Milli bayramlara kısıtlamalar getirildi; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 19 Mayıs gibi milli günlerin kutlanması belli alanlara hapsedildi.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez, Cumhuriyet Bayramını elinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle kutlamak isteyen halk siyasilerin emriyle engellendi ve tartaklandı.
10 Kasım, Cumhuriyeti bize emanet eden Atamızın ölüm yıldönümü…
Yine yasaklar ve kısıtlamalar… Eylemler 2 saati geçmeyecek, gürültü yapılmayacak, yürünmeyecek, slogan atılmayacak…
Bildiğiniz gibi, 10 Kasım’ın en büyük özelliği, saat 9’u 5 geçe Ata’yı anmak niyetiyle sirenlerin ve kornaların çalınması… Gürültü yapılmayacak derken bu mu kastediliyor?
Bir dönem Türk Silahlı Kuvvetleri’ni komuta eden generallerin yargılandığı Ergenekon Davasının 44 gizli tanığı var.
Bunların birincisi cinsi sapık, ikincisi ise Şemdin Sakık...
Birincisi çocuklara cinsel taciz ettiği için 30 yıl hüküm giymiş, ikincisi ise PKK terör örgütünün bir dönem üst düzey yöneticilerinden, birçok vatandaşımızın askerimizin katline sebep olmuş, önce idamla yargılanmış ardından da cezası müebbet hapse çevrilmiş, şu an Diyarbakır cezaevinde ikamet ediyor.
Üçüncü tanık da deşifre edildi, o da PKK’nın Marmara sorumlusu çıktı.
Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre, taraflar arasında hasımlık söz konusu ise tanıklık yapılamıyor. Daha nasıl hasımlık olsun? Biri PKK’lı yönetici, diğeri ise onunla Türk milleti adına mücadele vermiş olan general…
Gizli tanıkların en büyük özelliği güvenilir olması… Tanıkların birincisi cinsi sapık, ikincisi ve üçüncüsü terör örgütü yöneticisi nasıl bir güvenilirlikse?
Kim bilir belki dördüncü gizli tanık da Abdullah Öcalan çıkabilir?
Daha neler göreceğiz bakalım.
4 Kasım’da gerçekleşen Şemdinli saldırısının ayrıntıları ortaya çıktı.
Terör örgütünün sözde bölge sorumlusu olan Reşit Dostum kod adlı Mehmet Can Gürhan, telsiz konuşmasında eylemde bir çocuğun öldüğünü ve bunun suçunun güvenlik güçlerine atılmasının talimatını veriyor ve dikkat, “Faris Demirci’nin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü basına yansıtın” diyor.
Demek ki, ülkemizde terör örgütünün güvenlik güçleri aleyhindeki propagandalarına, yanlış yönlendirmelerine çanak tutan basın unsurları var. Eee, beslenen kaynaklar aynı olunca…
Endonezya’nın Bali adasında düzenlenen Demokrasi Forumu’na katılan Başbakan Erdoğan, Norveç’te 77 kişiyi katleden Anders Breivik’in 21 yıl hapse mahkum edilmesine tepki göstererek, “Demek ki, yeri geldiği zaman idamın bir haklılık sebebi var. Kendimizi tekrar adalet terazisine yatırmamız lazım” dedi.
40 bin kişinin katili olan teröristbaşını İmralı’da besleyen, daha da ötesi kritik noktalarda onun yol haritasını uygulayan bir siyasi iradenin kalkıp da başkalarının katiline idam gömleğini giydirmeye çalışması oldukça garip görünüyor.
Breivik’in idamı hak eden suçu, herhalde 77 kişiyi kendi başına öldürmesi; eğer binlerce teröristle 40 bin kişiyi öldürseydi idamı hak etmemiş olacaktı.
Diğer bir fiyasko ise, siyasilerimizin PKK terörünün siyasallaştığı, alan savunmasına geçtiği, PKK yandaşlarının özerkliklerini ilan ettikleri bir dönemde, Türkiye’nin bir değil, birçok özerk devlete parçalanmasının önünü açacak olan başkanlık sistemine geçmeye çalışmalarıdır.
Bu ve benzeri yüzlerce gelişme, “nereye gidiyoruz” dememize neden oluyor.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez, Cumhuriyet Bayramını elinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle kutlamak isteyen halk siyasilerin emriyle engellendi ve tartaklandı.
