Hüseyin MURADO?LU / MİHENK
Acaba; "Türkiye' vehimlerle, korkularla yönetilemez" diyenler haklımı? Yoksa; çok büyük bir stratejik hata içindeler mi? İşin doğrusu nedir?
Muhakkaktır ki; Devlet adamlığı, devlet yönetmek strateji ister. İlim adamlarının tarifine göre STRATEJİ ;" Fiili, potansiyel ya da sanal düşmanlara karşı hayati çıkarlarını etkili bir şekilde geliştirmek ve güvenceye almak üzere/amacıyla, silahlı bir ulusun/ya da uluslar koalisyonunun, kuvvetler de dahil, kaynaklarını kontrol etme ve kullanma sanatıdır." Ve bu sanatta vehimler, korkular da o stratejinin şekillenmesini sağlar...
Yine bu işin uzmanlarının deyimiyle " En yüksek tip strateji, ulusun politikalarını ve silahlarını, savaşa girmeyi erteleyecek veya maksimum zafer şansıyla savaşa girecek şekilde birleştiren stratejidir. Strateji çeşitli imkanları güçleri ve araçları birleştirmekle yetinmez; aynı zamanda gelecekteki barış-istikrar durumuna zarar vermekten kaçınarak kendi güvenliği ve selameti için bu imkan-güç-araçların kullanılmasını da düzenlemelidir" diyor.
Devlerin politikaları hükümetler değiştikçe değişmez. Aksine gelen tüm iktidarlar yöntemleri ne kadar farklı olursa olsun bu çerçeve içinde hareket etmelidirler.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en başarılı stratejileri hiç kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk belirlemiş ve uygulamıştır. Milletimizin yine içinden Atatürk çizgisinde bir lider ve iktidar çıkarması gelecek günlerimize ümitle bakmamızı sağlayacaktır.
Sahip olduğumuz medeniyet, coğrafya, miras istesek de istemesek de bizi çoğu senaryonun/olayın merkezinde kılıyor.
Bugün milletçe içinde bulunduğumuz durum "Milli Stratejilerin" hayata geçirilmesini zorunlu kılıyor.
Yoksa "vehimler, korkular" bahane edilerek bazı şeylerin üstünün kapatılmasından başka bir iş yapılmış olunmaz...
Acaba; "Türkiye' vehimlerle, korkularla yönetilemez" diyenler haklımı? Yoksa; çok büyük bir stratejik hata içindeler mi? İşin doğrusu nedir?
Muhakkaktır ki; Devlet adamlığı, devlet yönetmek strateji ister. İlim adamlarının tarifine göre STRATEJİ ;" Fiili, potansiyel ya da sanal düşmanlara karşı hayati çıkarlarını etkili bir şekilde geliştirmek ve güvenceye almak üzere/amacıyla, silahlı bir ulusun/ya da uluslar koalisyonunun, kuvvetler de dahil, kaynaklarını kontrol etme ve kullanma sanatıdır." Ve bu sanatta vehimler, korkular da o stratejinin şekillenmesini sağlar...
Yine bu işin uzmanlarının deyimiyle " En yüksek tip strateji, ulusun politikalarını ve silahlarını, savaşa girmeyi erteleyecek veya maksimum zafer şansıyla savaşa girecek şekilde birleştiren stratejidir. Strateji çeşitli imkanları güçleri ve araçları birleştirmekle yetinmez; aynı zamanda gelecekteki barış-istikrar durumuna zarar vermekten kaçınarak kendi güvenliği ve selameti için bu imkan-güç-araçların kullanılmasını da düzenlemelidir" diyor.
Devlerin politikaları hükümetler değiştikçe değişmez. Aksine gelen tüm iktidarlar yöntemleri ne kadar farklı olursa olsun bu çerçeve içinde hareket etmelidirler.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en başarılı stratejileri hiç kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk belirlemiş ve uygulamıştır. Milletimizin yine içinden Atatürk çizgisinde bir lider ve iktidar çıkarması gelecek günlerimize ümitle bakmamızı sağlayacaktır.
Sahip olduğumuz medeniyet, coğrafya, miras istesek de istemesek de bizi çoğu senaryonun/olayın merkezinde kılıyor.
Bugün milletçe içinde bulunduğumuz durum "Milli Stratejilerin" hayata geçirilmesini zorunlu kılıyor.
Yoksa "vehimler, korkular" bahane edilerek bazı şeylerin üstünün kapatılmasından başka bir iş yapılmış olunmaz...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.