Türkiye'de trafik kazası sonrası yaralıların yüzde 25'i ambulansla, yüzde 65'i taksi ya da özel araçlarla hastaneye götürülüyor. Araştırmalara göre, 40 yaş altındaki ölüm nedenleri arasında travma ilk sırada. Travma vakaları ise en çok trafik kazalarına bağlı olarak gelişiyor.
Yrd. Doç. Dr. Onur Polat, yaralıların ve hastaların sağlık kuruluşuna mutlaka ambulansla getirilmesi gerektiğini ifade ederek, sağlık görevlileri tarafından ambulansta yapılan ilk müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Acil bir durum karşısında 112 Acil arandığında, trafiğin yoğunluğuna ve mesafenin uzaklığına bağlı olarak yaklaşık 7-8 dakika içinde ambulansın olay yerine geldiğini ifade eden Polat, ambulansın gecikebileceği endişesiyle diğer taşıma araçlarıyla hastanın sağlık kuruluşuna götürülmesinin yanlış olduğunu vurguladı.
Polat, hastaya gerekli olan ilk müdahaleyi sadece ambulans ekibindeki uzmanların yapabileceğinin altını çizerek, yapılacak yanlış bir hareketin bir daha geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini söyledi.Ambulanstaki sağlık ekipleri tarafından hastaya ilk olarak "havayolu-solunum-dolaşım" muayenesi yapıldığını anlatan Polat, "Sağlık ekibi tarafından, öncelikle hasta ya da yaralının hava yolu açık mı diye bakılır. Solunum yolunu tıkayan bir cisim veya kişinin kendi tükürüğü gibi bir durum söz konusu mu diye incelenir. Kan dolaşımında problem var mı diye kontrol edilir. Tüm bunlar sadece uzman olan kişiler tarafından uygulanabilir" dedi.Polat, hastanın vücudunun da mutlaka sabitlenmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:"Örneğin kafa yaralanması, boyun ya da omurga yaralanması gibi durumlarda hastanın sabitlenmesi, burgulu hareketlerden kaçınılması gerekir. Bunun için hasta, bir bütün olarak çevrilmelidir. Bu uygulama da ancak sağlık ekipleri tarafından yapılabilir. Bunlara dikkat edilmeksizin hareket ettirildiğinde, hastanın felç olma ihtimali yüksektir. Ağır kanama durumunda da hastaya damar yolu açılır ve serum takılarak kan akışı sağlanır. Bunu vatandaşın yapması mümkün değildir."
Yrd. Doç. Dr. Onur Polat, yaralıların ve hastaların sağlık kuruluşuna mutlaka ambulansla getirilmesi gerektiğini ifade ederek, sağlık görevlileri tarafından ambulansta yapılan ilk müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Acil bir durum karşısında 112 Acil arandığında, trafiğin yoğunluğuna ve mesafenin uzaklığına bağlı olarak yaklaşık 7-8 dakika içinde ambulansın olay yerine geldiğini ifade eden Polat, ambulansın gecikebileceği endişesiyle diğer taşıma araçlarıyla hastanın sağlık kuruluşuna götürülmesinin yanlış olduğunu vurguladı.
Polat, hastaya gerekli olan ilk müdahaleyi sadece ambulans ekibindeki uzmanların yapabileceğinin altını çizerek, yapılacak yanlış bir hareketin bir daha geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini söyledi.Ambulanstaki sağlık ekipleri tarafından hastaya ilk olarak "havayolu-solunum-dolaşım" muayenesi yapıldığını anlatan Polat, "Sağlık ekibi tarafından, öncelikle hasta ya da yaralının hava yolu açık mı diye bakılır. Solunum yolunu tıkayan bir cisim veya kişinin kendi tükürüğü gibi bir durum söz konusu mu diye incelenir. Kan dolaşımında problem var mı diye kontrol edilir. Tüm bunlar sadece uzman olan kişiler tarafından uygulanabilir" dedi.Polat, hastanın vücudunun da mutlaka sabitlenmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:"Örneğin kafa yaralanması, boyun ya da omurga yaralanması gibi durumlarda hastanın sabitlenmesi, burgulu hareketlerden kaçınılması gerekir. Bunun için hasta, bir bütün olarak çevrilmelidir. Bu uygulama da ancak sağlık ekipleri tarafından yapılabilir. Bunlara dikkat edilmeksizin hareket ettirildiğinde, hastanın felç olma ihtimali yüksektir. Ağır kanama durumunda da hastaya damar yolu açılır ve serum takılarak kan akışı sağlanır. Bunu vatandaşın yapması mümkün değildir."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.