Türkiye’nin ikinci büyük gölü
Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük ikinci gölü olan Tuz gölü, İç Anadolu Bölgesi'nde Ankara, Konya ve Aksaray illerinin sınırının kesiştiği yerde yer alır
24.02.2024 10:59:00 / Güncelleme: 24.02.2024 12:02:56
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Tuz Gölü, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde Ankara, Konya ve Aksaray illerinin sınırının kesiştiği yerde yer alan bir tuz gölüdür.
Tuz Gölü'nde tuz, meteorolojik suların yer altına süzülerek daha önce oluşmuş tuz domlarını eritmesi ve tektonik hatlar boyunca yüzeye taşımasıyla oluşuyor.
Türkiye'nin tuz ihtiyacının % 40'ını bu gölden sağlanır. Tuz Gölü, çevresindeki platolar arasına gömülmüş bulunan geniş bir tektonik çukurluğun en derin yerindedir.
Gölün ortalama su seviyesi 40 cm civarında, yağışın arttığı mayıs ayında ise yaklaşık 110 cm'dir. Ağustos ayında göl büyük ölçüde kurur. Tuz oranının fazla oluşu, buharlaşma sonucunda göl sahasının büyük kısmında her yıl yenilenen 10-30 cm'lik tuz tortulaşmasına neden olmaktadır.
Tuz Gölü, aynı zamanda önemli bir kuş cenneti ve endemik bitki kaynağıdır. Gölde flamingo, turna, yaban kazı, kılıçgaga, angut ve benzeri kuşların yanı sıra yağmurcunlar ve yaban ördekleri gruplar halinde yaşamaktadır.
Göl çevresinde 38'e yakın endemik bitki türü bulunurken, bunlardan yaklaşık 20'ye yakını sadece Tuz Gölü ve çevresindeki Eskil ve Eşmekaya'da yer almaktadır. Tuz Gölü, hem faunistik bakımdan hem de floristik bakımdan son derece zengin bir alandır.
Tuz Gölü'nü bekleyen tehlike
Tuz Gölü, Türkiye'nin ikinci büyük gölü olmasına rağmen kuraklık, iklim değişikliği ve bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle ciddi bir tehlike altındadır.
Uzmanlar, gölün yüzde 30 küçüldüğünü ve yarım yüzyıl içinde tamamen kuruyabileceğini belirtmektedir.
Bu durum, gölde yaşayan binlerce flamingo ve diğer kuş türleri için de büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
Ayrıca, gölün kuruması, Türkiye'nin tuz ihtiyacını karşılayan önemli bir kaynağın da yok olması anlamına gelmektedir.
Tuz Gölü'nü korumak için, bölgedeki yeraltı suyu kullanımının kontrol altına alınması, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilir bir şekilde yapılması, gölü besleyen akarsuların korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele edilmesi gerekmektedir.
Tuz Gölü'nde tuz, meteorolojik suların yer altına süzülerek daha önce oluşmuş tuz domlarını eritmesi ve tektonik hatlar boyunca yüzeye taşımasıyla oluşuyor.
Türkiye'nin tuz ihtiyacının % 40'ını bu gölden sağlanır. Tuz Gölü, çevresindeki platolar arasına gömülmüş bulunan geniş bir tektonik çukurluğun en derin yerindedir.
Gölün ortalama su seviyesi 40 cm civarında, yağışın arttığı mayıs ayında ise yaklaşık 110 cm'dir. Ağustos ayında göl büyük ölçüde kurur. Tuz oranının fazla oluşu, buharlaşma sonucunda göl sahasının büyük kısmında her yıl yenilenen 10-30 cm'lik tuz tortulaşmasına neden olmaktadır.
Tuz Gölü, aynı zamanda önemli bir kuş cenneti ve endemik bitki kaynağıdır. Gölde flamingo, turna, yaban kazı, kılıçgaga, angut ve benzeri kuşların yanı sıra yağmurcunlar ve yaban ördekleri gruplar halinde yaşamaktadır.
Göl çevresinde 38'e yakın endemik bitki türü bulunurken, bunlardan yaklaşık 20'ye yakını sadece Tuz Gölü ve çevresindeki Eskil ve Eşmekaya'da yer almaktadır. Tuz Gölü, hem faunistik bakımdan hem de floristik bakımdan son derece zengin bir alandır.
Tuz Gölü'nü bekleyen tehlike
Tuz Gölü, Türkiye'nin ikinci büyük gölü olmasına rağmen kuraklık, iklim değişikliği ve bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle ciddi bir tehlike altındadır.
Uzmanlar, gölün yüzde 30 küçüldüğünü ve yarım yüzyıl içinde tamamen kuruyabileceğini belirtmektedir.
Bu durum, gölde yaşayan binlerce flamingo ve diğer kuş türleri için de büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
Ayrıca, gölün kuruması, Türkiye'nin tuz ihtiyacını karşılayan önemli bir kaynağın da yok olması anlamına gelmektedir.
Tuz Gölü'nü korumak için, bölgedeki yeraltı suyu kullanımının kontrol altına alınması, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilir bir şekilde yapılması, gölü besleyen akarsuların korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele edilmesi gerekmektedir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.