BAKÜ-CEYHAN, KÜRDİSTAN SINIRI MI?İşte bu harita bu gün de Avrupalı ve Amerikalı sözde dostlarımızın ülkelerinde onların büyük yardım ve organizasyonlarında, büyük oteller, turizm büroları, internet sitelerin de bu haritalar sergilenmektedir. Haritalar o gün nasılsa bu gün de öyle. Bu haritaları inceleyen yazar sn. Metin Aydoğan ilginç ve bir o kadarda vahim bir gerçeği tespit etmiştir. Sn Aydoğan'ın tespitine göre; Hazar Petrollerini Akdenize taşıyan boru hattı yani bilinen adıyla Bakü-Ceyhan hayali olarak hazırlanan ve sözde Güney Kürdistan'ı Türkiye'den ayıran doğu sınırları ile aynı hat üzerinde inşa edilmiştir. Ne ilginç bir tesadüf ki yıllar sonra gündeme gelen ve yapımı yılan hikayesine dönen Bakü-Ceyhan Petrol boru hattı Büyük İsrail'e giden yolda yapay olarak kurulması planlanan Kürdistanın TC ile Doğu sınırlarını oluşturuyor! Ben bu gerçeği tespit ederek kamuoyuna aktaran vatansever dost Sn. Metin Aydoğan'a teşekkür ediyorum. ALTI KEZ GİDİP YEDİNCİ KEZ GELMEKBatı 1938 den başlayarak Atatürksüz TC ni tekrardan Demokrasi tuzağına düşürmüştür. Marshal Yardımı Anlaşması çerçevesinde başlayan ve Darbelerle desteklenen bu tuzak ne yazık ki 1963 yılında "Devrin Başbakanı İsmet İnönü'nün; "Getir bakalım imzalayalım Besim" sözleriyle başlayan ve yarım asra yakın onurumuzda dahil neyimiz var neyimiz yoksa bu yolda kaybettiğimiz AET-AT-AB macerası ile kurtuluşu olmayan bir girdap'a dönüşmüştür. Atatürk sonrasında vizyonsuz kalan ve kimlik ve kişiliği planlı bir şekilde yok edilen TC bu girdaptan kurtulamazsa sadece kendisini değil bütün masum milletleri de çaresiz bırakacaktır. Zira Türkiyesiz kurtuluş ve onur savaşı verilemeyeceği Emperyal merkezlerin kan emicileri olan Finans-Kapital teorisyenlerince çok iyi bilinmektedir.TC'.i bu girdaba düşürenlerden biriside şimdilerde Omdbusman olmaya aday dünün çoban sülüsü veya solcuların Morison süleymanı, yada birilerinin bir bileni, pardon çok bileni yada demirkıratçıların Baba lakaplı en kıdemli Başbakan ve kendi deyimi ile 862 rakımlı tepenin Turgut Özal sonrasında sakini, dokuzuncu Cumhurbaşkanı Sn Süleyman Demirel'dir.Sn Demirel Askeri darbelere karşı elde ettiği bağışıklıklada ünlüdür. Onu başbakanlık kapısından kovanlara inat pencereden girmeyi becermiştir. Hem de tam yedi kez. Ne anlı şanlı paşalar yemiştir. Hele, hele Faruk Gürler'i nasıl oyuna getirdiği müritlerince ders olarak anlatılmaktadır genç Liberallere!ÇANKAYADA MUTSUZ OLAN BİR TONTONÖzal Çankayaya çıkmasına çıkmış, Papatyalar başı Sn Semra Özal Fırst Ladyy olmasına olmuştur ama, gelin görün ki aksiyon adamı olan Tonton hiçte mutlu değildir. Protokollerden oldum olası hiç hazzetmemektedir. Üstelik burada askeri olmayan komutan gibidir. Partisini o kadar uğraşmasına rağmen "işitme engellilere haber okuyan spiker" lakaplı Mesut yılmaz'a kaptırmıştır. Kaptırmakla da kalmamış en yakın adamlarının bir bölümünden olmuştur. Üstelik eşi ve çocukları da Mesut'u desteklemiştir.Sadık destekleyicilerinden Namık Kemal Zeybek Bey "ben otel ayısıyım" diyen eski sadık adamlarından Mustafa Taşar tarafından k hem de kürsüde tartaklanmıştır.Yok, yok bu Çankaya ona hiçte uğurlu gelmemiştir. Gerçi Çankaya'ya çıktığı o ilk senede Okyanus ötesinden Saddam'a karşıbir dizi yaptırım uygulama kararı alan ABD ile eş zamanlı davranarak Irak'a ambargo başlatmış ve Baba Bush'un bir dediğini iki etmeyerek "bir koyup üç almayı" planlamıştı ama... Ama Çankaya'daki planlar hem TBMM, hem de Genel Kurmay Başkanı Or. Gen. Necip Torumtay'a uymamış ve evdeki bulgurdan da olma tehlikesi belirmişti TC için. Nasıl olurda isimlerini tek, tek işaretleyip Mebus yaptıkları Irak'a asker gönderme konusunda karşı cephede yer alırlardı? Halbuki Türkiye kaybettiği tarihi toprakları tekrar ele geçirebilirdi! Ne istiyordu ki ABD Üniter yapıdan vaz geçip Fedaratif sistemi benimsememizi. Ne olurdu Irak kuzeyin de bir fedaratif Kürdistan kurulsa. Ne güzel onlarda TC bağlanmaya can atıyorlardı zaten. Ama Çankaya yaramamıştı tontona. En yakınlarına bile söz geçiremez olmuştu. Üstelik ateş çemberinden geçerek yeniden Politika arenasına çıkan ustası Demirel'de ona bu fırsatın verilmesini asla ve asla kabulenmeyecekti.Irak politikası TC için tam bir fiyasko olmuş. Üstelik ABD Saddam'a şimdilik dokunmayarak başımıza birde "Çekiç Güç" belasını sarmıştı! "Şimdi ayıkla bakalım pirincin taşını"...
YAZI DİZİSİNİN Dİ?ER BÖLÜMLERİ VE YAZARIN Dİ?ER YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ... http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=arsiv&arsivgoruntule=yazarlar&yazarno=89&tarih=2006-02-02
YAZI DİZİSİNİN Dİ?ER BÖLÜMLERİ VE YAZARIN Dİ?ER YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ... http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=arsiv&arsivgoruntule=yazarlar&yazarno=89&tarih=2006-02-02
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Bekaroğlu / diğer yazıları
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (48) / Yazı dizisi / 07.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (47) / Yazı dizisi / 06.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (46) / Yazı dizisi / 05.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (45) / Yazı dizisi / 04.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (44) / Yazı dizisi / 03.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (43) / Yazı dizisi / 02.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (42) / Yazı dizisi / 01.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (42) / Yazı dizisi / 28.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (41) / Yazı dizisi / 27.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (40) / Yazı dizisi / 26.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (47) / Yazı dizisi / 06.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (46) / Yazı dizisi / 05.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (45) / Yazı dizisi / 04.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (44) / Yazı dizisi / 03.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (43) / Yazı dizisi / 02.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (42) / Yazı dizisi / 01.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (42) / Yazı dizisi / 28.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (41) / Yazı dizisi / 27.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (40) / Yazı dizisi / 26.02.2006
























































































