Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye'de vergi yükünün 1985-2002 döneminde 2'ye katlanarak ABD'yi geride bıraktığını açıkladı. TİSK'ten yapılan açıklamada, Konfederasyon tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye'nin bu dönemde Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri içinde vergi yükünü en fazla artıran ülke olduğu vurgulandı. Açıklamaya göre, verginin milli gelire oranı 1985 yılında yüzde 15.4 iken, 17.8 puanlık artışla yüzde 33.2'ye çıkarak 2 kattan fazla artış kaydetti. Türkiye, OECD'nin kişi başına düşen milli gelir bakımından en yoksul ülkesi olmasına karşılık, sosyal güvenlik primleri gibi parafiskal gelirler dahil, vergi yükü açısından Avustralya, ABD, İsviçre, İrlandave Japonya gibi zengin ülkeleri bile geride bırakarak Kanada ile aynı düzeye geldi. TİSK araştırmasına göre, OECD ülkelerinin büyük bölümünde ise 2002yılında 1985 yılına göre bu yükün fazla artmadığı, hatta İrlanda, Hollanda, İngiltere, Lüksemburg ve Norveç'te azaldığı dikkati çekiyor.
Kayıtdışını izleme mekanizması
Türkiye'de yatırım ve istihdam artışının önündeki en önemli engellerden birini oluşturan vergi yükünün ağırlığının son yıllarda işsizlikteki ve kayıt dışı sektördeki hızlı büyümeyi de açıkladığı savunulan açıklamada, "Türkiye'nin kayıt dışı sektörün kayda alınmasına yönelik bir program çerçevesinde 'Kayıt Dışı Sektörü İzleme Mekanizması' oluşturularak, kayıt dışındaki daralma, vergi ve sosyal güvenlik prim tabanındaki genişleme ölçüsünde, vergi ve prim oranlarında indirime gitmesi gerekiyor" denildi. Açıklamada, kayıtlı sektör üzerindeki vergi ve prim yükünün makul bir düzeye indirilmesi bakımından, gelir ve kurumlar vergisi ile KDV oranlarının, enerji üzerindeki vergi yükünün azaltılmasının ve yatırımlara aktarılan her türlü kazancın vergiden muaf tutulmasının büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Kayıtdışını izleme mekanizması
Türkiye'de yatırım ve istihdam artışının önündeki en önemli engellerden birini oluşturan vergi yükünün ağırlığının son yıllarda işsizlikteki ve kayıt dışı sektördeki hızlı büyümeyi de açıkladığı savunulan açıklamada, "Türkiye'nin kayıt dışı sektörün kayda alınmasına yönelik bir program çerçevesinde 'Kayıt Dışı Sektörü İzleme Mekanizması' oluşturularak, kayıt dışındaki daralma, vergi ve sosyal güvenlik prim tabanındaki genişleme ölçüsünde, vergi ve prim oranlarında indirime gitmesi gerekiyor" denildi. Açıklamada, kayıtlı sektör üzerindeki vergi ve prim yükünün makul bir düzeye indirilmesi bakımından, gelir ve kurumlar vergisi ile KDV oranlarının, enerji üzerindeki vergi yükünün azaltılmasının ve yatırımlara aktarılan her türlü kazancın vergiden muaf tutulmasının büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.