Tarsuslu bayanlar Ehl-i Beyt panelinde buluştu
Gazetemizin organizatörlüğünde, Mersin'in Tarsus ilçesinde bayanlara yönelik "İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" konulu panel düzenlendi. Panelde konuşmacılar çarpıcı açıklamalarda bulundu
14.01.2015 00:00:00
YENİ MESAJ / MERSİNGazetemizin organizatörlüğünde, Mersin'in Tarsus ilçesinde, bayanlara yönelik "İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" konulu panel düzenlendi. Panelde konuşan tarihçi yazar Gülizar Yardım, Ehl-i Beyt'i unutturmak için İngilizlerin başlattığı bid'at akımlardan Nakşibendilik üzerine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Nakşi silsilesindeki kopukluklara dikkat çeken Gülizar Yardım, silsiledeki kişilerin aralarında asırlar olduğunu, aynı dönemde yaşamayan kişilerin silsilede yer aldığını tarihi gerçeklere dayanarak anlattı. Bir tasavvuf ekolü gibi bilinen Nakşibendiliğin usul ve esaslarının diğer tasavvuf yollarından farklı olduğunu, silsilesinin velayetin şahı İmam Ali efendimize dayanmadığını ve Nakşilerin benimsediği sessiz zikir yönteminin İslam'da yer almadığını kaynaklarıyla beraber anlattı. Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında çıkan isyanların tamamında Nakşilerin başrolde olduğunu da söyleyen da Yardım, bu ekolün her dönemde İngiliz çıkarlarına hizmet ettiğini açıkladı. Yardım, Nakşi gelenekte nesillere uzanan bir Ehl-i Beyt düşmanlığı olduğuna dikkat çekti. Kürtler arasında Kadiriliğin yaygın olduğu dönemlerde bir sorun yaşanmamasına rağmen, Nakşiliğin hakim olduğu dönemlerde isyanların yaşandığının altını çizdi.Yeni Mesaj Gazetesi Mersin temsilcilerinden Dr. Işıl Özdemir ise siyasi iktidarın 12 yıllık icraatlarından bahsetti. AKP'nin, paralel yapı olarak şimdi üzerine gidilen yapıyla birlikte; dinlerarası diyalog ve hoşgörü çerçevesinde neler yapıldığını slaytlar eşliğinde anlattı. "Benim Şanlıurfa'da görev yaptığım yıllarda, o zamanki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bizzat gelerek Halilurrahman Camii'nin bitişiğindeki Haleplibahçe adı verilen mevkide 'Dinler Bahçesi' adı altında bir projenin temelini attı" diyen Özdemir, projede temsili Fırat Nehri, temsili Dicle Nehri ve parkın içinde kilise, sinagog, mescidin yan yana yapıldığını, üç dinin güya kardeşliğini temsil eden bu projenin aslında bir Vatikan projesi olduğunu ifade etti.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.