Sen ey Mehmetçik, sen ey mübarek şehit. Sen ey imanını canını vererek ebediyyen ispat etmiş Allah'ın seçkin kulu. Hatırlıyor musun 1915 Nisan'ının o bahar sabahını? Canavarlara benzeyen düşman zırhlılarının canavar ağzından beter topları saatlerce ölüm kusup, siperlerini ve toprağı altüst ettikten sonra "Hurra!" "Hareme hareme!", "Türk lokumu yiyeceğiz" nağralarıyla "bu cennet vatana" saldıranları? Seni de cennet Seddülbahir'in, Arıburnu'nun çiçek tarlasına dönmüş sırtlarında açmış çanakkıranların kızıl rengine boyamaya geliyorlardı. Irzını, şerefini, devletini payimal etmeye geliyorlardı.Büyük bir gururla saldırıyorlardı, çünkü çokluklarına ve tekniklerine güveniyorlar, o sayede senin vatanını almak, devletini yıkmak, şerefini vakarını çalmak, seni tarihten silmek eyleminde başarılı olacaklarını sanıyorlardı... Onlar devdiler, seni de cüce görüyorlardı. O kadar ki yirmidört saatte işi bitireceklerini dahi söylüyorlardı. Al kanlara boyandımSen ise bu son (o gün için) Haçlı Seferi'nde, vatanını, imanını, Fadime'nin ırzını, evlatlarının namusunu, tarihinin şerefini bu saldırgan, bu sömürgeci güruhuna karşı korumak için "Allah! dedim yatağana dayandım" diyerek zırhlılara karşı süngünle karşı koyup canını, hiç acımadan "Senin içün ben al kanlara boyandım" dediğin Yüce Allah'ın yoluna feda ettin, düşmanı ve silahlarını kahrettin. Haykırarak gelenler, pısarak, ses çıkarmadan gizlice kaçmak, canlarını kurtarmak için senin iraden ve imanın önünde geri çekilmek zorunda kaldılar.Çanakkale'nin mübarek şehitleri için "Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi" diyen şair, Ankara'da ayni ruhla Türk'ün İstiklal Marşı'nı yazdı. Çanakkale'nin kumandan gazileri bu ruhla ve şehit çocuklarıyla birleşti ve bundan yeni bir devlet doğdu. Yepyeni bir devlet iradesi dünyayı dize getirdi.Gelenler şövalye olabilirler ama haçlı şövalyeleriydiler. Sen ise şehitsin. Elbette bir gaye için ölenler kahramandır. Ama "Harem için", "lokum için" saldıranlar nedir? Kahraman mı? Sen başkalarının vatanına ve ırzına talip değildin, sadece kendi vatanını korumak, imanını kurtarmak gibi bir mukaddes gaye sahibiydin. Bir devir tamamlandıSen, şimdi bu faziletinle Yüce Allah'ın "Sakın onlara öldü demeyin" sırrına taht kurmuşsun. Her şeyi işitmektesin. Kovaladıklarına da "şehit" dendiğini duyunca, seninle ayni kefeye konmaya çalışıldığını görünce, bu yeni teraneyi işitince acaba ne dedin? Bulunduğun ebedi yücelik artık bu gibi şeylerle meşgul olmanı gerektirmez. Ama biz faniler için konuşmak gerekirse bu nokta artık bir devrin tamamlandığını gösterir. Bir devrin hangi noktadan, hangi büyük iddiadan başlayıp, hangi noktaya kadar indiğini anlatır. Bir tüccar kafanın, bir diyalog masalının, bir hoşgörü hikâyesinin ahlâkî zeminini ortaya koyar.Ve bu öyle bir noktadır ki "Gayretullaha" dokunur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.