Soğuk hava kalbinizin yükünü artırıyor
Kardiyoloji Uzmanı Doktor Veli Gökçe, soğuk havanın kalp yükünü birkaç misli artırdığını belirterek, uzun yürüyüşlerin sakıncalı olabileceğini söyledi
23.12.2015 00:00:00
Kardiyoloji Uzmanı Doktor Veli Gökçe, sonbahar ve kış dönemlerinde kalp krizi sıklığının arttığını, soğuk havanın kalp hastalıklarına olan etkisini korunma yöntemleri ile azaltmanın mümkün olabildiğini kaydetti.
Mevsimler arasında yaşanan ani ısı değişikliklerini insan sağlığını etkileyebildiğini, insan bünyesi için en konforlu sıcaklığın 20-25 derece ortalama olduğunu bildiren Gökçe, "Bu sıcaklıklarda insan kendini çok daha rahat hisseder. Çünkü derimiz yoluyla yaptığımız ısı kaybı ve dışarıyla iletişim kuran sistem bu sıcaklıkta çok iyi çalışır. Deri üzerindeki damarlar aşırı geniş ya da dar olmadığından kalp ideale yakın direnç ve yük ile çalışır. Bu ısı çok yükselir ya da düşerse vücudumuzun adaptasyonu zorlandığı için vücudumuz bir sürü belirtiler verebilir" dedi.
Dr. Veli Gökçe, kış şartlarında gribal hastalıklar, soğuk algınlıkları, zatürre gibi akciğer hastalıklarına daha kolay yakalanıldığını belirterek şunları söyledi:
"Bu ve benzeri hastalıklar kış aylarında yoğun olarak yaşanıyor. Buna karşın yaz aylarında beslenme ve besin yoluyla bulaşan mide-bağırsak hastalıklarının daha fazla olduğu gözlemleniyor. Sıcak havalarda mikroplar daha hızlı ürediği için bu hastalıklar daha fazla görülüyor, yaz ve kış ayları arasında böyle genel bir ayrım yapmak mümkün olabiliyor. Kalp yetmezliği olan hastalar hem yaz hem de kış aylarında hava koşullarının sıklığını artırdığı hastalıklardan daha çok etkileniyor. Sağlıklı insanlardan farklı olarak kalp yetmezliği olan hastalarda ortaya çıkan ilave yük yetmezliği kötüleştirebilir. Bu yüzden bu koşullar gelmeden önce bulaşıcı hastalıklara karşı, hijyen kurallarına uymak ve aşılama koruma için oldukça yararlı olabiliyor."
Kalp hastalığı olmayan sağlıklı kişilerde bile soğuk havanın kalbin yükünü birkaç misli arttırdığını vurgulayan Dr. Gökçe, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlave iş ise daha da fazla arttıracaktır. Bunun için soğuk havalarda dışarıda çok fazla kalmamak ve ağır iş yapmamak gerekir. Mümkün olduğunca dışarıda fazla kalmamalı, giyimimize dikkat etmeli ve dış ortamda ağır işler yapmamalıdır. İş yapmanın dışında uzun yürüyüşler sakıncalı olabilir. Soğukta rüzgâra karşı yürüyenlerde daha farklı problemler olabilir. Çünkü bizim kalp hastalığı şikâyetiyle gelen hastalarımızın özellikle tarif ettiği bir şey vardır; 'Tok karnına elimde çantayla rüzgâra karşı yürürken göğsümde bir ağrı var.' Kalp hastalarında kış döneminde kontrollerinin yapılması olası risklerin belirlenmesi için kardiyologlarına başvurması riskleri azaltmakta önemlidir."
Mevsimler arasında yaşanan ani ısı değişikliklerini insan sağlığını etkileyebildiğini, insan bünyesi için en konforlu sıcaklığın 20-25 derece ortalama olduğunu bildiren Gökçe, "Bu sıcaklıklarda insan kendini çok daha rahat hisseder. Çünkü derimiz yoluyla yaptığımız ısı kaybı ve dışarıyla iletişim kuran sistem bu sıcaklıkta çok iyi çalışır. Deri üzerindeki damarlar aşırı geniş ya da dar olmadığından kalp ideale yakın direnç ve yük ile çalışır. Bu ısı çok yükselir ya da düşerse vücudumuzun adaptasyonu zorlandığı için vücudumuz bir sürü belirtiler verebilir" dedi.
Dr. Veli Gökçe, kış şartlarında gribal hastalıklar, soğuk algınlıkları, zatürre gibi akciğer hastalıklarına daha kolay yakalanıldığını belirterek şunları söyledi:
"Bu ve benzeri hastalıklar kış aylarında yoğun olarak yaşanıyor. Buna karşın yaz aylarında beslenme ve besin yoluyla bulaşan mide-bağırsak hastalıklarının daha fazla olduğu gözlemleniyor. Sıcak havalarda mikroplar daha hızlı ürediği için bu hastalıklar daha fazla görülüyor, yaz ve kış ayları arasında böyle genel bir ayrım yapmak mümkün olabiliyor. Kalp yetmezliği olan hastalar hem yaz hem de kış aylarında hava koşullarının sıklığını artırdığı hastalıklardan daha çok etkileniyor. Sağlıklı insanlardan farklı olarak kalp yetmezliği olan hastalarda ortaya çıkan ilave yük yetmezliği kötüleştirebilir. Bu yüzden bu koşullar gelmeden önce bulaşıcı hastalıklara karşı, hijyen kurallarına uymak ve aşılama koruma için oldukça yararlı olabiliyor."
Kalp hastalığı olmayan sağlıklı kişilerde bile soğuk havanın kalbin yükünü birkaç misli arttırdığını vurgulayan Dr. Gökçe, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlave iş ise daha da fazla arttıracaktır. Bunun için soğuk havalarda dışarıda çok fazla kalmamak ve ağır iş yapmamak gerekir. Mümkün olduğunca dışarıda fazla kalmamalı, giyimimize dikkat etmeli ve dış ortamda ağır işler yapmamalıdır. İş yapmanın dışında uzun yürüyüşler sakıncalı olabilir. Soğukta rüzgâra karşı yürüyenlerde daha farklı problemler olabilir. Çünkü bizim kalp hastalığı şikâyetiyle gelen hastalarımızın özellikle tarif ettiği bir şey vardır; 'Tok karnına elimde çantayla rüzgâra karşı yürürken göğsümde bir ağrı var.' Kalp hastalarında kış döneminde kontrollerinin yapılması olası risklerin belirlenmesi için kardiyologlarına başvurması riskleri azaltmakta önemlidir."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.