Ülkemiz ekonomik, siyasi, kültürel her sahada büyük bir işgalin içindeyken, birçokları da bu işgalin önlenemez olduğunu söyleyerek hem kendilerini, hem de milleti acziyete düşürerek bu işgale seyirci kalmayı tercih ederken, bir babayiğit kınayıcıların da kınamasına aldırmadan emin adımlarla Anadolu'yu il il, kasaba kasaba, köy köy dolaşmaya devam ediyor.Bu babayiğit umutsuzluğa, umutsuzluğu aşılamaya çalışanlara meydan okuyor, "Zillet, kölelik, uşaklık bu milletin kaderi olamaz" diyor.Bu babayiğit umutların tükenmeye başladığı bir dönemde karanlığa güneş gibi doğdu. Herkesin koro halinde "artık çözüm yok" dediği bir devirde, milletimize sunduğu Milli Ekonomi Modeli ve Milli Devlet projeleriyle çözümü matematiksel formülüne kadar, grafiğine kadar ortaya koydu.O'nun kitabında umutsuzluk yoktu.O'nun kitabında umutsuzluk büyük bir günahtı.O'nun kitabında umutsuzluk acizlerin işiydi.O'nun kitabında umutsuzluk yenilgiyi baştan kabullenmişlerin haliydi.O'nun kitabında Türk milleti asla umutsuz olamazdı.O ülkemizin yaşadığı bütün badireleri bir doğumun sancısı olarak görüyordu, geleceğe umutla bakıyor ve topyekün bir milleti kuvayı milliye ruhuyla yeniden dirilişe çağırıyordu. O, her konuda toplumun önündeydi. O en önde koşuyor, sonra, "koşun" diyordu. O, gece gündüz durmadan çalışıyor, köy köy, kasaba kasaba dinlenmeden dolaşıp milleti ayıktırmaya çalışıyor sonra, "çalışın" diyordu. O, gittiği her yerde, yaptığı her konuşmada doğruları, gerçekleri haykırıyor ve bu aziz milletin sahip olduğu değerleri her fırsatta dile getiriyordu. Milletimiz başlangıçta bunları iltifat, ya da hayal olarak değerlendirdi, ama o projelerini bir bir ortaya koymaya başlayınca, hatta bununla ilgili Milli Ekonomi Modeli eseri dünyanın tanınmış yüzlerce bilim adamı tarafından Nobel'e aday gösterilince, o'nun anlattıklarının esasen bilimsel bir gerçek olduğu anlaşılmış oldu.O'nun anlattıklarının bir hayal değil, gerçek olduğu, bu milletin ve de ülkenin yıllarca yok olarak kabul ettirilmeye çalışılan potansiyelinin esasen bütün dünyaya bakacak kadar var olduğu bilimsel olarak ortaya çıktı.Yıllarca bizi hayalle kandırmışlar, gerçekleri ise perdelemişlerdi.Şimdi o, zor bir göreve kendini adamıştı: perdeleri aralayıp gerçekleri açığa çıkarmak. Gerçektenden de bu zor bir görevdi, çünkü insanların yanlışı kabullendiği bir dönemde doğruyu ortaya çıkarmak gerçekten de zordu.O babayiğit; kendini milletine ve vatanına adamış o değerli insan; yaşadığı her türlü sıkıntı ve çileye rağmen milletine, devletine zerre kadar sırtını dönmemiş o eşsiz vefa örneği şahsiyet; işi toplumu diriltmekle başlayan ve projelerinin temeline de toplumun kalkınmasını koyan o toplum mühendisi; attığı her adımı bilimsel zemine oturtan Nobel'e aday o bilim adamı; bu aziz millete köleliği değil, efendiliği layık gören o lider Prof. Dr. Haydar Baş'tır. Zaman hızla geçiyor ve geçen her gün, her saat, her dakika ve saniye hep Sayın Baş'ı haklı çıkarıyor. Saniyelerin bile "Sayın Baş haklıdır" diyerek ilerlediği bir dönemde hala yanlışta ısrar etmek, emaneti yanlış ellerde bırakmak, ülkemizin, milletimizin, geleceğimizin karanlığa hızla gitmesini seyretmek sizce olması gereken midir?Gerçekleri ne kadar erken fark edersek, o kadar kendimize, milletimize ve neslimize az zarar vermiş oluruz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025
- Ülkemizde çürümüşlük kurumsallaştı! / 20.12.2025
- Şara yönetimi, SDG’nin özerkliğini ‘resmen’ tanıdı / 19.12.2025
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025
- Ülkemizde çürümüşlük kurumsallaştı! / 20.12.2025
- Şara yönetimi, SDG’nin özerkliğini ‘resmen’ tanıdı / 19.12.2025


































































































