‘Seni her şeyde açıkça gördüm’
İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her şeyde bana kendini tanıtan Sensin. Bu sebeple Seni her şeyde açıkça gördüm. Şüphesiz her şeyi aşikâr kılan da sensin"
05.11.2020 23:50:00





H. OKAN EGESEL
İmam Hüseyin (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Dostlarının kalbini, Seni tanısınlar ve Seni tek bilsinler diye nurlarla aydınlatan Sensin."
İmam Hüseyin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Nişaneler ve eserlerde düştüğüm şaşkınlık, ziyaretgâhtan (Allah'ı görmemden) uzak düşmeme sebep olmuştur. O halde, tüm gücümle beni Sana ulaştıracak işe yönlendir. Varlığında Sana muhtaç olan bir şey nasıl Senin delilin ve kılavuzun olabilir? Senden başkası zahir ve aşikâr mıdır? Senden başkası zahir ve aşikârdır da Sen aşikâr değilsin ve onlar Seni aşikâr kılandır, öyle mi? Ne zaman gaib oldun ki başkalarının Senin yerine kılavuzluk etmesine ihtiyaç duyasın. Senin vasıtanla Sana doğru yol buldum. O halde kendi nurunla beni kendine doğru hidayet et."
İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biliyorum ki Sana doğru göçen birinin yolculuğu yakındır. Yaratıklarından örtülü kalan Sen değilsin. Seninle onlar arasına örtü geren, onların çirkin işleridir."
Resûlullah (s.a.a), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Ey âriflerin kalbinden uzak olmayan!"
İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her şeyde bana kendini tanıtan Sensin. Bu sebeple Seni her şeyde açıkça gördüm. Şüphesiz her şeyi aşikâr kılan da sensin."
İmam Seccad (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Muhammed'e ve Âl-i Muhammed'e salavat gönder, bizleri hikmetinin tedbirine ve aydınlatıcı tanık hüccetlerine baksınlar diye, kapağı andıran perdelerinin büyük kapalılığını açtığın kimselerden kıl. Onlar kalplerinin uyanıklığı sebebiyle, kalp perdeleri arasında gizli olan Seni tanıdılar.
Şüphesiz Sen münezzehsin. Hangi göz Senin nurunu görmeye tahammül edebilir veya mukaddes nurunun aydınlığına doğru yükselebilir?! Hangi anlayış bundan daha azını derk edebilir? Elbette sadece karşılarındaki körlük perdelerini kenara çektiğin ve bu sebeple ruhları meleklerin kanatlarına binerek yükselen ve melekût âlemindekilerin onları ziyaretçi olarak adlandırdığı kimseler... Onlar her istek ve meyil esnasında Rab'leriyle gizlice niyazda bulundular. Böylece kalpleri nur perdelerini yaktı ve kalp gözleriyle melekût azametinde celal izzetine baktılar."
İmam Zeyn'ul-Âbidin (a.s), yaptığı bir münacaatında şöyle buyurmuştur: "Zatının nurları ve kudsünün ışıkları hakkı için Senden diliyorum ve birbiri ardınca inen rahmetin ve iyilik lutuflarının hakkı için Senden istiyorum ki; Sana yakın olmak, dergâhına yakınlaşmak ve Sana bakmaktan nasiplenmek hususundaki çok keremine ve güzel nimetine erişmeye olan ümidimi gerçekleştir." (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
İmam Hüseyin (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Dostlarının kalbini, Seni tanısınlar ve Seni tek bilsinler diye nurlarla aydınlatan Sensin."
İmam Hüseyin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Nişaneler ve eserlerde düştüğüm şaşkınlık, ziyaretgâhtan (Allah'ı görmemden) uzak düşmeme sebep olmuştur. O halde, tüm gücümle beni Sana ulaştıracak işe yönlendir. Varlığında Sana muhtaç olan bir şey nasıl Senin delilin ve kılavuzun olabilir? Senden başkası zahir ve aşikâr mıdır? Senden başkası zahir ve aşikârdır da Sen aşikâr değilsin ve onlar Seni aşikâr kılandır, öyle mi? Ne zaman gaib oldun ki başkalarının Senin yerine kılavuzluk etmesine ihtiyaç duyasın. Senin vasıtanla Sana doğru yol buldum. O halde kendi nurunla beni kendine doğru hidayet et."
İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: "Biliyorum ki Sana doğru göçen birinin yolculuğu yakındır. Yaratıklarından örtülü kalan Sen değilsin. Seninle onlar arasına örtü geren, onların çirkin işleridir."
Resûlullah (s.a.a), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Ey âriflerin kalbinden uzak olmayan!"
İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her şeyde bana kendini tanıtan Sensin. Bu sebeple Seni her şeyde açıkça gördüm. Şüphesiz her şeyi aşikâr kılan da sensin."
İmam Seccad (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Muhammed'e ve Âl-i Muhammed'e salavat gönder, bizleri hikmetinin tedbirine ve aydınlatıcı tanık hüccetlerine baksınlar diye, kapağı andıran perdelerinin büyük kapalılığını açtığın kimselerden kıl. Onlar kalplerinin uyanıklığı sebebiyle, kalp perdeleri arasında gizli olan Seni tanıdılar.
Şüphesiz Sen münezzehsin. Hangi göz Senin nurunu görmeye tahammül edebilir veya mukaddes nurunun aydınlığına doğru yükselebilir?! Hangi anlayış bundan daha azını derk edebilir? Elbette sadece karşılarındaki körlük perdelerini kenara çektiğin ve bu sebeple ruhları meleklerin kanatlarına binerek yükselen ve melekût âlemindekilerin onları ziyaretçi olarak adlandırdığı kimseler... Onlar her istek ve meyil esnasında Rab'leriyle gizlice niyazda bulundular. Böylece kalpleri nur perdelerini yaktı ve kalp gözleriyle melekût azametinde celal izzetine baktılar."
İmam Zeyn'ul-Âbidin (a.s), yaptığı bir münacaatında şöyle buyurmuştur: "Zatının nurları ve kudsünün ışıkları hakkı için Senden diliyorum ve birbiri ardınca inen rahmetin ve iyilik lutuflarının hakkı için Senden istiyorum ki; Sana yakın olmak, dergâhına yakınlaşmak ve Sana bakmaktan nasiplenmek hususundaki çok keremine ve güzel nimetine erişmeye olan ümidimi gerçekleştir." (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.