logo
21 ŞUBAT 2026


Vatandaşın rüyada gördüğünü iktidarlar uyanıkken göremedi

Adana'nın Ceyhan ilçesinde bulunan ve değeri 1 milyar dolar olduğu açıklanan petrol sonrası, tarlanın sahiplerinden Cengiz Buhur, gördüğü rüyadan etkilenerek tarlasına yıllar önce kuyu açtığını söyledi

02.07.2022 09:59:00
Vatandaşın rüyada gördüğünü iktidarlar uyanıkken göremedi
Vatandaşın rüyada gördüğünü iktidarlar uyanıkken göremedi
Adana'nın Ceyhan ilçesinde bulunan ve değeri 1 milyar dolar olduğu açıklanan petrol sonrası, tarlanın sahiplerinden Cengiz Buhur, gördüğü rüyadan etkilenerek tarlasına yıllar önce kuyu açtığını söyledi. Cengiz Buhur, '1998 yılında rüyamda kanlı su gördüm, bunun üzerine 204 metre derinliğe kadar kuyu vurdurdum. Daha sonra çıkan suyun içerisinde petrol olduğunu öğrendik' dedi.

Ceyhan'a bağlı Soysalı Mahallesi'nde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na (TPAO) bağlı 'Çukurova 1 ve Çukurova 2' isimli araştırma sahasında 2 yıldır süren çalışmalar sonucu petrol bulundu. Petrolün yapılan araştırmalar sonucu yüksek kalitede olduğu öğrenilirken, alanda çalışmalar genişletildi.

'Gördüğüm rüya sonrası tarlaya kuyuyu açtırdım'

(51)

1998 yılında suyu düşünürken rüya gördüğünü dile getiren tarla sahiplerinden Cengiz Buhur,' Gördüğüm rüyamdan çok etkilendim. Babama buraya su vuracağımı söyledim. O da bana bu bölgede su olmadığını, 1950'li yıllarda bir araştırma yaptılar ve onlar da burada su olmayacağını söyledi. Fakat ben rüyamdan çok etkilenmiştim. Kanlı bir su görmüştüm. Ben de onu tabir ettim, ben suyu buldum dedim. Buraya kuyu vurdurdum 204 metre indim ama suyu bulduk.

Suyu bulduğumuzda vana pompasında içinde çok hafif yağ geliyordu. Kuyucuya sordum bu olayı rotarin yağıdır dedi. O arada Ceyhan depremi oldu. Deprem olunca her şeyi orada bıraktık, deprem olan bölgeye koştuk. Bir hafta sonra tekrar geldik. Yeniden sulamaya başladık, sudan devamlı yağ gelmeye başladı. Ben de bundan etkilendim. Bir kısmını topladım, bir varilden fazla topladım. O zaman Adana'daki MTA'ya getirdik. Burada petrol olduğu öğrendik' diye konuştu.

'Petrolü bulduğumda dönemin bakanı şov yapmaya çıkmışsınız dedi'

Petrol kuyusunu bulduğu dönemde bir televizyonda ana haber bültenine çıktığını söyleyen Cengiz Buhur, 'O dönemin bakanlarından Yaşar Topçu, bize telefon bağlantısıyla katıldı. Bizi suçladı, o kuyuya iki varil ham petrol döktüğümüzü ve şov yapmaya çıktığımızı söyledi. Ben de bir vatandaşlar olarak 200 metre inebildi, siz de gelin burada petrol var, devle olarak çıkartın. Tarlanın bir kısmını hibe edeceğim dedim. Sonra telefonu suratıma kapattı' dedi.

'Petrolü bulduğu yılda beni ciddiye almadılar'

Petrolü bulduktan sonra ki süreci anlatan Cengiz Buhur, 'O yıllardaki tanıdık milletvekillerine defalarca söylememe rağmen beni hiç ciddiye almadılar. Petrol dediğim benden uzak gittiler. Yakından tanıdığım bir milletvekili bir konuşma sırasında ayağı kalktım 'petrol' derken bana 'otur' dedi. Ben bunun peşini yine de bırakmadım, her platformda gündeme getirdim. Yüzlerce defa sözlü dilekçede bulunarak petrol olduğunu söyledim' ifadelerini aktardı.

Son olarak Cengiz Buhur, '2020 yılında bir arkadaşımın eniştesinin enerji bakanlığında çalıştığını duydum. Bu konuyu gündeme getirdim, bir görüştüreyim seni dedi. Görüştük benden izin istedi. Ben de dedim ki izin veririm ama arkası yine bunun fiyasko çıkar. Yok korkma dedi, direk sayın cumhurbaşkanımıza bağlıyız. Cumhurbaşkanımızın bu konuda kesin emri var, nerede böyle bir rezerv bulursanız, üzerine gidin ve çıkartın diye talimatı var dedi. Ben de izin verdim ve başladılar. Geçen de Cumhurbaşkanımızı açıkladığı gibi petrol bulundu, şuanda da çalışmalar devam ediyor ve arkasının da geleceğine inanıyorum' dedi.

Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bir otelde çıkan yangında mahsur kalan 8 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

21.02.2026 18:19:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:24:01
İHA
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Olay, Yeni Mahalle Ünsal Tülbentçi Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelin zemin katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yoğun dumanın binayı sarması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi.



İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Oteli saran duman nedeniyle içeride mahsur kalan 8 kişi, itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.



Dumandan etkilenen 1 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak


 
 
Fethiye'de yol kenarında ölü bulunan kurtun genetik analizi yapılacak. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların ekosistemin sigortası olduğunu söyledi.

21.02.2026 15:15:00
AA
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, bir kurt yol kenarında ölü bulundu. Fethiye-Antalya kara yolu kenarında bir hayvan ölüsünü görenler durumu, Fethiye Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğine bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, hayvan üzerinde inceleme yaptı.

Hayvanın genç ve erkek bir kurt olduğunu tespit eden İlemin, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü söyledi.
Kurdun genetik analizlerde kullanılması için doku örneği alındığını belirten İlemin, "Trafik kazaları, özellikle yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bireyler için önemli bir ölüm nedenidir. Kurtlar (Canis lupus) son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleri" dedi.

İlemin, yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığının, kurtların da bu alanlara yönelmesine yol açabildiğini dile getirdi. Şehir çevresine yaklaşan kurtların zaman zaman sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiğini ifade eden İlemin, bu durumun kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere yol açabildiğini kaydetti.

Kurtlar ekosistemin sigortası

Doğal koşullarda kurtların insanlardan uzak durduğunu ve ekosistemlerin "sigorta türü" olarak dengeyi sağladıklarını vurgulayan İlemin, şöyle konuştu: "Girişimsel melezleşme, genetik veya demografik baskınlaşma yoluyla saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda, TÜBİTAK 1001 destekli 'Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu' adıyla yeni bir proje yürütülüyor. Proje, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Morteza Naderi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Projenin temel amaçları, Türkiye genelinde kurtların genetik yapısını ve çeşitliliğini ortaya koymak, köpeklerle melezleşme düzeyini belirlemek, popülasyonların genetik dayanıklılığını değerlendirmek ve ekosistem üzerindeki kilit taşı rolünü korumaya yönelik bilimsel veri üretmek."

İlemin, kurtların genetik bütünlüğünün korunmasının yalnızca türün geleceği açısından değil, aynı zamanda ülke genelinde ekolojik bozulmanın en aza indirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Tunceli'de polis kalbine yenik düştü


 
Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.

21.02.2026 15:09:00
AA
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü

Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Erhan Orhan, evinde aniden fenalaşınca Tunceli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kalp krizi geçirdiği belirlenen Orhan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Orhan'ın cenazesinin, Özel Harekat Şube Müdürlüğünde yapılacak törenin ardından memleketi Bolu'ya gönderileceği öğrenildi.

5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı

21.02.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar; 108 Asayiş Timi ve 14 Komando Timi olmak üzere toplam 635 Jandarma personeli ve 13 özel eğitimli narkotik arama köpeği ile birlikte 93 adrese yönelik düzenlendi.



Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi. Suç faaliyetleri tek tek delillendirildi.

Düzenlenen operasyonlarda; 83 bin 625 adet uyuşturucu hap, 11 kg çeşitli uyuşturucu madde, çok sayıda ruhsatsız tabanca, av tüfeği, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi.

Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...

21.02.2026 11:00:00 / Güncelleme: 21.02.2026 11:03:49
İhlas Haber Ajansı
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Kocaeli merkezli 17 ilde, sahte ilanlar ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 30 şüpheliden 21'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal ortamda sahte ilanlar düzenleyerek vatandaşları mağdur eden şüphelilerin yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin açık hatlar üzerinden kurdukları sözde "çağrı merkezi" (call center) aracılığıyla mağdurlarla görüşmeler yaptıkları ve oltalama yöntemiyle 23 kişiyi dolandırdıkları tespit edildi.

