Taktiksel acil tıp bir gereklilik
Aktif silahlı çatışma, terörist saldırı, kitle imha silahları riskleri sadece güvenlik gücü bazında hazırlığı değil aynı zamanda acil sağlık müdahalesi hazırlığını da içeriyor
26.11.2017 00:00:00
Adli tıp uzmanları, "Taktiksel acil tıp ülkemiz için bir gerekliliktir" uyarısında bulundu.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi-Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. İ. Hamit Hancı ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Osman Çelik tarafından yapılan açıklamada, Taktiksel Tıp (Tactical Medicine), Askeri ve Sivil çatışma/savaş durumlarıyla hastane öncesi tıbbi bakımın kesiştiği nokta olduğuna dikkat çekerek, "Tehlikeli durumlarda öncelikli tıbbi bakım sağlamaya odaklanmıştır. Düzenli olarak askeri ve özel harekat ekipleri ile çalışmakla birlikte, bunların dışında da hizmet verdiği geniş bir yelpaze vardır.
İnsan sağlığı ve güvenliğinin bazen yangın, trafik kazası, doğal afetler nedeniyle, bazen de silahlı çatışma, terörist saldırılar, patlamalar gibi sebeplerle tehlikeye girdiğine dikkat çekilerek, "Bu gibi durumlarda sağlık sorunlarına müdahale hastane öncesinde başlamaktadır.
Ülkemizde hali hazırda hizmet veren, UMKE, AFAD, 112, İtfaiye, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlar bu görevi yerine getirmektedir. Ortamın gerekliliklerine göre ilgili kuruluşlardan ekipler olaya müdahale etmektedir. Genellikle de olaylar karmaşık gelişmektedir. Yanan bir evde insanların etkilenmesi, trafik kazasında araçta sıkışma ya da silahlı çatışma veya patlama halinde sivil halk ve güvenlik güçlerinin yaralanması gibi durumlar olaya birden fazla bakış açısı ile müdahaleyi zorunlu kılmaktadır" ifadesi kullanıldı.
Önce olay yerinin güvenliği
Bu olaylarda, olay yerinin güvenliğinin sağlanması sonrası sağlık ekipleri müdahale ettiğine dikkat çekilerek şöyle denildi:
"Bazı durumlarda da olaydan etkilenen bireylere, sağlıkçılar gelmeden olay yerinde itfaiye, emniyet, AFAD gibi, müdahale ekiplerince tıbbi destek sağlanmakta ve etkilenen bu kişiler tahliye edilip artçı sağlık ekiplerine teslim edilmektedir. Bunun temel sebebi ise sağlık ekiplerinin güvenli ortamda çalışma gerekliliğidir. Hiç kimse eğitim almadığı şartlarda çalışmaya zorlanamaz. Yangına müdahale itfaiyenin görevi olduğu gibi silahlı çatışmaya müdahale emniyet güçlerinin görevidir. Bu birimler görev tanımları içindeki ortamlarda çalışma için eğitim almış, görevin muhtemel risklerini kabul etmiş ve teknik donanım olarak görevin gerekliliklerine göre hazırlıklı olan çalışanlardır.
Örnek olarak, yakın zamanda 14 Mart 2016'da Ankara Kızılay'daki bombalı saldırı örneğinde, olay yeri güvenliği sağlanamadığı için 112 acil sağlık ekipleri olay yerine alınamamıştır."
Acil sağlık müdahalesi çok önemli
Aktif silahlı çatışma, terörist saldırı, kitle imha silahları risklerinin sadece güvenlik gücü bazında hazırlığı değil aynı zamanda acil sağlık müdahalesi hazırlığını da içerdiği vurgusu yapılarak şu ifadelere yer verildi:
"Sağlık Bakanlığı bu konuda hastanelerimizde Hastane Afet Planları ve tatbikatları ile durumu ele almaktadır.
Ancak hastane öncesi özel olarak yetişmiş personel hazırlamak da hazırlığın bir diğer önemli ayağıdır. Silahlı çatışma, patlama, kitle imha silahı gibi toplumu tehdit eden durumların haricinde taktiksel acil tıp uygulayıcıları ABD'de SWAT (Polis Özel Harekat) ekiplerine rutin operasyonlarda da eşlik etmektedir. Bu gibi durumlarda temel görevi memurların hayatta kalımını arttırmak olan bu özel eğitimli sağlıkçılara her eyalet özel harekat birliklerinde yer vermek istemektedir.
Askeri personel içinde bulunan sıhhiye birlikleri taktiksel acil tıp uygulayıcıları ile aynı pozisyonda değildirler.
İki personel arasındaki farklardan en önemlileri, taktiksel acil tıp uygulayıcılarının sivil olması ve sivil arenada hizmet vermesidir.
Bu personel acil sağlık hizmeti verme tecrübesi olan, hem operasyonel ekibe hem de sivil halka hizmet sunan, bu nedenle koruyucu hekimlik ve poliklinik gibi görevleri bulunmayan personeldir ki bu özellikleri ile askeri sıhhiye personelinden ayrılmaktadır. Aynı zamanda sivil alandaki güvenlik operasyonlarının dikkat noktaları askeri operasyonlardan farklı olup taktiksel acil tıp uygulayıcıları bu durum hakkında da eğitim almış olmak durumundadır. Ülkemizde halen bu şekilde tertip olan bir eğitim programı mevcut değildir.
Eğitim programı haricinde bu hizmeti verecek bir personele ait görev tanımı da mevcut değildir. Sivil alanda hizmet verecek bu personele ihtiyacımız ise muhakkaktır. Bu konuda ülkemizde bakanlık bazında İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında, kurumsal olarak da Emniyet genel müdürlüğü ile Üniversiteler arasında bir mutabakat sağlanarak pilot bölge olarak bir proje başlatılmalıdır."
