Mukayese için tarihten bir örnek
Fatih Sultan Mehmed, Sırbistan hudutlarına dayandığı zaman Sırplar, ya Türkleri ya da Macarları tercih etmek zorunda kalmışlardı. Sırpların Ortodoks, Macarların Katolik olması bu iki milletin birbirlerine düşmanlıklarının en büyük sebebiydi. Sırp kralı J. Brankoviç, Macar kralı J. Hünyad'a bir heyet göndererek fikirlerini sorduğunda Hünyad; Türklere galip gelirlerse Sırbistan'ın here tarafında katolik kiliseleri yaptıracağını söyledi. Sırp kralı aynı sorusuna Fatih'ten, "Dini ve mezhebi mevzuda tamamen hür olacakları" cevabını alınca Türklerin hakimiyetini kabul etti.
Halbuki Endülüs'te İspanyolların Müslümanlara yaptıkları eziyetlere belki de tarihin hiçbir devrinde rastlanmadı. Müslümanlardan ya Endülüs'ü terketmeyi ya da hristiyanlığı kabul etmeyi ya da ölüme razı olmayı şart koştular. Sonunda, müslümanlığın sekiz asır hüküm-ferma olduğu bir ülkede Allah'ın adını anmayı bile kendilerinden esirgediler, milyonlarca müslümanı ölüme mahkum ettiler, müslümanların kurduğu Endülüs medeniyetine ait taşı taş üstünde bırakmadılar.
***
ALLAH KORKUSU
"Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havf-ı Yezdan'ın
Ne irfanın kalır te'siri kat'iyyen ne vicdanın"
(Mehmet Akif ERSOY)
Fatih Sultan Mehmed, Sırbistan hudutlarına dayandığı zaman Sırplar, ya Türkleri ya da Macarları tercih etmek zorunda kalmışlardı. Sırpların Ortodoks, Macarların Katolik olması bu iki milletin birbirlerine düşmanlıklarının en büyük sebebiydi. Sırp kralı J. Brankoviç, Macar kralı J. Hünyad'a bir heyet göndererek fikirlerini sorduğunda Hünyad; Türklere galip gelirlerse Sırbistan'ın here tarafında katolik kiliseleri yaptıracağını söyledi. Sırp kralı aynı sorusuna Fatih'ten, "Dini ve mezhebi mevzuda tamamen hür olacakları" cevabını alınca Türklerin hakimiyetini kabul etti.
Halbuki Endülüs'te İspanyolların Müslümanlara yaptıkları eziyetlere belki de tarihin hiçbir devrinde rastlanmadı. Müslümanlardan ya Endülüs'ü terketmeyi ya da hristiyanlığı kabul etmeyi ya da ölüme razı olmayı şart koştular. Sonunda, müslümanlığın sekiz asır hüküm-ferma olduğu bir ülkede Allah'ın adını anmayı bile kendilerinden esirgediler, milyonlarca müslümanı ölüme mahkum ettiler, müslümanların kurduğu Endülüs medeniyetine ait taşı taş üstünde bırakmadılar.
***
ALLAH KORKUSU
"Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havf-ı Yezdan'ın
Ne irfanın kalır te'siri kat'iyyen ne vicdanın"
(Mehmet Akif ERSOY)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.