Türkiye ‘veto’da direnebilecek mi?
28 Haziran’da Türkiye ile imzalanan üçlü muhtıra sonrası, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik süreci hız kazandı. NATO üyesi ülkeler peş peşe bu iki ülkenin NATO’ya katılımını onaylamaya başladılar. Danimarka’dan sonra Kanada da protokolü onayladığını duyurdu. Türkiye, terör konusundaki taleplerine karşılık bulabilecek mi, eğer olmazsa baskılara direnebilecek mi, ABD’den talep ettiği F-16’ları alabilecek mi merak konusu
06.07.2022 15:57:00





MURAT ÇABAS / HABER ANALİZ
Rusya-Ukrayna savaşının ardından gündeme gelen Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üyelik süreci, Türkiye'nin 'veto' hamlesine takılmıştı. 28 Haziran'da imzalanan üçlü muhtıra ile Türkiye, belirli koşullar altında bu vetonun kaldırılabileceği sinyalini verdi. Muhtıranın imzalanmasından hemen sonra, daha mutabakatın mürekkebi kurumadan Finlandiya ve İsveç'ten teröristlerin iade edilmemesine yönelik peş peşe açıklamalar geldi. Türkiye'nin yetkilileri ise, vetonun daha kaldırılmadığı uyarısında bulunarak kararın TBMM'de verileceğini, eğer teröristler iade edilmezse onay verilmeyeceğini belirtti. Diğer NATO üyesi ülkelerin Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılımlarına onayları çok hızlı başladı. İlk onay veren ülkeler Danimarka ve Kanada oldu. Diğer üye ülkelerin de hızlı bir şekilde onay verecekleri ifade ediliyor. Kriz yine dönüp dolaşıp Türkiye'nin kucağına bırakılacak. Bağımlılıklar sebebiyle ekonomik zorluklar yaşayan Türkiye kendisine yapılan baskılara direnebilecek mi merak konusu. Bu konudaki tek teselli, TBMM'nin tatile girmiş olması ve yeni yasama 1 Ekim'de başlayacak.
Kanada onayladı
Kanada'nın, İsveç ve Finlandiya'nın, NATO'ya katılımına onay verdiği açıklandı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, yaptığı açıklamada, Finlandiya ve İsveç'in, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütüne (NATO) katılım protokollerini onayladıklarını duyurdu. Federal hükümetin onay sürecini hızlı bir şekilde geçirmek için hamleler yaptığını aktaran Trudeau, federal parlamentoda yapılan oylamada, Finlandiya ve İsveç'in, NATO'ya katılımlarının oy birliği ile kabul edildiğini kaydetti. Trudeau, "Kanada, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya hızlı ve etkili bir şekilde entegre olma ve İttifakın toplu savunmasına katkıda bulunma yeteneğine tam olarak güveniyor. Finlandiya ve İsveç'in üyelikleri, NATO'yu daha güçlü hale getirecek. Tüm NATO üyelerini, düşmanların müdahale fırsatlarını sınırlamak için onay süreçlerini hızla tamamlamaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. Kanada ve Danimarka, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılımlarını onaylayan ilk ülkeler oldu. İsveç'in Ottava Büyükelçisi Urban Ahlin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Teşekkürler Kanada! Kanada, onay belgesini Kuzey Atlantik Antlaşması'nın emanetçisi olan ABD Dışişleri Bakanlığına teslim eden ilk ülkedir!" ifadesine yer verdi. İsveç ve Finlandiya, 28 Haziran'da Türkiye ile vardıkları mutabakatın ardından NATO'ya tam üyelik başvurusunda bulunmuştu. Her iki ülkenin de üyelik statüsünü kazanabilmesi için, başvurunun NATO üyesi tüm ülkelerin parlamentolarında oylanması ve kabul edilmesi gerekiyor.
Türkiye, teröristlerin iadesini istiyor
Üçlü muhtıranın hemen ardından Finlandiya ve İsveç yetkililerinin muhtıraya aykırı açıklamalar yaparak Türkiye'nin terörist iadesi talebinin yerine getirilmeyeceğine dair sinyaller vermesi üzerine hükümetten açıklamalar geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 Haziran'da yaptığı basın toplantısında, İsveç ve Finlandiya'nın mutabakat muhtırasında verdiği sözleri tutmaması halinde, bu iki ülkenin NATO üyeliklerini TBMM'de onaylamayabileceği uyarısını yaptı. Erdoğan verilen taahhütlerin "hassasiyetle izleneceğini" kaydetti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, üçlü muhtıraya ilişkin, "Sonuçta bu belgeye uymak zorundadırlar. Uymadıkları zaman zaten biz bunları NATO'ya almayacağız" dedi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İsveç ve Finlandiya'ya PKK ve FETÖ mensubu teröristlerin iadesine ilişkin talepleri hatırlatan yazı gönderildiğini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Madrid'de imzalanan üçlü muhtıranın üyelik olarak lanse edilmesi doğru değil. Finlandiya ve İsveç'in yazılı taahhütlerini ne ölçüde yerine getirdiğini değerlendireceğiz" dedi.