10 Kasım, Cumhuriyeti bize emanet eden Atamızın ölüm yıldönümü…
Yine yasaklar ve kısıtlamalar… Eylemler 2 saati geçmeyecek, gürültü yapılmayacak, yürünmeyecek, slogan atılmayacak…
Bildiğiniz gibi, 10 Kasım’ın en büyük özelliği, saat 9’u 5 geçe Ata’yı anmak niyetiyle sirenlerin ve kornaların çalınması… Gürültü yapılmayacak derken bu mu kastediliyor?
Bir dönem Türk Silahlı Kuvvetleri’ni komuta eden generallerin yargılandığı Ergenekon Davasının 44 gizli tanığı var.
Bunların birincisi cinsi sapık, ikincisi ise Şemdin Sakık...
Birincisi çocuklara cinsel taciz ettiği için 30 yıl hüküm giymiş, ikincisi ise PKK terör örgütünün bir dönem üst düzey yöneticilerinden, birçok vatandaşımızın askerimizin katline sebep olmuş, önce idamla yargılanmış ardından da cezası müebbet hapse çevrilmiş, şu an Diyarbakır cezaevinde ikamet ediyor.
Üçüncü tanık da deşifre edildi, o da PKK’nın Marmara sorumlusu çıktı.
Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre, taraflar arasında hasımlık söz konusu ise tanıklık yapılamıyor. Daha nasıl hasımlık olsun? Biri PKK’lı yönetici, diğeri ise onunla Türk milleti adına mücadele vermiş olan general…
Gizli tanıkların en büyük özelliği güvenilir olması… Tanıkların birincisi cinsi sapık, ikincisi ve üçüncüsü terör örgütü yöneticisi nasıl bir güvenilirlikse?
Kim bilir belki dördüncü gizli tanık da Abdullah Öcalan çıkabilir?
Daha neler göreceğiz bakalım.
4 Kasım’da gerçekleşen Şemdinli saldırısının ayrıntıları ortaya çıktı.
Terör örgütünün sözde bölge sorumlusu olan Reşit Dostum kod adlı Mehmet Can Gürhan, telsiz konuşmasında eylemde bir çocuğun öldüğünü ve bunun suçunun güvenlik güçlerine atılmasının talimatını veriyor ve dikkat, “Faris Demirci’nin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü basına yansıtın” diyor.
Demek ki, ülkemizde terör örgütünün güvenlik güçleri aleyhindeki propagandalarına, yanlış yönlendirmelerine çanak tutan basın unsurları var. Eee, beslenen kaynaklar aynı olunca…
Endonezya’nın Bali adasında düzenlenen Demokrasi Forumu’na katılan Başbakan Erdoğan, Norveç’te 77 kişiyi katleden Anders Breivik’in 21 yıl hapse mahkum edilmesine tepki göstererek, “Demek ki, yeri geldiği zaman idamın bir haklılık sebebi var. Kendimizi tekrar adalet terazisine yatırmamız lazım” dedi.
40 bin kişinin katili olan teröristbaşını İmralı’da besleyen, daha da ötesi kritik noktalarda onun yol haritasını uygulayan bir siyasi iradenin kalkıp da başkalarının katiline idam gömleğini giydirmeye çalışması oldukça garip görünüyor.
Breivik’in idamı hak eden suçu, herhalde 77 kişiyi kendi başına öldürmesi; eğer binlerce teröristle 40 bin kişiyi öldürseydi idamı hak etmemiş olacaktı.
Diğer bir fiyasko ise, siyasilerimizin PKK terörünün siyasallaştığı, alan savunmasına geçtiği, PKK yandaşlarının özerkliklerini ilan ettikleri bir dönemde, Türkiye’nin bir değil, birçok özerk devlete parçalanmasının önünü açacak olan başkanlık sistemine geçmeye çalışmalarıdır.
Bu ve benzeri yüzlerce gelişme, “nereye gidiyoruz” dememize neden oluyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025



























































































