‘Vakar, sizleri zulümden alıkoymalı’
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: “İslam ve vakar sizleri birbirinize karşı zulümden ve boş şeyler konuşmaktan alıkoymalı, söz birliğinizi sağlamalıdır. Hiç kimseden kendisinden başkası kabul edilmeyen Allah’ın dinine ve dinin kıvamı olan ihlas kelimesine (tevhide) bağlanın”
06.03.2019 00:00:00





Kur'an'da şöyle buyurulur: "Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın. Hani düşmandınız, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz." (Âl-i İmran, 103).
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Toplumun çoğunluğuyla birlikte olun. Zira hiç şüphesiz Allah'ın eli cemaat iledir. Ayrılıktan sakının, şüphesiz halktan ayrılan kimse, sürüden ayrılanın koyunun kurda yem olması gibi, şeytanın lokması olur." (Şerh-i Nehc'ul-Belağa, 127. hutbe; Şerh-i Nehc'ul_Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 8/112).
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "İslam ve vakar sizleri birbirinize karşı zulümden ve boş şeyler konuşmaktan alıkoymalı, söz birliğinizi sağlamalıdır. Hiç kimseden kendisinden başkası kabul edilmeyen Allah'ın dinine ve dinin kıvamı olan ihlas kelimesine (tevhide) bağlanın." (Şerh-i Nehc'ul-Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 4/45).
İmam Hasan (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir işte birleşen topluluğun mutlaka işleri güçlenir ve bağları sağlamlaşır. O halde siz de düşmanınız olan Muaviye ve ordusuna karşı savaş için bir araya gelin ve birbirinizi yardımsız bırakmayın." (Şerh-i Nehc'ul-Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 3/185).
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden önceki ümmetlerin işledikleri kötülüklere, kınanılan amelleri yüzünden uğradıkları belalara uğramaktan korkun. Hayırda ve şerde onların durumlarını düşünün ve onlar gibi olmaktan sakının. Hallerinin farklılığını (iyi ve kötü hallerini) düşündüğünüz zaman, her işte onların üstünlüğünü sağlayan, düşmanlarını kendilerinden uzaklaştıran, esenlik içinde yaşatan, onları nimetlere boğan, onları birbirlerine bağlayan yücelik, ayrılıktan çekinmek, birleşmeyi gerekli görmek, birbirini birleşmeye yönlendirip onu tavsiye etmek gibi yüceliğe ulaştıran hallerini elde etmeye çalışın. Birbirlerini yardımsız bırakmaları, kendilerini düşünmeleri, gönüllerinde birbirine kin güdüp düşmanlık beslemeleri gibi belleri kıran, güçleri zayıflatan hallerinden sakının. Sizden önceki müminlerin halini bir düşünün! Onların birlik içinde, dilekleri bir, gönülleri ılımlı, elleri ve kılıçları birbirlerine yardımcı, basiretleri açık ve azimlerinin tek olduğu zamanlarda nasıl olduklarına bakın; yeryüzünün efendileri olup, alemleri idare etmediler mi? Bir de işlerinin sonunun nasıl olduğuna bakın; birbirlerinden ayrıldıkları, birlikleri bozulduğu, arzuları, gönülleri birbirlerine zıtlaştığı, çeşitli fırkalara, bölüklere ayrılıp birbirleriyle savaşmaya kalkınca da Allah onlardan keramet elbisesini soyup çıkardı, nimetlerinin genişliğini esirgedi; onlardan geriye, yalnız, içinizden ibret alanların işine yarayan hikayeler kaldı." (Nehc'ul-Belağa, 192. Hutbe). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Toplumun çoğunluğuyla birlikte olun. Zira hiç şüphesiz Allah'ın eli cemaat iledir. Ayrılıktan sakının, şüphesiz halktan ayrılan kimse, sürüden ayrılanın koyunun kurda yem olması gibi, şeytanın lokması olur." (Şerh-i Nehc'ul-Belağa, 127. hutbe; Şerh-i Nehc'ul_Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 8/112).
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "İslam ve vakar sizleri birbirinize karşı zulümden ve boş şeyler konuşmaktan alıkoymalı, söz birliğinizi sağlamalıdır. Hiç kimseden kendisinden başkası kabul edilmeyen Allah'ın dinine ve dinin kıvamı olan ihlas kelimesine (tevhide) bağlanın." (Şerh-i Nehc'ul-Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 4/45).
İmam Hasan (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir işte birleşen topluluğun mutlaka işleri güçlenir ve bağları sağlamlaşır. O halde siz de düşmanınız olan Muaviye ve ordusuna karşı savaş için bir araya gelin ve birbirinizi yardımsız bırakmayın." (Şerh-i Nehc'ul-Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 3/185).
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden önceki ümmetlerin işledikleri kötülüklere, kınanılan amelleri yüzünden uğradıkları belalara uğramaktan korkun. Hayırda ve şerde onların durumlarını düşünün ve onlar gibi olmaktan sakının. Hallerinin farklılığını (iyi ve kötü hallerini) düşündüğünüz zaman, her işte onların üstünlüğünü sağlayan, düşmanlarını kendilerinden uzaklaştıran, esenlik içinde yaşatan, onları nimetlere boğan, onları birbirlerine bağlayan yücelik, ayrılıktan çekinmek, birleşmeyi gerekli görmek, birbirini birleşmeye yönlendirip onu tavsiye etmek gibi yüceliğe ulaştıran hallerini elde etmeye çalışın. Birbirlerini yardımsız bırakmaları, kendilerini düşünmeleri, gönüllerinde birbirine kin güdüp düşmanlık beslemeleri gibi belleri kıran, güçleri zayıflatan hallerinden sakının. Sizden önceki müminlerin halini bir düşünün! Onların birlik içinde, dilekleri bir, gönülleri ılımlı, elleri ve kılıçları birbirlerine yardımcı, basiretleri açık ve azimlerinin tek olduğu zamanlarda nasıl olduklarına bakın; yeryüzünün efendileri olup, alemleri idare etmediler mi? Bir de işlerinin sonunun nasıl olduğuna bakın; birbirlerinden ayrıldıkları, birlikleri bozulduğu, arzuları, gönülleri birbirlerine zıtlaştığı, çeşitli fırkalara, bölüklere ayrılıp birbirleriyle savaşmaya kalkınca da Allah onlardan keramet elbisesini soyup çıkardı, nimetlerinin genişliğini esirgedi; onlardan geriye, yalnız, içinizden ibret alanların işine yarayan hikayeler kaldı." (Nehc'ul-Belağa, 192. Hutbe). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.