Türkiye'nin kaynaklarının sayılamayacak kadar fazla olduğunu söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "tüketim olmadan üretim olmaz. Üretim ve tüketim bir arada olmadığı sürece de sürekli büyüme olmaz" dedi.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Kütahya'da katıldığı bir programda Milli Ekonomi Modeli'nin temel prensiplerini anlattı. Prof. Dr. Haydar Baş tüketim eksenli analiz şeklinde ifade ettiği Milli Ekonomi Modeli'nin vatandaşlık maaşı ve ev hanımlarına maaş gibi projeleriyle vatandaşın cebine para koyarak piyasadaki para sirkülâsyonunu sağlayacaklarını söyledi. Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: "Tüketim en büyük gelir kaynağıdır. Tüketim dediğimiz olgu tam olarak devreye girdiği zaman üretim de tetiklenecek. Toplum tüketecek, üretici de üretecek. Emme basma tulumba gibi üreteceğiz tüketeceğiz. O zaman bunun adı sürekli büyüme olacak. Kapitalist bunu bu güne kadar başaramadı. Allah bunu onlara nasip etmedi. Kime nasip edecek? Türk milletine nasip edecek inşallah. Yani tüketmeden üretim olmaz. Üretim ve tüketim bir arada olmadığı sürece de sürekli büyüme olmaz. Onun için kapitalist sistemin hâkim olduğu dünya bugüne kadar hayırlı bir nefes almamıştır. Bir bakıyorsunuz bir tarafta kocaman dağlar diğer taraftan da dağın altında çöpler? İnsanlar arasında bu kadar büyük mesafe var. Bağımsız Türkiye Partisi döneminde bütün bu dağlar yıkılacak ve adalet gelecek."
Kaynaklarımız saymakla bitmez
Türkiye'nin kaynaklarının sayılamayacak kadar fazla olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin Bor madeni başta olmak üzere birçok madene sahip olduğunu söyledi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Dünyada var olan Bor rezervini yüzde 90'ı bizde. Yahu dünya nefesini bizden alacak bize verecek. Elinde bu servet var, Haydar Hoca'ya kaynak nerede diye soruyorsun."
Para basmadan bağımsız olunmaz
Türkiye'nin yer altı kaynaklarının bir bir yabancılara verildiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş para politikası üzerine de çarpıcı açıklamalarda bulundu. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: "Bizim tezimizde devletin senyoraj hakkı yani para basma hakkı var. Arkadaşlar bir milletin bağımsız olabilmesi için devletinin para basma hakkına sahip olabilmesi lazım. Biz Türk milleti de devleti olarak 30 seneye yakın bir zamandan beri kendi paramızı basmıyoruz. Ama hocam bizim cebimizde Türk lirası var. Bunun ismi bizim cismi doların. Eğer siz paranızı basmak istiyorsanız batılı kaynaklardan -bu ABD olabilir IMF veya onların gösterdiği herhangi bir para kurumu olabilir- dövizi alırsınız hazinenizde bloke edersiniz. 30 milyar dolar veya 40 milyar dolar bloke edilir, bu dövizin karşılığında Türk lirası basılır. Şimdi bu dövizin karşılığında basılan adına Türk lirası dediğimiz para bizim midir yoksa bu doların sahibi devletin midir? O para bizim değil, borç aldığımız devletindir. Yıllardan beri bize bu oyunu oynuyorlar."
