KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Avrupa'nın Sevr'i yeniden getirmek istediğini vurgulayarak, istenilen ilk hediyenin de Kıbrıs olduğunu dile getirdi KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Türk Hükümeti'nin Kıbrıs Rum idaresini meşru hükümet olarak tanımayacağı, KKTC'yi tanımaya devam edeceği sözü, bizim açımızdan milli senet olarak kabul edilmekte" dedi.
Milli heyecan meselesi
İstanbul Barosu'nca Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi'nde düzenlenen "Son Gelişmeler Işığında Kıbrıs" konulu panelin açılışında konuşan Denktaş, "Kıbrıs meselesi heyecan meselesidir. Milli bir dava ise Annan Planı meselesi değildir" diye konuştu.
Asıl mesele Kıbrıs'ı Rum'a vermek
Denktaş, Kıbrıs Rum idaresini meşru Kıbrıs hükümeti yapanların bunda çıkarları olduğuna dikkat çekerek, asıl istenenin Kıbrıs'ı Yunanistan'a verme olduğunu, Kıbrıs Türkleri'nin de buna yıllarca direndiğini bildirdi. KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Annan Planı'nın amacının Kıbrıs'ı Türkler'den temizlemek olduğunu ifade ederek, bu planda Türkiye'nin Ada'da stratejik hakkı olmadığının belirtildiğini söyledi.
AB'nin niyeti belli
Rauf Denktaş, çünkü yıllardır kendilerinin "Türkiye ne derse o olur" dediklerini ifade ederek, "Anavatan böyle istedi, böyle yaptık diyorlar. 'Evet' dendiğinde Türkiye'nin önünde engeller kalkacak zannedildi. Ama Türkiye'nin önüne, önü açık, 10-15 yıllık bir süreç konuldu. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) 10-15 yıl sonra da girip girmeyeceği belli değil. Kıbrıs'ı ver, öyle gir diyorlar" şeklinde konuştu.
Kafalarında Sevr var
"Avrupa Parlamentosu'nun bazı taleplerine Türkiye'nin 'evet' demesi durumunda, Türkiye'nin üniter devlet olmaktan çıkacağını" söyleyen Denktaş, Sevr'in yeniden getirilmek istendiğini, istenilen ilk hediyenin de Kıbrıs olduğunu kaydetti.
Bol bol hava alıyoruz
Uzlaşma konusunda son dönemde yaratılan havaya da işaret eden Denktaş, "Çok güzel hava yaratıldı ve bol bol hava alıyoruz..." dedi. Rumlar'ın iyiliğine inanmış Kıbrıs'taki Türkler'in de, kısa bir hükümet tecrübesinden sonra Rumlar'ın söylediklerinin yalan olduğunu gördüklerini vurgulayan Denktaş, uluslararası alanda vaat edilenlerin de hep kandırmaca olduğunu ifade etti. Denktaş, "Bize, istedikleri yere götürmek için cenneti vaat ettiler. Şimdi 'Kıbrıs üyemiz. Onların iznini almadan yapamayız' diyorlar" şeklinde konuştu.
Ancak kendilerine "orada kalacaksınız, bize lazımsınız" denildiğini belirten Denktaş, İsmet İnönü'nün 1965'te 'Tek bir Türk olmasa bile Kıbrıs'ı veremeyiz. Meseleyi Atina'da hallederiz' dediğini söyledi.
Namus ve şeref meselesi
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, "Anavatan kurtaracak diye direndiklerini ve bugünlere geldiklerini" kaydederek, "Görüşmelerde benim yaptığım milli davayı müdafaa etmek olmuştur.
Netice, 21 yaşında Türkiye'nin tanıdığı bir devlettir. Bu devleti yaşatmak namus ve şeref meselesidir. Bu devleti ortadan kaldırmak Türkiye'nin başına çok dert açar" şeklinde konuştu.
