerlerin kendi kaynaklarından aktardığımız bu rakamların 1995 yılına kadar gelişmeleri kapsadığını da belirtelim. 1999-2000 tarihleri Milenyum ve İnanç Turizmi bahaneleri ile misyoner örgütlerin faaliyetlerinde tam bir patlama yaşanmıştır.

Osmanlı'dan günümüze "İnternational Congregations" örgütünün misyonerleri

Yukarıda sözünü ettiğimiz ABCFM ve BFMPC'nin de içinde bulunduğu "International Congregations" Osmanlı topraklarına misyonerlerini göndermeye başladığı ilk günden tüm faaliyetlerini sıkı bir emir komuta zinciri içinde yürütmüştür. Osmanlı'dan günümüze kadar "International Congregations"'un Türkiye'deki örgütlerinin başkanlığını şu misyonerler yapmıştır:

"William Goodell .................1832

H. G. O. Dwight ................................?

Wihelm Schauffler...............................?

Cyrus Hamlin.....................................?

Elias Riggs.......................18??-1862

Alex Thompson.....................1862-63

George Washburn...................1863-69

Alexander van Millingen...........1869-76

Isaac G. Bliss....................1876-79

John Irving.......................1879-80

A. D. Patterson...................1882-83

Robert Hannington.................1883-85

James Henderson...................1885-92

F. W. Anderson................... 1892-1901

Robert Frew...................... 1902-24

F. W. MacCallum.................. 1924-25

R. Clephane Macanna............. 1925-30

W. Clark Kerr................... 1930-41

J. Kingsley Birge............... 1941-45

Dipnotlar:

1) Uygur Kocabaşoğlu, Kendi Belgeleriyle Anadolu'daki Amerika, İst.-1991, 2. Bası, Arba Yay., s. 17.

2) Ermeni Kiliselerinin listesi ve adresleri için bkz., www.istanbulguide.net/armegladr.htm

3) Bkz., Ömer Turan, "Amerikan Protestan Misyonerlerin Bulgar Milliyetçiliğine Katkıları", XII. Türk Tarih Kongresi, Kongreye Sunulan Tebliğler, Türk Tarih Kurumu.

4) Kocabaşoğlu, s. 36 vd.

5) Kocabaşoğlu, 17.

6) Bkz., Zafer Toprak, "YMCA", Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, İst.-1993-1994, VII/531.

7) Emine Kocamanoğlu, 'Osmanlı Döneminde Robert Kolej'de Din Eğitimi' Yeni Türkiye, Osmanlı, Ank.-1999, Yeni Türkiye yay., V/362 vd.

8) Bkz., Toprak, YMCA, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, VII/531 vd.

9) Kendi web siteleri için bkz., www.akademi-istanbul.com.tr

10) Bursa kolejindeki olayların ayrıntısı hakkında bkz., Ahmet Uçar, Amerikan Misyonerlerinin Türkiye'deki Faaliyetleri, (1818-1930), Selçuk Üniv. Sos. Bil. Enst.; Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Konya-1988, s. 242-293; Ayten Sezer, Atatürk Döneminde Yabancı Okullar (1923-1938), Ank.-1999, Türk Tarih Kurumu yay., s. 50-53.

11) Bu vakıfla ilgili ilginç bir bilgi için bkz., www.mason.org.tr/1996-01-16.html

12) Yrd. Doç. Dr. Ömer Turan, Avrasya Coğrafyası'nda Misyonerlik Faaliyetleri, Avrasya Etüdleri Dergisi'nin Kış/1999 sayısı.

