Bir yazıyı okurken "Sonsuz hayatta yeniden doğmak" diye bir deyime rastgeldim. Bu deyim herkes gibi beni de heyecanlandırıyor. İmtihanlarla dolu bir dünyada yaşıyoruz ve öyle alışmışız ki; her şeyin hep böyle sürüp gideceği gibi bir zan taşıyoruz. Halbuki düşünsenize belki de bizi ölümden sonra çok daha güzel bir "hayat" bekliyor. Duyduğumuza göre bir insanın kalbine Hz. Peygamber'in sevgisi düşerse ve orada yer ederse cehennem ateşi o vücuda haram olurmuş. Hem en emin kaynak diyor ki; "Kişi sevdiği ile beraberdir." O zaman bizi çok daha güzel bir hayatın beklediği konusunda ümitli olabiliriz.Dünyada kemal derecemiz ne kadar iyi olursa yeniden doğuşumuz da o kadar güzel olacaktır herhalde. Hep düşünürüz "Kemalimiz için neler yapabiliriz?" "Ben"den geçmemiz gerekiyor.Benlik kendini öyle güzel gizleyip öyle ummadık zamanlarda ortaya çıkıveriyor ki? Benliği aşmak için önce kendimizi bilmek gerekiyor. Tasavvuf terbiyesi alan insanlarda benlik davası yok olmaya yüz tutuyor. Artık bu benlikten vazgeçmişlik hali azalara öyle bir yansıyor ki; bir insanı gördüğünüz zaman "Evet bu kardeşimiz gerçekten tasavvufla ilgili" diyebiliyorsunuz. Ölmeden önce ölmenin manası belki de azalara yansıyan bu hal değişikliği ile ilgili.Mana dedik, hal dedik, değişiklik dedik, bunlar nefsini terbiye etme niyetindeki insanla biraraya geldiğinde güzel değişikliklerin başlangıcı oluyor. Aslında her şey gönülde çakan bir muhabbet ateşi ile başlıyor. Sizin gönlünüzde bu kıvılcımın çakması mukadderse siz de o kıvılcımı büyütmeye namzet bir insan oluyorsunuz. Yukarıda bahsettiğimiz terbiyesi azalarına yansımış olan salikler, bu muhabbet kıvılcımını büyüten en önemli etkenlerden biridir. Aslında görebilen ve duyabilen insanlar için her oluş bu kıvılcıma bir şekilde etki eder. Bir hadis-i şerif okursunuz, bir ilahi dinlersiniz, bir kitap okursunuz muhabbet ateşi büyür, büyüdükçe de büyüme eğilimi artar. Aslında bütün bunların beslendiği kaynak Resulullah (sav)'in sevgisidir. Biz güzellikleri severken aslında Resulullah (sav) Efendimizi severiz. Çünkü yeryüzündeki her güzellik O'nun güzelliğinden bir iz taşır.İnanılması çok zor daha bize ışığı ulaşmayan yıldızlar var, ışığın hızını biliyorsunuz işte biz böyle bir kainatın içinde yaşıyoruz. Ve bu kainat insanların en hayırlısı olan Hz. Muhammed Mustafa (sav) için yaratılmış. Şimdi biz O'nu ne kadar seversek O'nunla o kadar beraberiz. O'nunla beraber olmanın manası benlikten vazgeçmekten başlıyor. Benlikten vazgeçmek de önce kardeşini sevmekten geçiyor. Kendin için istediğini kardeşin için istemekten, kardeşini kendine tercih etmekten, kendi kusurlarımızı görmekten, başkalarının kusurlarına kör olmaktan, kendi nefsimize karşı işlenen hataları affetmekten ve her anın değerini vermeye çalışmaktan geçiyor.Sonsuz hayatta yeniden doğmak dedik ve nerelere geldik. İnşaallah yeniden doğduğumuzda bu yazıyı hatırlarız. Yazının mutfağında yine fazla yorucu olmayan bir çalışmayı gerçekleştirdik, inşallah hayırlara vesile olur.Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Kevser Doyurum / diğer yazıları
- İrfan sofrası / 24.10.2023
- Tecelli / 27.07.2023
- İmam Hüseyin'in kıyamının sebepleri / 24.07.2023
- Kâmil insan, insanlar için bir aynadır / 21.07.2023
- Hayat rehberi Kur'an-ı Kerim / 01.12.2022
- Gaflet ve uyanıklık / 29.11.2022
- Bilinçli olgunlaşma / 26.11.2022
- Hayat memat / 22.11.2022
- Güzel ülkemin güzel insanları / 19.11.2022
- Bir tez olarak Milli Ekonomi Modeli / 26.09.2022
- Tecelli / 27.07.2023
- İmam Hüseyin'in kıyamının sebepleri / 24.07.2023
- Kâmil insan, insanlar için bir aynadır / 21.07.2023
- Hayat rehberi Kur'an-ı Kerim / 01.12.2022
- Gaflet ve uyanıklık / 29.11.2022
- Bilinçli olgunlaşma / 26.11.2022
- Hayat memat / 22.11.2022
- Güzel ülkemin güzel insanları / 19.11.2022
- Bir tez olarak Milli Ekonomi Modeli / 26.09.2022