Denktaş, konuşmalarını "Allah göstermesin" diye sonlandırdığını da anlatarak, "Türk askerinin Ada'dan sadece asker olarak çekildiğinideğil, şehit kemiklerini torbaya koyarak götürdüğünü hayal ederim ve kahrolurum. O günleri Allah göstermesin" diye konuştu.
Milli heyecan meselesi
İstanbul Barosu'nca Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi'nde düzenlenen "Son Gelişmeler Işığında Kıbrıs" konulu panelin açılışında konuşan Denktaş, "Kıbrıs meselesi heyecan meselesidir. Milli bir dava ise Annan Planı meselesi değildir" diye konuştu.
Asıl mesele Kıbrıs'ı Rum'a vermek
Denktaş, Kıbrıs Rum idaresini meşru Kıbrıs hükümeti yapanların bunda çıkarları olduğuna dikkat çekerek, asıl istenenin Kıbrıs'ı Yunanistan'a verme olduğunu, Kıbrıs Türkleri'nin de buna yıllarca direndiğini bildirdi. KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Annan Planı'nın amacının Kıbrıs'ı Türkler'den temizlemek olduğunu ifade ederek, bu planda Türkiye'nin Ada'da stratejik hakkı olmadığının belirtildiğini söyledi.
AB'nin niyeti belli
Rauf Denktaş, çünkü yıllardır kendilerinin "Türkiye ne derse o olur" dediklerini ifade ederek, "Anavatan böyle istedi, böyle yaptık diyorlar. 'Evet' dendiğinde Türkiye'nin önünde engeller kalkacak zannedildi. Ama Türkiye'nin önüne, önü açık, 10-15 yıllık bir süreç konuldu. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) 10-15 yıl sonra da girip girmeyeceği belli değil. Kıbrıs'ı ver, öyle gir diyorlar" şeklinde konuştu.
Kafalarında Sevr var
"Avrupa Parlamentosu'nun bazı taleplerine Türkiye'nin 'evet' demesi durumunda, Türkiye'nin üniter devlet olmaktan çıkacağını" söyleyen Denktaş, Sevr'in yeniden getirilmek istendiğini, istenilen ilk hediyenin de Kıbrıs olduğunu kaydetti.
Bol bol hava alıyoruz
Uzlaşma konusunda son dönemde yaratılan havaya da işaret eden Denktaş, "Çok güzel hava yaratıldı ve bol bol hava alıyoruz..." dedi. Rumlar'ın iyiliğine inanmış Kıbrıs'taki Türkler'in de, kısa bir hükümet tecrübesinden sonra Rumlar'ın söylediklerinin yalan olduğunu gördüklerini vurgulayan Denktaş, uluslararası alanda vaat edilenlerin de hep kandırmaca olduğunu ifade etti. Denktaş, "Bize, istedikleri yere götürmek için cenneti vaat ettiler. Şimdi 'Kıbrıs üyemiz. Onların iznini almadan yapamayız' diyorlar" şeklinde konuştu.
Ancak kendilerine "orada kalacaksınız, bize lazımsınız" denildiğini belirten Denktaş, İsmet İnönü'nün 1965'te 'Tek bir Türk olmasa bile Kıbrıs'ı veremeyiz. Meseleyi Atina'da hallederiz' dediğini söyledi.
Namus ve şeref meselesi
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, "Anavatan kurtaracak diye direndiklerini ve bugünlere geldiklerini" kaydederek, "Görüşmelerde benim yaptığım milli davayı müdafaa etmek olmuştur.
Netice, 21 yaşında Türkiye'nin tanıdığı bir devlettir. Bu devleti yaşatmak namus ve şeref meselesidir. Bu devleti ortadan kaldırmak Türkiye'nin başına çok dert açar" şeklinde konuştu.
Denktaş, konuşmalarını "Allah göstermesin" diye sonlandırdığını da anlatarak, "Türk askerinin Ada'dan sadece asker olarak çekildiğinideğil, şehit kemiklerini torbaya koyarak götürdüğünü hayal ederim ve kahrolurum. O günleri Allah göstermesin" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.