13 Turan, aynı makale.



Ezra Young.............................1945-47

Walter B. Wiley.......................1947-54

William Sage Woolworth........1954-55

Walter B. Wiley.......................1955-58

Melvin A. Witler.....................1958-59

Vernon I. Flynn......................1959-63

Edward Radcliff......................1963-66

Perry D. Avery.......................1966-70

Fred Luchs...............................1970-71

J. Ford Forsyth........................1971-72

Joseph C. Cleveland.......................1972

Oliver K. Black........................1973-76

Gregory L. Seeber....................1976-86

Mark Atkinson........................1986-90

Lewis R. Scudder....................1990-93

James J. Bultema (Interim/Assoc)......1994-95

Douglas W. Anderson.........1994-2001

Ben van Rensburg.........................2001

Ben van Rensburg, halen bu görevi yürütmektedir. Ben van Rensburg aynı zamanda, "Union Church of Istanbul" da baş papaz olarak görev yapmaktadır. "International Church of ANTALYA"nın papazı James J. Bultema da bu görevde Ben van Rensburg'a eşlik etmektedir.

İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı

İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde dün gerçekleştirilen operasyonda 22 zanlı yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, dün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen zanlılar hakkında, 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık' ve 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları yöneltildi.

Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan 22 şüphelinin tamamı, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan ancak yakalanamayan 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...

İstanbul Bakırköy'de bulunan bir sitenin otoparkında 2 otomobilden 30 milyon dolar çalındığı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 1'i kadın 11 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

17.02.2026 10:44:00 / Güncelleme: 17.02.2026 10:51:14
İhlas Haber Ajansı
Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...
Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...
İstanbul Bakırköy'de bulunan bir sitenin otoparkında 2 otomobilden 30 milyon dolar çalındığı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 1'i kadın 11 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

İstanbul Bakırköy'de 11 Şubat'ta bir sitenin otoparkında, iki otomobilin bagajından 30 milyon dolar çalındığı iddiası üzerine soruşturma sürüyor. Otoparkta çalınan 30 milyon doların, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç döviz isimli iş yeri sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu Bilal Durmaz'a ait olduğu, Bilal Durmaz'ın, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 1 aydır sitenin otoparkındaki iki otomobilin bagajında beklettiği iddia edilmişti.

11 şüpheli gözaltına alındı

Soruşturma kapsamında 1'i kadın 11 şüpheli gözaltına alındı. Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilen şüphelilerin buradaki işlemleri bitti. Şüpheliler, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz, Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu manken Aysun Kayacı'yı örnek vererek değerlendirdi

16.02.2026 15:12:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu ünlü hukukçu Uğur Poyraz değerlendirdi.
Poyraz, "Aysun Kayacı'nın kulaklarını çınlatmadan edemeyeceğim. Aysun'u linç ettiydik, ama hiç kimse
kusura bakmasın. Ömer Bey ya da Nazif üstadım bir oy atarken 50 bin kere düşünerek davranıyorsa, ama onların sayısal çoğunluğu genel çoğunluk karşısında azınlıkta kalıyorsa, sandık demokrasi değil, sadece bir oyundan ibarettir. Türkiye bu oyunu yıllardır oynayarak bugünlere geldi ve böyle de gidecek" dedi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'ın konuşmasını izleyin:

Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı

CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti

16.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Türkiye siyaseti, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki kritik değişimlerle yeni bir döneme evriliyor. İstanbul'un güçlü savcılarından Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması bir "tenzili rütbe" mi yoksa büyük bir yeniden yapılandırma hamlesi mi? CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti.

CHP PM Üyesi Barış Övgün'ün konuşmasını izleyin:

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu

İstanbul'da akşam saatlerinde etkili olan fırtınada Esenyurt'ta bir binanın çatısı uçarken, Arnavutköy'de de inşattan tuğlalar düştü

16.02.2026 00:35:00 / Güncelleme: 16.02.2026 07:39:56
İHA
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Gazi Caddesi'nde etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle bir binanın çatısı uçtu. Uçan çatının parçaları sokağın ortasına düşerken, olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis sokağı trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri de çatı enkazını kaldırmak için çalışma başlattı.