Türkiye istediklerini alabilecek mi?
Türkiye, bu hamleyle beraber bir taraftan bu ülkelerin teröre olan desteğinin önünü keserek, bu ülkelerdeki teröristlerin iadesini talep ediyor, diğer taraftan da ABD'den alacağı F16'ları ve uçaklarımızın modernizasyon işlemlerini garanti altına almak istiyor. Peki, gerçekten bu istediklerimizi alabilecek miyiz, eğer alamazsak veto konusunda direnebilecek miyiz? Öncelikle teröre destek konusunda NATO'da sicili kabarık olan sadece bu iki ülke değil. NATO'nun koordinatörlüğünü yapan ABD, Suriye'nin kuzeyindeki YPG/PYG'nin en büyük destekçisi; üstelik sahadaki stratejik ortağı görüyor. Türkiye'nin borca ve ithalata dayalı kırılgan ekonomisi de şüphesiz bu tür konularda direncini kıran en büyük sebep… Ekonomik bir bağımsızlık elde edilmeden yapılan bu tür diplomatik bilek güreşleri pek lehimize sonuçlanmıyor. F-16'lar konusu da muğlak durumda… Yunan lobisine bağlı ABD'li siyasetçiler, Washington'ın olası bir F-16 satışını engellemek için harekete geçti. Hazırlanan metinde ABD'li siyasetçiler NDAA olarak da bilinen Ulusal Güvenlik Yetki Yasası'nı değiştirmek bir değişiklik talebinde bulundu. Kongre'ye gönderilen değişiklik talebinde "ABD Başkanı'nın, geçen yıl bir diğer NATO üyesi ülkenin toprak bütünlüğü ve hava sahasını tekrar tekrar ihlal eden bir NATO üyesine silah gönderilmesinin engellenmesinin istendiği" belirtildi. Ne bu iki ülke teröristleri iade edecek gibi görünüyor, ne F-16'ları alacak gibi görünüyoruz, ne de veto konusunda direnecek gibi görünüyoruz! Sonuçta bütün bu yapılanlar, sadece ve sadece yaklaşan seçimlerin öncesinde bir iç siyaset malzemesi olarak görülüyor.
Rusya-Ukrayna savaşının ardından gündeme gelen Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üyelik süreci, Türkiye'nin 'veto' hamlesine takılmıştı. 28 Haziran'da imzalanan üçlü muhtıra ile Türkiye, belirli koşullar altında bu vetonun kaldırılabileceği sinyalini verdi. Muhtıranın imzalanmasından hemen sonra, daha mutabakatın mürekkebi kurumadan Finlandiya ve İsveç'ten teröristlerin iade edilmemesine yönelik peş peşe açıklamalar geldi. Türkiye'nin yetkilileri ise, vetonun daha kaldırılmadığı uyarısında bulunarak kararın TBMM'de verileceğini, eğer teröristler iade edilmezse onay verilmeyeceğini belirtti. Diğer NATO üyesi ülkelerin Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılımlarına onayları çok hızlı başladı. İlk onay veren ülkeler Danimarka ve Kanada oldu. Diğer üye ülkelerin de hızlı bir şekilde onay verecekleri ifade ediliyor. Kriz yine dönüp dolaşıp Türkiye'nin kucağına bırakılacak. Bağımlılıklar sebebiyle ekonomik zorluklar yaşayan Türkiye kendisine yapılan baskılara direnebilecek mi merak konusu. Bu konudaki tek teselli, TBMM'nin tatile girmiş olması ve yeni yasama 1 Ekim'de başlayacak.