Hesaplarında 22 milyon liralık hareketlilik tespit edildi



Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, suç örgütü üyelerinin banka hesaplarında toplam 22 milyon 3 bin 10 lira para giriş çıkışı olduğunu belirledi. Suç unsurlarının elde edilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 17 Şubat'ta Kocaeli merkezli 17 farklı ilde 33 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda hedefteki 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda, suçta kullanıldığı değerlendirilen 55 cep telefonu, 32 SIM kart, 7 hard disk ve 6 USB belleğe el konuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 30 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Operasyon sırasında çekilen görüntülerde, çok sayıda cep telefonunun çamaşır makinesinin içine gizlenmiş olarak ele geçirildiği görüldü.

21 şüpheli tutuklandı

Olaya ilişkin gözaltına alınan 30 şüphelinin ifadesi alındı. İfadeleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılırken, 21'i ise tutuklanarak ceza evine gönderildi.

Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadesi ortaya çıktı. Murat Dalkılıç, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını iddia ederken, İsmail Hacıoğlu ise uyuşturucu kullandığı için pişman olduğunu söyledi. Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır" dedi

20.02.2026 14:21:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında Savcılığa ifade veren ve işlemlerinin ardından serbest bırakılan şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı.

"Uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir''

Şüpheli Murat Dalkılıç ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, ''Uyuşturucu madde ile ilişkim de olmaz. Yurt dışında da uyuşturucu madde kullanmadım'' dedi. Dalkılıç'a gizli tanık 'G..02'nin ifadesi okundu. Gizli tanığın ifadesinde, 'Murat Dalkılıç, Burak Altındağ, Özge E., Sezer Ç., İhsan A. ve Sergen Yalçın ile yakın arkadaş olup birlikte uyuşturucu madde kullanırlar. Bu şahıslar kendi aralarında borsa alış satışları yaparlar. Murat Dalkılıç da yakın arkadaş olup uyuşturucu madde kullanır' ifadeleriyle ilgili Dalkılıç'a diyecekleri soruldu. Dalkılıç ise, ''Bu şahısları tanırım, benim bu şahıslarla uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir. Sergen ve Sezer uyuşturucu madde kullanacak insanlar değildir. Borsada bir kez hisse aldığım doğrudur ancak bu kişilerin tavsiyesiyle işlem yapmadım'' diye söyledi.

Katılmadığını söylediği parti listesinde adının yer aldığı tespit edildi

İfadesine devam eden Dalkılıç, Kasım Garipoğlu'nu çevreden bildiğini ancak kendisinin partilerine katılmadığını söyledi. Bunun üzerine Savcılık, Garipoğlu'nun şoförü İsmail Ahmet Akçay'ın telefonunda yapılan inceleme sonucu parti listelerinin tespit edildiğini ve katılanlar listesinde kendisinin adının da yer aldığını belirtti. Dalkılıç ise, ''Sorduğunuz isimlerle bir kez partiye katıldım. Partiye beni Burak A. davet etmişti. Burada yaklaşık 1 saat kaldım. Gittiğim yer müstakil bir villaydı. Burada uyuşturucu madde kullanmadım'' ifadelerini kullandı.

''Madde kullandığım için pişmanım"

Şüpheli İsmail Hacıoğlu ise ifadesinde, aylık gelirinin 1 milyon olduğunu söyleyerek "Yaklaşık 27 yıldır aktörlük yaparım. Bana sormuş olduğunuz Melisa Ş. isimli kişiyi tanımıyorum. Daha önce Hollanda'da bulunduğum bir zamanda merakımdan uyuşturucu bir madde kullandım. Bu şekilde ilk kez bu maddeyi deneyimledim. Zaman zaman bu maddeyi kullandığım dönemler oldu. Maddeyi telegram isimli internet sitesinde bulunan uyuşturucu satış gruplarından temin ettiğim numaralardan sipariş ediyordum. Bu kişileri yüz yüze hiçbir zaman görmedim. Genellikle ikamet adresimde bulunan posta kutusuna maddeyi bırakırlar ve benim daha önceden buraya bıraktığım nakit paraları alırlar. Kamuoyunca tanınan bir kişi olduğum için bu hususa dikkat edip hiç kimseden yüz yüze madde alışverişi yapmadım. Madde kullandığım için pişmanım. Aktörlük mesleği gereği stresli dönemler geçirmem sebebiyle rahatlamak amacıyla bu maddeye yönelmiştim'' dedi.

İfadesine devam eden Hacıoğlu, ''Uyuşturucu maddenin kullanıldığı herhangi bir ortamda bulunmadım. Hiç kimseye uyuşturucu madde temin etmedim. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum. Gözaltına alınmadan evvel bir dizi projesi sebebiyle Ayvalık ilçesinde bulunmaktaydım. Bu sebeple ikametimde bir miktar uyuşturucu madde bulunmaktaydı. Cep telefonumu şifresiyle birlikte polis memurlarına teslim ettim. Melisa Ş.'nin hakkımda söylemiş olduğu aleyhe olan beyanları kabul etmiyorum." şeklinde konuştu.

''Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım''

Şüpheli Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Kamuoyu tarafından tanınan bir sanatçıyım. Evimde uyuşturucu madde bulunduğuna dair kolluk ekipleri tarafından yapılan arama neticesinde yaklaşık 2 sene önce sokak üzerinde tanımadığım bir torbacıdan uyuşturucu maddeyi almıştım ancak ne kadar para verdiğimi hatırlamıyorum, bu şahsı da tanımıyorum. Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır. Evimde bulunan uyuşturucu belki bayatlamış bile olabilir. Yine emniyet benden kan, idrar örnekleri aldı. Uyuşturucu etken maddesinin çıkacağını düşünüyorum çünkü yaklaşık 1 ay önce Almanya turnesine konser vermek için gitmiştik. Bu sırada Almanya'da zaten yasal olarak satıldığını bildiğim için şuanda hatırlamadığım bir shoptan aldım ve içtim. Uyuşturucu maddeyi genelde gün içinde tek başıma aldığım ve gece vakti evde balkonda içmekteyim. Yurt içinde veya yurt dışında hiçbir zaman yapmış olduğum bir konserde uyuşturucu madde almadım, hakkımda neden işlem yapıldığını ben de merak ediyorum. Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım. Bu yerlerde bulunmadım. Medyadan gördüğüm kadarıyla soruşturma dosyasında tanıdığım ismini duyduğum herhangi bir kişi veya bağlantılı olduğum herhangi bir eylemim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diye konuştu.

Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde yoğun yağışların ardından tarım arazileri sular altında kaldı

20.02.2026 12:19:00 / Güncelleme: 20.02.2026 12:21:36
İHA
Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü
Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü
Sorgun ilçesine bağlı Cihanşarlı köyünde etkisini gösteren sağanak yağışlar tarım arazilerinde su baskınlarına yol açtı. Yağış toprak tarafından emilmediği için yüzeyde akıntı meydana gelirken suyun uzun süre tarlada kalması halinde kök çürümesi riski doğdu.



Cihanşarlı Köyü Muhtar Vekili Ramazan Aktaş yağışların devam ettiğini söyleyerek, "Burası Eğridere. Esenli Barajı'nı besleyen dere taştı gördüğünüz gibi. Epey sel var. Bu şekilde su aktığı zaman tarlaya zarar veriyor. Eğer ki su tarlayı yarmazsa, bitkiye zarar vermezse çok güzel mahsul alınabilir. Şu an tarlada buğday ekili. Zararı da olabilir. Altında çürüme de yapar. Toprağı kazan su tohumu da götürür. 20 senedir böyle bir yağış olmamıştı. Çiftçi olarak bu sene memnunuz. Yağışlar güzel. Rabbime şükürler olsun" dedi.



Yağışların önümüzdeki günlerde de etkili olması bekleniyor.

Yağışlar İstanbul barajlarına yaradı

İstanbul'da geçtiğimiz aylarda yüzde 18 seviyelerine düşen doluluk oranı, son yağışların etkisi ve regülatörlerden alınan suyla, yüzde 42 seviyesinin üzerine çıktı

20.02.2026 11:18:00
Haber Merkezi
Yağışlar İstanbul barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul barajlarına yaradı
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı geçtiğimiz Kasım ve Aralık aylarında yüzde 18'li seviyelere kadar gerilemişti. Son haftalarda görülen yağışların etkisiyle ve regülatörlerden sağlanan suyla doluluk oranı son haftalarda arttı, 20 Şubat itibarıyla yüzde 42,09'a ulaştı.

Doluluk oranındaki artışı Alibey Barajı'da çekilmiş iki fotoğrafla paylaşan İSKİ yetkilileri, "Yağışlarla birlikte oluşan bu olumlu tablo umut verici olsa da, su kaynaklarımızın geleceğini güvence altına almanın yolu tasarruf alışkanlığından geçiyor" ifadelerini kullandı. İSKİ'nin intirnet sitesinde yer alan tablolara göre geçen yıl 20 Şubat'ta seviye yüzde 69, 2024'te ise yüzde 76 civarındaydı. Tablolara göre yılbaşından bu yana Melen regülatöründen 99 milyon metreküp, Yeşilçay'dan ise 44 milyon metreküp su sağlandı.

Hatay'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Hatay'da saat 06.10'da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin 9,27 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi

 

20.02.2026 08:58:00
Anadolu Ajansı
Hatay'da 4,2 büyüklüğünde deprem
Hatay'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde saat 06.10'da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Kırıkhan ilçesi olan 4,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 9,27 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.