Arnavutköy'de bir inşaattan tuğlalar düştü



Yine akşam saatlerinde Arnavutköy Merkez Mahallesi'nde şiddetli rüzgarın etkisiyle bir inşaattan tuğla parçaları sokağa düştü. O esnada çevrede kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti. Arnavutköy'de bir eczanenin tabelasının şiddetli fırtına nedeniyle yerinden sökülerek sallandığı anlar da cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.



Beylikdüzü'nde bir evin dış kaplaması söküldü



Fırtınada Beylikdüzü Barış Mahallesi Akdeniz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın dış cephe kaplaması yerinden söküldü. Binadan kopan kaplama sokağa düşerken, o anlar bir vatandaş tarafından görüntülendi. Ayrıca Küçükçekmece Atatürk Mahallesi İkitelli Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın uçan çatısı park halindeki araçların üzerine düştü.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatlerinde fırtına uyarısında bulunmuştu.İHA

Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar

Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması neyin habercisi? Hakan Fidan görevden alınacak mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi

15.02.2026 18:22:00
Ahmet Turan Yiğit
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Kabinede Kritik Değişim Yaşandı. Akın Gürlek Dönemi Ne Anlama Geliyor?
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında aynı anda yapılan değişiklik siyasetin gündemine oturdu. Bu adım bir "erken seçim sinyali" mi, yoksa devlet içi uyum ve yeni bir siyasi dizaynın başlangıcı mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı

Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı

15.02.2026 18:15:00
Ahmet Turan Yiğit
O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı
O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı
Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Geldiğimiz noktada bu süreci başlatanların elinde hiçbir argüman kalmamıştır. Bunları haklı kılabilecek hiçbir argüman kalmamıştır. Tek dertleri efendilerinden almış oldukları emir gereği veya talimat gereği bebek katilinin bir şekilde, İmralı'dan çıkamaz ama orada bir şekilde özgürce hareket etmesini sağlamaktır. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmiyoruz. Ama bu konuda karar verici mercinin bizler olduğunu biliyoruz. Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı.
Kızılcagün Platformu tarafından düzenlenen "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" paneli, Yaşar Kemal Kültür Merkezi İnce Memed Salonu'nda düzenlendi. Panelde emekli Albay Orkun Özeller ve yazar Alican Türk "Açılımın TSK'ya Yansıması ve Sahadaki PKK Gerçekleri" başlığında konuşma yaptı.

Emekli Albay Orkun Özellerin konuşmasını izleyin:

Silahları yakmamışlar!

Şırnak'ın Silopi ilçesinde silah ve mühimmat kaçakçılığına yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda adeta cephanelik ortaya çıkarıldı

15.02.2026 12:55:00
İhlas Haber Ajansı
Silahları yakmamışlar!
Silahları yakmamışlar!
Şırnak'ın Silopi ilçesinde silah ve mühimmat kaçakçılığına yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda adeta cephanelik ortaya çıkarıldı. Gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ile İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.



Çiftlikköy köyünde ikamet eden M.Ö., M.Ö., B.Ö., O.Ö., M.Ö. ve A.Ö.'nün Irak'tan yasa dışı yollarla silah ve mühimmat temin ettiği bilgisi üzerine 11 Şubat'ta eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Cephanelik gibi ev



Şüphelilerin ikametlerinde ve dijital materyallerinde yapılan aramalarda 4 el bombası ve 4 gaz el bombası, uzun namlulu makineli tüfek, 2 makineli tüfek mekanizması, 6 keskin nişancı tüfeği şarjörü ve 40 fişek, 3 tabanca ve 4 tabanca şarjörü, 54 ses ve gaz fişeği atabilen tabanca, 39 adet 30 fişek kapasiteli Kalaşnikof şarjörü, çeşitli kapasitede çok sayıda tüfek şarjörü, 3 hücum yeleği, gece görüş dürbünü ve el dürbünü, 41 sikke ve tarihi eser niteliğinde objeler, çeşitli çaplarda 15 bin 467 fişek ele geçirildi.

Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları Silopi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.