Türkiye'nin kaynakları söğüşlendi
Piyasada bulunan Türk lirasının Amerikan dolarının karşılığı olduğunu dile getiren Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş çok önemli bir noktaya dikkatleri çekti. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: "Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu paranın karşılığında siz ürettiğiniz mamulleri bu adamlara bedava verdiniz. Niye? Çünkü doları hazineye koydunuz bunun karşılığında paranızı basıyorsunuz. Türk milletinin bugün kadar bu mantıkla basılan para kadar servetini bedava aldı götürdüler. Yetmedi bir de faizini ödeyeceksiniz." Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasının son bölümünde Türk milletine şu önemli çağrıda bulundu: "Ekonomide iki satır görüşü olmayan, bir makalesi olmayan siyasi bir iktidarın alternatifi yokmuş. Hepimiz el ele vererek biz bu işi yapacağız. Var mısınız buna?"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Kütahya'da katıldığı bir programda Milli Ekonomi Modeli'nin temel prensiplerini anlattı. Prof. Dr. Haydar Baş tüketim eksenli analiz şeklinde ifade ettiği Milli Ekonomi Modeli'nin vatandaşlık maaşı ve ev hanımlarına maaş gibi projeleriyle vatandaşın cebine para koyarak piyasadaki para sirkülâsyonunu sağlayacaklarını söyledi. Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: "Tüketim en büyük gelir kaynağıdır. Tüketim dediğimiz olgu tam olarak devreye girdiği zaman üretim de tetiklenecek. Toplum tüketecek, üretici de üretecek. Emme basma tulumba gibi üreteceğiz tüketeceğiz. O zaman bunun adı sürekli büyüme olacak. Kapitalist bunu bu güne kadar başaramadı. Allah bunu onlara nasip etmedi. Kime nasip edecek? Türk milletine nasip edecek inşallah. Yani tüketmeden üretim olmaz. Üretim ve tüketim bir arada olmadığı sürece de sürekli büyüme olmaz. Onun için kapitalist sistemin hâkim olduğu dünya bugüne kadar hayırlı bir nefes almamıştır. Bir bakıyorsunuz bir tarafta kocaman dağlar diğer taraftan da dağın altında çöpler? İnsanlar arasında bu kadar büyük mesafe var. Bağımsız Türkiye Partisi döneminde bütün bu dağlar yıkılacak ve adalet gelecek."
Kaynaklarımız saymakla bitmez
Türkiye'nin kaynaklarının sayılamayacak kadar fazla olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin Bor madeni başta olmak üzere birçok madene sahip olduğunu söyledi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Dünyada var olan Bor rezervini yüzde 90'ı bizde. Yahu dünya nefesini bizden alacak bize verecek. Elinde bu servet var, Haydar Hoca'ya kaynak nerede diye soruyorsun."
Para basmadan bağımsız olunmaz
Türkiye'nin yer altı kaynaklarının bir bir yabancılara verildiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş para politikası üzerine de çarpıcı açıklamalarda bulundu. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: "Bizim tezimizde devletin senyoraj hakkı yani para basma hakkı var. Arkadaşlar bir milletin bağımsız olabilmesi için devletinin para basma hakkına sahip olabilmesi lazım. Biz Türk milleti de devleti olarak 30 seneye yakın bir zamandan beri kendi paramızı basmıyoruz. Ama hocam bizim cebimizde Türk lirası var. Bunun ismi bizim cismi doların. Eğer siz paranızı basmak istiyorsanız batılı kaynaklardan -bu ABD olabilir IMF veya onların gösterdiği herhangi bir para kurumu olabilir- dövizi alırsınız hazinenizde bloke edersiniz. 30 milyar dolar veya 40 milyar dolar bloke edilir, bu dövizin karşılığında Türk lirası basılır. Şimdi bu dövizin karşılığında basılan adına Türk lirası dediğimiz para bizim midir yoksa bu doların sahibi devletin midir? O para bizim değil, borç aldığımız devletindir. Yıllardan beri bize bu oyunu oynuyorlar."
Türkiye'nin kaynakları söğüşlendi
Piyasada bulunan Türk lirasının Amerikan dolarının karşılığı olduğunu dile getiren Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş çok önemli bir noktaya dikkatleri çekti. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: "Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu paranın karşılığında siz ürettiğiniz mamulleri bu adamlara bedava verdiniz. Niye? Çünkü doları hazineye koydunuz bunun karşılığında paranızı basıyorsunuz. Türk milletinin bugün kadar bu mantıkla basılan para kadar servetini bedava aldı götürdüler. Yetmedi bir de faizini ödeyeceksiniz." Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasının son bölümünde Türk milletine şu önemli çağrıda bulundu: "Ekonomide iki satır görüşü olmayan, bir makalesi olmayan siyasi bir iktidarın alternatifi yokmuş. Hepimiz el ele vererek biz bu işi yapacağız. Var mısınız buna?"
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.