Türk şirketleri dünyaya açılmalı
Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde konuşan Simit Sarayı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kavukcu, "Türk şirketleri olarak mutlaka yurt dışına açılmamız lazım. Yurt dışına açılmak için de hiç korkmamamız lazım" dedi
23.03.2019 00:00:00





EKONOMİ SERVİSİ
Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından 2012 yılından bu yana organize edilen Türkiye'nin en önemli iş ve ekonomi buluşması Uludağ Ekonomi Zirvesi, dün kapanışında yapılan ödül töreniyle tamamlandı. Zirvenin son gününde moderatörlüğünü Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin'in üstlendiği "Değişim Döneminde Perakende" oturumunda Simit Sarayı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kavukcu konuştu. Şirket olarak 2018'de önce globalleşmeye karar verdiklerini anlatan Kavukcu, şöyle konuştu: "Geçen sene yurt dışından yüzde 68 gelir sağladık. Bu bizim için çok önemliydi ve biz bunu simitle başardık.
Onun için bizim, Türk toplumunun başaramayacağı hiçbir şey yok. Mutlaka globalleşmemiz ve yurt dışına açılmamız lazım. Yurt dışına açılmak için de hiç korkmamamız lazım. 2019 yılı yurt dışı gelirlerimizi yüzde 75'e çıkarmayı hedefliyoruz. 2019 yılında Slovenya, Irak ve Cezayir'de inşallah yeni mağazalar açacağız. 25 ülke olan serüvenimizi 28 ülkeyle kapatmayı planlıyoruz. Türkiye'de finansman kullanıyoruz. Globalde rakiplerimizle aramızda çok büyük fark var. Onlar çok uygun maliyetlerle finansman bulabiliyor.
Türkiye'ye çok inanıyoruz ve bu marka artık bizim değil Türkiye'nin markası. Türk markalarını sahiplenmemiz lazım. Bizim bulunduğumuz her ülke birer büyükelçilik gibi. Ben görüyorum, belki Türkiye'de hiç Simit Sarayına gitmeyen insanlar yurt dışında Simit Sarayını gördüğü zaman çok mutlu oluyorlar çünkü dünyanın en iyi noktalarında oluyoruz. Biz şimdi Avrupa'yı bitirdikten sonra Amerika'ya başlıyoruz. İki tane mağazamız var. İnşallah 2019 yılında Amerika ve Uzak Doğu bölgesinde büyümeyi hedefliyoruz."
Onun için bizim, Türk toplumunun başaramayacağı hiçbir şey yok. Mutlaka globalleşmemiz ve yurt dışına açılmamız lazım. Yurt dışına açılmak için de hiç korkmamamız lazım. 2019 yılı yurt dışı gelirlerimizi yüzde 75'e çıkarmayı hedefliyoruz. 2019 yılında Slovenya, Irak ve Cezayir'de inşallah yeni mağazalar açacağız. 25 ülke olan serüvenimizi 28 ülkeyle kapatmayı planlıyoruz. Türkiye'de finansman kullanıyoruz. Globalde rakiplerimizle aramızda çok büyük fark var. Onlar çok uygun maliyetlerle finansman bulabiliyor.
Türkiye'ye çok inanıyoruz ve bu marka artık bizim değil Türkiye'nin markası. Türk markalarını sahiplenmemiz lazım. Bizim bulunduğumuz her ülke birer büyükelçilik gibi. Ben görüyorum, belki Türkiye'de hiç Simit Sarayına gitmeyen insanlar yurt dışında Simit Sarayını gördüğü zaman çok mutlu oluyorlar çünkü dünyanın en iyi noktalarında oluyoruz. Biz şimdi Avrupa'yı bitirdikten sonra Amerika'ya başlıyoruz. İki tane mağazamız var. İnşallah 2019 yılında Amerika ve Uzak Doğu bölgesinde büyümeyi hedefliyoruz."
Rekabet değil işbirliği zamanı
Oturumda konuşan Migros Üst Yöneticisi Özgür Tort da yeni düzende fiziki perakendeciler ile dijital oyuncuların rekabet etmekten öte yavaş yavaş iş birliği yaptığı noktalara geldiğine değindi.
Bunun dünyada birçok örneği olduğuna değinen Tort, "Bunun çok doğal sebepleri var. Bir tarafta çok net oluşan doğal bir elektronik müşteri trafiği var. Diğer tarafta ise fiziki alışverişin getirmiş olduğu lojistik avantajları var ve bunlar üst üste geldiği zaman aslında fiziki perakendecilerle dijital oyuncular sanki rekabet etmiyorlar, birbirlerini destekleyecek bir yapıya dönüşüyorlar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 20 senedir bu sürecin içindeki bir oyuncu olduklarını aktaran ve sanal marketlerin, her yıl üstüne koyarak hatta çok daha hızlanarak bu süreçte yerini aldığını vurgulayan Tort, şu değerlendirmelerde bulundu: "Şirketteki ciro büyüklükleri artık anlamlı boyutlara gelmiş durumda ve bizim için çok keyif veren boyutu da artık burada mobil dönüşüm artık hemen hemen tamamlandı. Yani yalnızca bir internet alışverişi değil mobil alışverişi çok net görüyoruz. Artık alışverişlerimizin yarısından çoğu mobil cihazlar üzerinden yapılıyor.
Geldiğimiz noktada en önemli bulgumuz ki bu dünyadaki bütün gıda perakendecilerinin sağlam verisidir, buradaki en etkin müşteri her ikisini de yapan müşteri. Yani hem gerçekten fiziki mağazadan alışveriş yapan hem de aynı zamanda on-line alışveriş yapan. Dolayısıyla iki temel oyuncunun yani dijital ve fiziki oyuncuların bir araya gelmesinin asıl sebebi de bu."
Bunun dünyada birçok örneği olduğuna değinen Tort, "Bunun çok doğal sebepleri var. Bir tarafta çok net oluşan doğal bir elektronik müşteri trafiği var. Diğer tarafta ise fiziki alışverişin getirmiş olduğu lojistik avantajları var ve bunlar üst üste geldiği zaman aslında fiziki perakendecilerle dijital oyuncular sanki rekabet etmiyorlar, birbirlerini destekleyecek bir yapıya dönüşüyorlar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 20 senedir bu sürecin içindeki bir oyuncu olduklarını aktaran ve sanal marketlerin, her yıl üstüne koyarak hatta çok daha hızlanarak bu süreçte yerini aldığını vurgulayan Tort, şu değerlendirmelerde bulundu: "Şirketteki ciro büyüklükleri artık anlamlı boyutlara gelmiş durumda ve bizim için çok keyif veren boyutu da artık burada mobil dönüşüm artık hemen hemen tamamlandı. Yani yalnızca bir internet alışverişi değil mobil alışverişi çok net görüyoruz. Artık alışverişlerimizin yarısından çoğu mobil cihazlar üzerinden yapılıyor.
Geldiğimiz noktada en önemli bulgumuz ki bu dünyadaki bütün gıda perakendecilerinin sağlam verisidir, buradaki en etkin müşteri her ikisini de yapan müşteri. Yani hem gerçekten fiziki mağazadan alışveriş yapan hem de aynı zamanda on-line alışveriş yapan. Dolayısıyla iki temel oyuncunun yani dijital ve fiziki oyuncuların bir araya gelmesinin asıl sebebi de bu."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.