Kanada onayladı
Kanada'nın, İsveç ve Finlandiya'nın, NATO'ya katılımına onay verdiği açıklandı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, yaptığı açıklamada, Finlandiya ve İsveç'in, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütüne (NATO) katılım protokollerini onayladıklarını duyurdu. Federal hükümetin onay sürecini hızlı bir şekilde geçirmek için hamleler yaptığını aktaran Trudeau, federal parlamentoda yapılan oylamada, Finlandiya ve İsveç'in, NATO'ya katılımlarının oy birliği ile kabul edildiğini kaydetti. Trudeau, "Kanada, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya hızlı ve etkili bir şekilde entegre olma ve İttifakın toplu savunmasına katkıda bulunma yeteneğine tam olarak güveniyor. Finlandiya ve İsveç'in üyelikleri, NATO'yu daha güçlü hale getirecek. Tüm NATO üyelerini, düşmanların müdahale fırsatlarını sınırlamak için onay süreçlerini hızla tamamlamaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. Kanada ve Danimarka, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılımlarını onaylayan ilk ülkeler oldu. İsveç'in Ottava Büyükelçisi Urban Ahlin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Teşekkürler Kanada! Kanada, onay belgesini Kuzey Atlantik Antlaşması'nın emanetçisi olan ABD Dışişleri Bakanlığına teslim eden ilk ülkedir!" ifadesine yer verdi. İsveç ve Finlandiya, 28 Haziran'da Türkiye ile vardıkları mutabakatın ardından NATO'ya tam üyelik başvurusunda bulunmuştu. Her iki ülkenin de üyelik statüsünü kazanabilmesi için, başvurunun NATO üyesi tüm ülkelerin parlamentolarında oylanması ve kabul edilmesi gerekiyor.
Türkiye, teröristlerin iadesini istiyor
Üçlü muhtıranın hemen ardından Finlandiya ve İsveç yetkililerinin muhtıraya aykırı açıklamalar yaparak Türkiye'nin terörist iadesi talebinin yerine getirilmeyeceğine dair sinyaller vermesi üzerine hükümetten açıklamalar geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 Haziran'da yaptığı basın toplantısında, İsveç ve Finlandiya'nın mutabakat muhtırasında verdiği sözleri tutmaması halinde, bu iki ülkenin NATO üyeliklerini TBMM'de onaylamayabileceği uyarısını yaptı. Erdoğan verilen taahhütlerin "hassasiyetle izleneceğini" kaydetti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, üçlü muhtıraya ilişkin, "Sonuçta bu belgeye uymak zorundadırlar. Uymadıkları zaman zaten biz bunları NATO'ya almayacağız" dedi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İsveç ve Finlandiya'ya PKK ve FETÖ mensubu teröristlerin iadesine ilişkin talepleri hatırlatan yazı gönderildiğini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Madrid'de imzalanan üçlü muhtıranın üyelik olarak lanse edilmesi doğru değil. Finlandiya ve İsveç'in yazılı taahhütlerini ne ölçüde yerine getirdiğini değerlendireceğiz" dedi.
Türkiye istediklerini alabilecek mi?
Türkiye, bu hamleyle beraber bir taraftan bu ülkelerin teröre olan desteğinin önünü keserek, bu ülkelerdeki teröristlerin iadesini talep ediyor, diğer taraftan da ABD'den alacağı F16'ları ve uçaklarımızın modernizasyon işlemlerini garanti altına almak istiyor. Peki, gerçekten bu istediklerimizi alabilecek miyiz, eğer alamazsak veto konusunda direnebilecek miyiz? Öncelikle teröre destek konusunda NATO'da sicili kabarık olan sadece bu iki ülke değil. NATO'nun koordinatörlüğünü yapan ABD, Suriye'nin kuzeyindeki YPG/PYG'nin en büyük destekçisi; üstelik sahadaki stratejik ortağı görüyor. Türkiye'nin borca ve ithalata dayalı kırılgan ekonomisi de şüphesiz bu tür konularda direncini kıran en büyük sebep… Ekonomik bir bağımsızlık elde edilmeden yapılan bu tür diplomatik bilek güreşleri pek lehimize sonuçlanmıyor. F-16'lar konusu da muğlak durumda… Yunan lobisine bağlı ABD'li siyasetçiler, Washington'ın olası bir F-16 satışını engellemek için harekete geçti. Hazırlanan metinde ABD'li siyasetçiler NDAA olarak da bilinen Ulusal Güvenlik Yetki Yasası'nı değiştirmek bir değişiklik talebinde bulundu. Kongre'ye gönderilen değişiklik talebinde "ABD Başkanı'nın, geçen yıl bir diğer NATO üyesi ülkenin toprak bütünlüğü ve hava sahasını tekrar tekrar ihlal eden bir NATO üyesine silah gönderilmesinin engellenmesinin istendiği" belirtildi. Ne bu iki ülke teröristleri iade edecek gibi görünüyor, ne F-16'ları alacak gibi görünüyoruz, ne de veto konusunda direnecek gibi görünüyoruz! Sonuçta bütün bu yapılanlar, sadece ve sadece yaklaşan seçimlerin öncesinde bir iç siyaset malzemesi olarak görülüyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


























































