İHA
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi-Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. İ. Hamit Hancı ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Osman Çelik tarafından yapılan açıklamada, Taktiksel Tıp (Tactical Medicine), Askeri ve Sivil çatışma/savaş durumlarıyla hastane öncesi tıbbi bakımın kesiştiği nokta olduğuna dikkat çekerek, "Tehlikeli durumlarda öncelikli tıbbi bakım sağlamaya odaklanmıştır. Düzenli olarak askeri ve özel harekat ekipleri ile çalışmakla birlikte, bunların dışında da hizmet verdiği geniş bir yelpaze vardır.
İnsan sağlığı ve güvenliğinin bazen yangın, trafik kazası, doğal afetler nedeniyle, bazen de silahlı çatışma, terörist saldırılar, patlamalar gibi sebeplerle tehlikeye girdiğine dikkat çekilerek, "Bu gibi durumlarda sağlık sorunlarına müdahale hastane öncesinde başlamaktadır.
Ülkemizde hali hazırda hizmet veren, UMKE, AFAD, 112, İtfaiye, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlar bu görevi yerine getirmektedir. Ortamın gerekliliklerine göre ilgili kuruluşlardan ekipler olaya müdahale etmektedir. Genellikle de olaylar karmaşık gelişmektedir. Yanan bir evde insanların etkilenmesi, trafik kazasında araçta sıkışma ya da silahlı çatışma veya patlama halinde sivil halk ve güvenlik güçlerinin yaralanması gibi durumlar olaya birden fazla bakış açısı ile müdahaleyi zorunlu kılmaktadır" ifadesi kullanıldı.
Önce olay yerinin güvenliği
Bu olaylarda, olay yerinin güvenliğinin sağlanması sonrası sağlık ekipleri müdahale ettiğine dikkat çekilerek şöyle denildi:
"Bazı durumlarda da olaydan etkilenen bireylere, sağlıkçılar gelmeden olay yerinde itfaiye, emniyet, AFAD gibi, müdahale ekiplerince tıbbi destek sağlanmakta ve etkilenen bu kişiler tahliye edilip artçı sağlık ekiplerine teslim edilmektedir. Bunun temel sebebi ise sağlık ekiplerinin güvenli ortamda çalışma gerekliliğidir. Hiç kimse eğitim almadığı şartlarda çalışmaya zorlanamaz. Yangına müdahale itfaiyenin görevi olduğu gibi silahlı çatışmaya müdahale emniyet güçlerinin görevidir. Bu birimler görev tanımları içindeki ortamlarda çalışma için eğitim almış, görevin muhtemel risklerini kabul etmiş ve teknik donanım olarak görevin gerekliliklerine göre hazırlıklı olan çalışanlardır.
Örnek olarak, yakın zamanda 14 Mart 2016'da Ankara Kızılay'daki bombalı saldırı örneğinde, olay yeri güvenliği sağlanamadığı için 112 acil sağlık ekipleri olay yerine alınamamıştır."
Acil sağlık müdahalesi çok önemli
Aktif silahlı çatışma, terörist saldırı, kitle imha silahları risklerinin sadece güvenlik gücü bazında hazırlığı değil aynı zamanda acil sağlık müdahalesi hazırlığını da içerdiği vurgusu yapılarak şu ifadelere yer verildi:
"Sağlık Bakanlığı bu konuda hastanelerimizde Hastane Afet Planları ve tatbikatları ile durumu ele almaktadır.
Ancak hastane öncesi özel olarak yetişmiş personel hazırlamak da hazırlığın bir diğer önemli ayağıdır. Silahlı çatışma, patlama, kitle imha silahı gibi toplumu tehdit eden durumların haricinde taktiksel acil tıp uygulayıcıları ABD'de SWAT (Polis Özel Harekat) ekiplerine rutin operasyonlarda da eşlik etmektedir. Bu gibi durumlarda temel görevi memurların hayatta kalımını arttırmak olan bu özel eğitimli sağlıkçılara her eyalet özel harekat birliklerinde yer vermek istemektedir.
Askeri personel içinde bulunan sıhhiye birlikleri taktiksel acil tıp uygulayıcıları ile aynı pozisyonda değildirler.
İki personel arasındaki farklardan en önemlileri, taktiksel acil tıp uygulayıcılarının sivil olması ve sivil arenada hizmet vermesidir.
Bu personel acil sağlık hizmeti verme tecrübesi olan, hem operasyonel ekibe hem de sivil halka hizmet sunan, bu nedenle koruyucu hekimlik ve poliklinik gibi görevleri bulunmayan personeldir ki bu özellikleri ile askeri sıhhiye personelinden ayrılmaktadır. Aynı zamanda sivil alandaki güvenlik operasyonlarının dikkat noktaları askeri operasyonlardan farklı olup taktiksel acil tıp uygulayıcıları bu durum hakkında da eğitim almış olmak durumundadır. Ülkemizde halen bu şekilde tertip olan bir eğitim programı mevcut değildir.
Eğitim programı haricinde bu hizmeti verecek bir personele ait görev tanımı da mevcut değildir. Sivil alanda hizmet verecek bu personele ihtiyacımız ise muhakkaktır. Bu konuda ülkemizde bakanlık bazında İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında, kurumsal olarak da Emniyet genel müdürlüğü ile Üniversiteler arasında bir mutabakat sağlanarak pilot bölge olarak bir proje başlatılmalıdır."
İHA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.