Çeyrek asırdan beri ülkeyi yöneten siyasi iktidar ve irili-ufaklı ortakları, yerel seçimler yaklaştıkça vatandaşa, 'uzat ellerini bayramlaşalım' tekliflerini tekrarlayıp duruyorlar.
Sütten ağzı yanmış, hatta sütle arasına aşılmaz sütreler örülmüş olan halk kitleleri, bayramda düğünde ancak ulaşabildiği yoğurdu üfleyerek yediği için çoğu zaman uzatılan eller boşta kalıyor.
Sütten ağzı fena yandığı için vatandaş, uzaktan öylesine el sallayıp geçiyor.
Hatırlayalım; devletin kanallarını da tepe tepe kullanarak, tüm yandaş kanallarda 'bohçacı geldi hanııım' formatından neredeyse 24 saat 'imar barışı geldi, devlet barış elini uzattı size' tarzında reklamlar döndü durdu.
Söz konusu reklamlarla eş zamanlı olarak, siyasi iktidarın en tepe yöneticileri de bölgeyi il il dolaşarak, şu vilayette şu kar yüz bin kişiye, bu vilayette şu kadar yüz bin kişiye imar barışı sağlayarak binaları ile ilgili müşküllerini hallettik propagandası yapılıyordu.
'Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu' hesabı, tarih 6 Şubat 2023'ü gösterdiğinde malum asrın felaketi depremler yaşandı ve neredeyse taş üstünde taş kalmadı ve sadece nice on binler diyebiliyoruz, nice on binler kara toprağa karışıp gittiler.
Felaketin birinci yıldönümüne yaklaştığımız şu günlerde, deprem bölgesinde her çeşit acının, sancının, derdin, çilenin, elemin ve ıstırabın taptaze olarak yaşandığı gelen ilk haberler arasında.
Meğerse çeşitli aralıklarla ilan edilen imar barışları ve bu imar barışları adı altında af kapsamına alınan kaçak binalar, mühendislik hizmetlerinden yoksun olarak yapılan binalar, bölge insanına hazırlanan tabutluklar anlamını taşıyormuş.
Daha yeni, Japonya'da aynı büyüklükte bir deprem oldu, toplam can kaybı sayısı sadece 200 civarında, bizdekinin senesi dolmak üzere ölü ve kayıpların sayısını henüz net olarak bilmiyoruz.
Japonlara sormak lazım; sizin oralarda da imar barışı var mı?
Millet olarak bu 'imar barışı' hikâyesinden çok fena, çok yaman canımız yandığı için, geçmişte bu hikâyede dahli olanları, imzası ve ısrarı olanları en başköşeye not etmiş durumdayız.
'Uzat ellerini bayramlaşalım' türküsü benim de şahsen çok sevdiğim halk türküleri arasında olduğu halde, sırf bu 'imar barışını' çağrıştırdığı için, asla dinlememek üzere dinlenmeye almış durumdayım.
Zaten vatandaşta uzatacak el mi kaldı ki?
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026





















































